Yönetmenlik Harikası Sahneler: Bölüm 4

Kaan Karsan
Kaan Karsan
18 Ağustos 2011

Bu yazı dizisinde, telif hakları el verdiğince, sinemanın büyüsünü hakkıyla ortaya koyan film sahnelerini hatırlatmak istiyorum. Her yazıda üç farklı filmden alınmış üç etkileyici sahneyi paylaşacağım. Bu yazıda Krzysztof Kieślowski’nin Trois Couleurs: Blanc‘ından, Quentin Tarantino’nun Reservoir Dogs‘undan ve Francis Ford Copolla’nın Apocalypse Now’ından birer sahne olacak. Filmleri henüz görme şansı bulamamış olan kişilerin sahneleri izlememesini tavsiye ederim.

Önceki Yazılar:

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-1/

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-2/

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-3/

Sonraki Yazılar:

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-5/

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-6/

 

10)  Krzysztof Kieślowski – Trois Couleurs: Blanc (1994)

Eğer sinema tarihinin önemli ve güzel sahnelerinden bahsediyorsak, dokunaklı hikayelerin “dili” olan Krzysztof Kieślowski’nin mizansenlerini unutmak çok büyük bir hata olacaktır. Zira filmlerindeki anlatımıyla kendinden sonraki birçok yönetmeni etkilemiş olan Kieslowski, karakterlerinin birikmiş kırgınlıklarını, sahnelere öyle harika bir biçimde taşır ki, duygu olarak o karakterin hissettiğinin aynısını üzerinizde hissedersiniz. Kieslowski sahneleriyle ve filmleriyle izleyenini büyüler. Bu büyüyü doğaüstü hiçbir yardım almadan, sadece sinemanın gücüyle, diliyle ve hissiyle yapar. “Üç Renk: Beyaz”ın kapanış sahnesi olan bu sahne de, Kieslowski’nin bilindik yöntemlerini görmek açısından güzel bir örnek ve saplantı kelimesinin tanımıdır.

 

11) Quentin Tarantino – Reservoir Dogs (1992)

Sinemayla diğer yönetmenlerden çok daha farklı bir derdi olan ve başlı başına sinemaya bir saygı duruşu olan Quentin Tarantino kişisi, hiç şüphe yok ki sinemanın gördüğü en şahsına münhasır şahsiyetlerden birisidir. Kimileri onun filmlerini ve sinemasını erişilmez, usta işi ve unutulmaz bulsa da, kimileri de onu göndermeler yüzünden kendi filmini çekmeyi unuttuğu gerekçesiyle eleştirir. Fakat kesin olan bir şey varsa, o da Tarantino’nun mizansen yaratma anlayışının gerçekten de dikkat çekici olduğudur. Filmlerindeki müthiş karakterlerini, diyaloglarını ve olay örgüsünü müthiş sahnelerle destekleyen Tarantino, çoğu kişinin bildiği “Ear Scene”de şiddet kavramını farklı bir şekilde yorumlamakta ve görmeye alışık olmadığımız türden “gore ve eğlenceli” bir sahne sunmaktadır.

http://www.youtube.com/watch?v=wSuZ2_yk-lc

 

12) Francis Ford Copolla – Apocalypse Now (1979)

Savaş filmleri tarihindeki bütün filmlerden ayrı bir yeri olan filmlerden biri  “Apocalypse Now”. Bunun elbette birçok nedeni var. Bu nedenlerin en önemlilerinden biri filmin, isminin hakkını vermesi ve izleyenine “cehennemi” tam anlamıyla yaşatması. Bir diğeri oyuncuların, set ekibinin ve setin tıpkı filmdeki karakterler gibi filmin çekimleri ilerledikçe daha çok delirmesi ve “cehennem”e daha yakın hissetmesi, hatta çekimlerin durma noktasına gelmesi ancak bir şekilde devam etmesidir. Bir diğer önemli nedeni ise, tek başına Francis Ford Copolla. Sinemanın geleceğini değiştiren yönetmenlerden biri olan Copolla, filmin başında seyircisini filmin geri kalanına öyle bir hazırlıyor ki, seyirciler ilk birkaç dakikada nerede olduklarını anlıyorlar. “This is the end” diye başlayan sahnede, izleyenler artık Copolla’nın kıyametindeler.