Berlinale 2020 Günlükleri #3 (Undine, First Cow, Window Boy Would Also Like to Have a Submarine)

Undine (Yön: Cristian Petzold) – Yarışma

Sevgilisi terk ederse onu öldürmek zorunda kalacağını söyleyen bir kadın Undine. Adı da hikayesi de mitlere dayanıyor. Petzold, bu deniz kadınının hikayesini alıp Berlin’e, yani kendi mitleri olan bir şehre uyarlıyor. Sevgilisi tarafından terk edilen Undine, onu öldürmek zorunda kalacağını söylüyor. Büyük bir hayal kırıklığı yaşadığı bu korkunç günde yeni biriyle tanışıyor aniden.

Berlin tarihin gördüğü en büyük savaşın başlatıldığı ve sonlandırıldığı bir şehir. Halen yaşayan bir harabe; izlerini silememiş, yaralarını saramamış bir enkaz. Fakat tarihin sayfaları yere düştükçe hikayeler yeniden yazılıyor bu şehirde. Binalar, yapılar bile yeniden okunuyor, yeniden yazılıyor. Saraylar örneğin, artık müze olarak hizmet verebiliyorlar. Form sabit kalıyor, tarih yaşıyor fakat muhtevası sürekli bir dönüşüm içinde. Petzold hem Berlin’e hem de Undine’ye biraz buradan bakıyor. Güzel günleri ve kötü günleri olan; ölen, yeniden dirilen, yeniden ölen, bir hayaletlerle dolu bir yer olup kimsesizliğin ruhuna bürünen bir mit. Transit’le girdiği bu yeni yolda, zamanın ve mekânın elle tutulamazlığına, tanımlanamazlığına dair bir portre çıkarıyor ortaya. Petzold’ün sinemasını ilk günden bu yana sevip kucaklayan herkes için bulunmaz bir nimet Undine. (4/5)

First Cow (Yön: Kelly Reichardt) – Yarışma

Küçük hikayeleri gösterişsiz fakat çok detaylı bir sinemayla bir araya getirip çok özgün bir sinema dili oluşturmuş yönetmenlerden Kelly Reichardt’ın yeni filmi First Cow, Amerikan topraklarında bir nevi anarşinin hüküm sürdüğü, beyaz adamın altın aradığı zamanlarda geçiyor. Bir Kelly Reichardt filmi izlediğimiz için bu geniş ve epik arka planın orada bize kendini hiç hissettirmeden varolacağını biliyoruz. Zira Reichardt’ın asıl odaklanmak istediği şey, kan ve terle sulanan bu topraklarda tanışan iki adamın dostluğu.

Neden başka bir kıtada olduklarını kendileri dahi anlamayan bu iki erkek, para kazanmak ve hayatlarını bir şekilde sürdürmek istiyorlar fakat ellerinde zanaatları dışında hiçbir sermaye yok. Sermayesizliğin insanı yok kıldığı yerler buralar. Bu nedenle yasal olmayan işlerin peşine düşüyorlar. Reichardt, aslında pek çok açıdan karanlığı çağıran bu öyküyü insanlığa dair umudunu kaybetmeden anlatmayı başarıyor. Zaten onu yönetmen sinemasında çok ayrı bir yere koyan şey de biraz bu. Karanlığın içindeki aydınlığı görebilmek. Filmin kendine özgü ve mükemmelen işleyen ince mizahı da biraz doğuyor. Hala gülebiliyorsak, hala gülmemize de gülebiliriz belki de. Reichardt, detaylarla zenginleştirdiği First Cow’da, neden günümüzün en önemli yönetmenleri arasında gösterildiği sorusunu bir kez daha cevaplıyor. (4/5)

Window Boy Would Also Like to Have a Submarine (Yön: Alex Piperno) – Forum

Berlinale’nin sinemada farklı bakış açılarını destekleyen bölümü Forum’un bu yılki seçkisinden özellikle satıra zor sığan ismiyle dikkat çeken bir film Window Boy Would Also Like to Have a Submarine. Hikayesi de en az ismi kadar çılgınca aslında. Bir ‘cruise’ gemisinde çalışan genç bir adam bir portal keşfediyor ve bu portal bir Latin Amerika şehrinde yaşayan genç bir kadının evine açılıyor. Odakta yine mekâna, zamana ve anlatıcıya olan bir güvensizlik var. Tıpkı Berlinale yarışmasında gösterilen Petzold’ün Undine’si ya da Dutra & Gotardo ikilisinin All the Dead Ones’ı gibi.

Gelgelelim yazıda bahsi geçen diğer filmlerin altından çok daha zarifçe ve derinlikli yaklaşımlarla kalktığı mesele Alex Piperno’nun filminde çok daha basit metotlarla işleniyor. Filmin ‘numarası’ ilk yarım saati sonunda çözülür çözülmez yönetmen yeni bir düğüm atmak için gereken bağcıkları bulamıyor. Piperno’nun kamerasından ‘tuhaf bir sinema’ ya da ‘taze bir yaklaşım’ sezmek mümkün fakat mezkûr yaklaşımın etkisi çok sınırlı. Yine de Berlinale’nin Forum bölümü aslında tam olarak böyle filmleri görücüye çıkardığı için önemli; umuyoruz ki Piperno’dan daha az uçucu filmler, daha etraflı fikirler de görebiliriz önümüzdeki yıllarda; çünkü henüz ilk filminde risk almasını önemsiyoruz. (1,5/5)

Kaan Karsan
twitter