Yönetmenlik Harikası Sahneler: Bölüm 9

Kaan Karsan
Kaan Karsan
03 Aralık 2011

Bu yazı dizisinde, telif hakları el verdiğince, sinemanın büyüsünü hakkıyla ortaya koyan film sahnelerini hatırlatmak istiyorum. Her yazıda üç farklı filmden alınmış üç etkileyici sahneyi paylaşacağım. Bu yazıda Juan Jose Campanella’nın El secreto de sus ojos’undan, Juan Carlos Fresnadillo’nun 28 Week Later‘ından ve Wolfgang Petersen’in Das Boot’undan birer sahne olacak. Filmleri henüz görme şansı bulamamış olan kişilerin sahneleri izlememesini tavsiye ederim.

***

Önceki Yazılar:

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-1/

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-2/

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-3/

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-4/

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-5/

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-6/

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-7/

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-8/

***

25) Juan Jose Campanella – El secreto de sus ojos (2009)

Geçtiğimiz iki senede Carancho ve bu film ile beraber dünyaya sinema duygusu çok yüksek iki film hediye eden Arjantin sineması, çok yetenekli yönetmenleriyle gümbür gümbür geliyor. 2009 yılında çevirilen ve daha çok The Secret in Their Eyes ismiyle bilinen bu nadide sanat eserinin öyle bir sahnesi var ki, en tecrübeli en sınır tanımaz yönetmene bile dudak uçuklatacak cinsten. Bir futbol maçı esnasında hareket etmekten çekinmeyen bir kamerayla stada tepesinden girdikten sonra beş dakikalık tek plan bir sahnenin içerisinde buluyoruz kendimizi. Gerçeklik hissiyatının tavan yaptığı bu yönetmenlik harikası sahne, yönetmenin sinema vizyonuna şapka çıkarmamıza neden oluyor. Yabancı film Oscar’ını da gösterildiği sene Arjantin’e kazandıran filmi halen izlemeyen varsa aramızda, bu sahneyle beraber ikna olması işten bile değil.

 

26) Juan Carlos Fresnadillo – 28 Week Later (2007)

Danny Boyle’un 28 Days Later ile açtığı yoldan yürümeye devam eden İspanyol yönetmen Juan Carlos Fresnadillo, İspanyol korku sinemasının son yıllardaki yükselişinin Hollywood’a transfer olmuş bir yansıması adeta. Sinemanın tarihsel sürecinde her türlü üyesiyle tanıştığımız  zombi familyasının en korkutucu ve kesinlikle en ölümcül  cinsini, “koşan zombi” mitini leziz bir şekilde kullanan seri, kabuslarımızın müdavimlerinden olmayı kısa süre içerisinde başardı. Aslında filmdeki bu atik, çevik, süratli ölülerimiz “zombi” olarak tanımlanmayı reddederek klasik kalıpları baştan yıkıyorlardı. Bütün bunların neticesinde, ortada enfes bir devam filmi vardı. Fresnadillo’nun özellikle açılış sekansındaki müthiş yönetmenliği, damakta ayrı bir tat bırakıyordu. İnsanın hayatta kalma içgüdüsünün, her türlü insani duygusuna ağır bastığı bu sahne, hem korkutucu, hem büyüleyici, hem de şok edici. Sahnenin tamamını internet taramamda, yaşadığım ülkenin telif konusundaki katılığının da tesiriyle bulamadım. Ancak asıl aksiyonun yaşandığı dört dakika aşağıda:

 

27) Wolfgang Petersen – Das Boot (1981)

Wolfgang Petersen’in insanın klostrofobi zaafını iyiden iyiye titreştiren savaş filmi, yedinci sanatın bugüne kadar gördüğü en çarpıcı yıkım portrelerinden birini çizmiştir şüphesiz. Neredeyse 2. Dünya Savaşı’yla ilgili çekilmiş tüm filmlerde olağanüstü şekilde karalanan tüm Alman ordusunun orada gördüğümüzden çok daha insani duygulara sahip bir birliğine yönelen film, korku mefhumunun tamamen gerçekçi halet-i ruhiyelerinden birini beyaz perdeye taşıyor. İki buçuk saatlik süresi boyunca birbirinden sarsıcı sahnelerle, acı, korku, yalnızlık ve savaş gibi birbirinden pek ayrı kalmayan kavramları bir tokat gibi yüzümüze çarpan film, bir kahraman yaratmaktansa savaşın kahramansızlığını yüzümüze vuruyor. İlgili sahne ise, o denizaltında yaşanan korku dolu anların çılgınlık sınırında gezinen askerlerin gözünden görücüye çıktığı anlardan yalnızca biri. Alman sinemasının en önemli eserlerinden biri olduğu su götürmez bir gerçek olan Das Boot, Hollywood’a gidince çok daha niteliksiz filmler çekecek olan bir yönetmenin erken dönem başyapıtı.

 

***

kaankarsan@gmail.com
twitter
***