Yönetmenlik Harikası Sahneler: Bölüm 12

Kaan Karsan
Kaan Karsan
12 Şubat 2012

Bu yazı dizisinde, telif hakları el verdiğince, sinemanın büyüsünü hakkıyla ortaya koyan film sahnelerini hatırlatmak istiyorum. Her yazıda üç farklı filmden alınmış üç iyi çekilmiş sahneyi paylaşacağım. Bu yazıda Nicolas Roeg’in Don’t Look Now’ından, Robert Bresson’un Au hasard Balthasar‘ından ve Louis Malle’in Ascenseur pour l’échafaud‘undan birer sahne olacak. Sahneler filmler hakkında sürpriz bozan içerik taşıyor olabilirler.

 

***

34) Nicolas Roeg – Don’t Look Now (1973)

Nicolas Roeg’in 1973 yapımı filmi için ‘bir gerilim başyapıtı’ ya da ‘gerilim sinemasının çehresini değiştiren bir eser’ tanımlarını kullanmamızda hiçbir sakınca görmüyorum. Zira Roeg, bu filminde tipik ‘katil kim’ merakını bambaşka bir bedende, mistisizmin cazibeli gölgesinde ve hiç alışık olmadığımız bir tada sahip bir gerilimle sunuyor. Küçük kızlarını bir ‘görünmez kaza’da kaybeden bir ailenin ruhsal vaziyetini filmin ana iskeleti olarak belirleyen film, psikolojik gerilim denilince akla gelen ilk birkaç filmden biri. Filmle ilgili sahne ise, filmin açılışındaki, küçük kızın ölüm sahnesi. Nicolas Roeg, henüz bu sahneden hem içe hem de dışa dönük bir gerilimle karşı karşıya olduğumuzun sinyallerini veriyor.

 

35) Robert Bresson – Au hasard Balthasar (1966)

Bütün filmografisi ayrı ayrı başlıklarda uzun uzadıya incelenmesi gereken, sinemanın en büyük isimlerinden biri olan Robert Bresson’un dört başı mamur eseri hakkında söylenecek ve buralara sığmayacak birçok şey var aslında. Öykü anlatımı, senaryo, sinematografi gibi konularda aynı dönem film çektiği birçok ismin ‘anti’si olarak hafızalara kazınan bu anarşist yönetmen bu kez bize zavallı bir eşeğin etrafından, bizi anlatıyor yine. Ünlü vecizesi “güzel kareler ve güzel görüntüler değil; gerekli kareler ve gerekli görüntüler” lafını da bize her sahnede bir kez daha hatırlatıyor. Filmin aşağıdaki kilit sahnesi ise, bütün filmi özetlemiyor olsa da, film hakkında çok önemli ipuçları veriyor.

 

36) Louis Malle – Ascenseur pour l’échafaud (1958)

İlk anda akla gelen Double Indemnity ve Maltese Falcon gibi başyapıtlarla özellikle 1940’lar itibariyle Hollywood sinemasını tesiri altına alan film-noir janrının yeni doğmakta olan Fransız Yeni Dalgası üzerindeki en kusursuz yansımalarından biri olan Ascenseur pour l’échafaud, Louis Malle’in üstün yeteneklerini gözlemlemek için biçilmiş kaftan. Yazılmış enfes senaryosuyla birkaç koldan akan sürükleyici bir suç hikayesi anlatan bu kara film, kendine özgü tadıyla eşi benzeri olmayan cinsten. Miles Davis’in filme yaptığı müthiş soundtracklerin de her daim hatırlanacak eserler olduğunu belirtmek gerek. Filmin bütün geri kalanını biçimlendirecek olan açılış sahnesi, hiç kuşku yok ki, Louis Malle sinemasıyla henüz tanışamamış sinemaseverleri yaralayacaktır.

 

***

Kaan Karsan

kaankarsan@gmail.com

twitter

***