Yönetmenlik Harikası Sahneler: Bölüm 8

Kaan Karsan
Kaan Karsan
07 Kasım 2011

Bu yazı dizisinde, telif hakları el verdiğince, sinemanın büyüsünü hakkıyla ortaya koyan film sahnelerini hatırlatmak istiyorum. Her yazıda üç farklı filmden alınmış üç etkileyici sahneyi paylaşacağım. Bu yazıda Woody Allen’ın Annie Hall’undan, Andrew Dominik’in The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford‘undan ve Orson Welles’nın Citizen Kane’indan birer sahne olacak. Filmleri henüz görme şansı bulamamış olan kişilerin sahneleri izlememesini tavsiye ederim.

***

Önceki Yazılar:

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-1/

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-2/

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-3/

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-4/

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-5/

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-6/

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-7/

***

22) Woody Allen – Annie Hall (1977)

Woody Allen’ın komedi janrına çok fazla şey hediye ettiği hatta günümüzde izlediğimiz birçok başarılı komedi dizisinin de belki de temellerini attığı başyapıtı Annie Hall, hiç şüphe yok ki bugüne kadar çekilmiş en iyi komedi filmlerinden biridir. Allen’ın diyaloglar ve karakterler konusundaki ustalığını görmek için de yapılabilecek en iyi film seçimlerinden biridir. Meşhur sinema sahnesi de Allen’esk diyaloglardan kuvvet alarak ve yine Allen’esk yöntemlerle seyirciyi yabancılaştırarak hem eleştirel hem de komik olmayı layığıyla başarmaktadır. Uzun bir diyalogdan sonra aniden kameraya bakarak konuşmaya başlayan karakterler, hiç beklenmedik bir anda sinemanın daha ‘direkt’ hale gelmesini sağlamışlardır. Annie Hall, yalnızca bu sahnesiyle değil, buna benzer birçok sahnesiyle bir diyalog ustası olan Woody Allen’ın yeteneklerini güzelce yansıtmaktadır.


23) Andrew Dominik – The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford  (2007)

Andrew Dominik’in müthiş bir işçilikle kotarılmış olan filmi her ne kadar gösterimde kaldığı vakit hak ettiği ilgiyi görememiş olsa da yıllar içerisinde değeri daha iyi anlaşılacak ve hakkı teslim edilecek bir filmdir zannımca. Brad Pitt’ten ziyade Casey Affleck’in Robert Ford rolüyle sırtlarında taşıdığı film, adeta bir sinematografi dersidir. Aşağıdaki sahnede filmin ana iskeletini oluşturan soyguncu ekibin treni bekleme süreci, saniye saniye gerginlik düzeyi arttırılarak ve müthiş bir görüntü yönetimiyle anlatılmaktadır. Karanlıkta yapılan çekimdeki ışık kullanımı da kesinlikle takdire şayandır. Üç saate yakın süresi boyunca bu sahnedeki başarısını aynen koruyan Andrew Dominik ise, eminim ki henüz ikinci filminde ustalık mertebesine erişmenin keyfini yaşamaktadır.

http://www.youtube.com/watch?v=uNBfcnVUahY&feature=related
24) Orson Welles – Citizen Kane (1941)

Sinema deyince akla gelen ilk filmlerden biridir Citizen Kane. Hatta Citizen Kane’in sadece bir film olduğunu iddia etmek bile biraz abestir. Çünkü Citizen Kane sinemayı başka bir düzeye taşımıştır. Kendinden sonraki neredeyse bütün filmleri etkilemiş ve sinemanın geleceğini şekillendirmiştir. Her daim çekilmiş en iyi filmler arasında üst sıralarda kendine yer edinmiş ve sinema hafızalarında hiçbir zaman kaybetmeyeceği bir yer edinmiştir. Orson Welles’in filminde aslında “önemli sahne” olarak bahsedilmeyecek bir sahne yok gibidir. Lakin filmin bütününü buraya koyamayacağım için o harika sahnelerden birini seçip, kendi kendime “Rose Bud” diye söylenmek durumunda kaldım ve sinemayı sinema yapan Citizen Kane’i bir kez daha bütünüyle andım.

http://www.youtube.com/watch?v=Q3hfQ2IOc8s

kaankarsan@gmail.com
twitter