Yönetmenlik Harikası Sahneler: Bölüm 6

Kaan Karsan
Kaan Karsan
01 Eylül 2011

Bu yazı dizisinde, telif hakları el verdiğince, sinemanın büyüsünü hakkıyla ortaya koyan film sahnelerini hatırlatmak istiyorum. Her yazıda üç farklı filmden alınmış üç etkileyici sahneyi paylaşacağım. Bu yazıda Andy ve Larry(Hatta Lara) Wachowski’nin Matrix‘inden, Chan-Wook Park’ın Oldboy‘undan ve Wong Kar Wai’nin In the Mood for Love’ından birer sahne olacak. Filmleri henüz görme şansı bulamamış olan kişilerin sahneleri izlememesini tavsiye ederim.

 

Önceki Yazılar:

https://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-1/

https://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-2/

https://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-3/

https://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-4/

https://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-5/

16) Andy ve Lara Wachowski – The Matrix (1999)

Bundan tam 12 yıl önce, kendinden önceki bilimkurgu mirasından iyice beslenip kendine has mitolojisini yaratan ve  bir bilimkurgu devrimi yapan The Matrix, yalnızca düşünsel anlamda değil, tekniksel anlamda da çok ileri gidiyordu. Sıradan, günlük dünyaya daha önce hiç aklımıza gelmemiş şok edici sorular sorarak zihnimizdeki duvarları yıkılmaya zorluyordu. Zaten bu kadar çığır açma potansiyelli hedeflerle gelen bir filmin altmetinlerinin de boş olması beklenemezdi. Andy ve Lara Wachowski kardeşler filmlerini felsefeyle öyle güzel yoğuruyorlardı ki, filmin gösteriminden sonra piyasada “Matrix ve Felsefe” türevi kitaplar gırla gidiyordu. Bu bilimkurgu şaheserinin birçok müthiş sahnesinden biri ise elbette ki Neo’nun gerçekle tanıştığı, daha doğrusu gerçeği seçtiği sahneydi.

http://www.youtube.com/watch?v=3VFDIKgm_QI

 

17) Chan-Wook Park – Oldboy (2003)

90’ların sonunda ve 2000’lerin başında, dünya, bünyesinde müthiş yetenekli yönetmenleri barındıran pırıl pırıl bir sinemanın yükselişine tanık oluyordu. Uzakdoğu sineması, orijinallik hezeyanları içerisinde çırpınan Hollywood’a karşı müthiş bir ivmelenme ile yükseliyordu. Bu süreçte Oldboy, müthiş özgün hikayesiyle, harika fikirleriyle ve dudak uçuklatan yönetmenliğiyle Asya’dan gelen en önemli filmlerden biriydi. Süresi boyunca sinema sanatının bütün gerekliliklerini yerine getiren ve hiçbir filme benzememeyi başaran Oldboy’un sadece şok edici finali değil, her anı sürprizlerle doluydu. Filmde tek plan çekilmiş bu müthiş kavga sahnesi ise, sinemanın sınırsız dünyasında hiçbir zaman orijinalliklerin tükenmeyeceğinin kanıtı gibiydi.

 

18) Wong Kar Wai – In the Mood for Love (2000)

“Aşk filmleri” deyince her ne kadar aklımıza onlarca film gelse de bu zor tanımlanabilen ve sürekli değişkenlik gösteren en modern ve en ilkel duyguyu -yani aşkı- layığıyla sunabilen kaç film vardır ki? Fakat bir yönetmen var ki, o, bu duyguyu adeta hazmetmiş, içinde sindirmiş, anlamış ve boyun eğmiş. Öyle ki Wong Kar Wai’nin bu yeni nesil başyapıtının her saniyesine sinmiş olan o yüce duyguyu iliklerimize kadar hissediyoruz. Wong Kar Wai’nin sabırlı kamerası, hiç yılmadan aşkı bekliyor her planda. Filmin büyüsü, perdeyi hapsederek filmi ölümsüz kılıyor. Bu sahne ise, izleyene filmin duygusunu hatırlatarak, “aşk ne güzel şey” dedirtiyor.