Yönetmenlik Harikası Sahneler: Bölüm 7

Kaan Karsan
Kaan Karsan
05 Ekim 2011

Bu yazı dizisinde, telif hakları el verdiğince, sinemanın büyüsünü hakkıyla ortaya koyan film sahnelerini hatırlatmak istiyorum. Her yazıda üç farklı filmden alınmış üç etkileyici sahneyi paylaşacağım. Bu yazıda Giornos Lanthimos’un Dogtooth’undan, Alfred Hitchcock’un Psycho‘sundan ve Akira Kurasawa’nın Ran’ından birer sahne olacak. Filmleri henüz görme şansı bulamamış olan kişilerin sahneleri izlememesini tavsiye ederim.

Önceki Yazılar:

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-1/

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-2/

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-3/

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-4/

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-5/

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-6/

19) Giornos Lanthimos – Dogtooth (2009)

Yeni Yunan sinemasının en önemli temsilcilerinden biri olan Giornos Lanthimos, 2009 ve 2010 senelerinde gösterildiği her yerde büyük bir beğeniyle karşılanan, oldukça rahatsız edici filmiyle takip edilmesi gereken yönetmenler listesine adını yazdırıyordu. İnsana dair bir sürü kavramı oldukça cesur bir yöntemle sorgulamaya kalkan yönetmen, filmi izleyen herkesin aklına kolay kolay unutulamayacak imgeler empoze ediyor ve bizi hiç alışık olmadığımız tarzda bir filmle başbaşa bırakıyordu. Listeme aldığım bu kendi başına anlamsız olan dans sahnesi ise, filmin genel atmosferini çok iyi özetliyordu ve film içinde apayrı bir öneme sahipti. Baştan sona her anı ilgi çekici detaylarla örülmüş olan filmi hala izlemeyenler varsa, onlara Haneke’nin dediği gibi “rahatsız seyirler” diliyorum.

20) Alfred Hitchcock – Psycho (1960)

Aslında artık sinemayla minimum düzeyde ilgilenen bir dünyalının bile bildiği duş sahnesini listeye alıp almamakta kararsızdım zira bu sahne üzerine yeni bir şey söylemek, farklı bir noktaya temas edebilmek imkansız gözüküyor. Sinemanın, özellikle de gerilim sinemasının çehresini baştan aşağı değiştiren, beyaz perdeye yepyeni bir soluk getiren ve halen de birçok filmde etkileri gözlenen bir yönetmenden, Alfred Hitchcock’tan söz ediyoruz en nihayetinde. “Sapık” filmindeki gündemden hiçbir zaman düşmemiş olan duş sahnesi ise, bu büyük gerilim ustasının kariyerindeki binlerce yönetmenlik başarısından yalnızca biri. İnsanın ve korkunun doğasını hiç şüphe yok ki en iyi özümseyen sanatçılardan biri olan Alfred Hitchcock, sinemanın özel sahnesinden hiçbir zaman inmeyecek yönetmenlerden ve aşağıdaki de bu ustanın en çok bilinen mizansenlerinden biri.

21) Akira Kurosawa – Ran (1985)

Bu kez de karşımızda savaş sinemasında yeni boyut kapıları açan, neredeyse her filminde benzersiz yönetmenlik dehasını sergilemekten geri durmayan Akira Kurosawa’nın Kral Lear uyarlamasından bir kesit var. Japon yönetmenin 1985 yapımı şaheseri, yaratıcılığıyla Hollywood zihnini ve hayal gücünü geliştirmekle kalmamış aynı zamanda  yapılmış en iyi Shakespeare uyarlamalarından biri olarak anılmıştır. Bu çok şaşırtıcı bir şey olmasa gerek ki, Orson Welles bu filmden bağımsız olarak Kurosawa için “Shakespeare’e dokunmaya hakkı olan tek adam” minvalinde bir söylemde bulunmuştur. Sonuç olarak “Ran”, her sahnesiyle daha da büyüyen, izlendikçe kendini daha çok izlettiren bir sinema fenomenidir. Aşağıdaki sahne ise filmin içerisinde apayrı bir öneme sahip, yönetmenlik harikası bir sahnedir.
http://www.youtube.com/watch?v=aeSwMfptJqM

***

kaankarsan@gmail.com

twitter

***