Yönetmenlik Harikası Sahneler: Bölüm 3

Kaan Karsan
Kaan Karsan
15 Ağustos 2011

Bu yazı dizisinde, telif hakları el verdiğince, sinemanın büyüsünü hakkıyla ortaya koyan film sahnelerini hatırlatmak istiyorum. Her yazıda üç farklı filmden alınmış üç etkileyici sahneyi paylaşacağım. Bu yazıda Martin Scorsese’nin Taxi Driver‘ından, Stanley Kubrick’in 2001: A Space Odyssey‘inden ve Michael Haneke’nin Caché‘sinden birer sahne olacak. Filmleri henüz görme şansı bulamamış olan kişilerin sahneleri izlememesini tavsiye ederim.

Önceki Yazılar:

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-1/

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-2/

 

Sonraki Yazılar:

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-4/

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-5/

http://eksisinema.com/yonetmenlik-harikasi-sahneler-bolum-6/

7) Martin Scorsese – Taxi Driver (1976)

Sinema tarihinin unutulmaz sahnelerinden bir derleme yaparken, bu neredeyse sinemayı seven herkes tarafından bilinen enfes sahneyi hatırlamamak abesle iştigal olacaktır. Sinema tarihinin en ünlü “öteki”lerinden Travis Bickle’ın “You talkin’ to me” sahnesi, Scorsese’nin başyapıtının genel atmosferini de çok iyi bir şekilde özetler. Robert De Niro’nun bir oyuncu için yapılabilecek tüm övgüleri tek seferde hak ettiği bu kusursuz kompozisyonu yıllandıkça daha da değerlenmiş ve daha da özel hale gelmiştir. Travis Bickle’ın bu yalnız ve hızlı dönüşümü, bir yerden sonra toplumun tepkisiz kalamayacağı boyutlara ulaşacak ve Travis Bickle aradığı muhattabı kendisine bulacaktır.

 

8)Stanley Kubrick – 2001: A Space Odyssey (1968)

Stanley Kubrick sinemasından özel bir sahne seçip bir adım öne çıkarmak elbette ki mümkün değildir. Her saniyesi, her detayı en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş, her sahnesi başka bir hevesle, daha katı bir özenle yaratılmış bu kusursuz sinema, filmlerine öyle homojen şekilde dağılmıştır ki, bir sahneyi diğerinden ayırmak çok zordur. Hiç şüphe yok ki, bu yazı dizisinin ilerideki yazılarında da sık sık karşımıza çıkacak olan Stanley Kubrick mizansenleri, sinemanın geleceğini inkar edilemez bir şekilde etkilemiştir. Bu sahne de sinema tarihinin en ünlü başkaldırı sahnelerinden biridir. HAL 9000’ün uzayın derinliklerinde kontrolden çıkmasının anatomisidir. Yapay zeka, artık emirlere itaat etmeyecek kadar çok düşünmektedir. Uzayın derinliklerinde tüm gemiyi kontrol eden HAL 9000 ile beraber kalan iki astronot korku dolu dakikalar geçirecektir. Günümüz için bile çok fütüristik olan bu Stanley Kubrick başyapıtı, çok rahat anlaşılabileceği gibi, kendinden sonraki bilimkurgu sinemasına yön vermiş ve yön vermektedir.

http://www.youtube.com/watch?v=HwBmPiOmEGQ

9) Michael Haneke – Caché (2005)

İnsanın kötücüllüğünün üzerine her filmiyle daha fazla hücum eden, filmlerinden insan psikolojisi ve toplum bilimi üzerine çok pesimist ancak bir o kadar da gerçekçi çıkarımlar yapılan günümüzün en önemli sanatçılarından biri olan Haneke’nin, toplumsal ve siyasi eleştirilerle örülü bu enfes filmindeki bir sahne, şüphesiz ki seyircinin kanını donduracak cinstendir. Bu hiç beklenmedik intihar sahnesi, Haneke’nin filmin galasında gösterimden evvel dile getirdiği “Hepinize rahatsız seyirler diliyorum” tümcesinin başlıca nedenlerinden biridir. İzlenince insanı derin düşüncelere gark eden bu taze başyapıt, insan umarsızlığına ve duyarsızlığına politik bir taban üzerinden yapılmış en sert eleştirilerden biridir. Sahnedeki ana karakterimizin, intihar eden adamı gördükten sonra olayı kafasından atmak için gittiği yer ise gerçekten manidardır.