Route Irish (2010): Yanlış Yerde Yanlış Zamanda

Bir dostluk düşleyin sinema salonuna girmeden önce… Öyle bir dostluk ki paylaşılmadık bir şey kalmasın ardında, buna “kadın” da dahil olsun. Öyle bir dostluk ki aileden öte… Kimselerin kolay kolay sahip olamayacağı büyülü bir şey. İşte gücünü Frankie ve Fergus’un mükemmel dostluğundan alan bir film Route Irish. Sırf bu noktada kalmayıp gücü sosyal ve siyasi birçok çıkmaza taşıyabilen bir film. Tam zamanında doğru adımları atan… Konusu itibariyle birçok Hollywood yapımını andıran ama işleyişiyle bu konu işte böyle anlatılırdı diyen…

Önceden söyleyeyim Route Irish’i izlemek gerçek bir sabır ve konsantrasyon istiyor. Çünkü Irak’ta paralı askerlik yapan Frankie’nin şaibeli ölümünün ardındaki sırlar bildiğimiz hızlı işleyişle açığa çıkmıyor. Biz seyirci olarak, karakterler ipucu olarak neyi elde ettiyse onu görüyoruz ki bu da Ken Loach’ın gerçekçi sinemasının bir özelliği. Film, konuşmalara ve bir dedektif görevi üstlenen Fergus’un bulduğu kanıtlar üzerinden ilerliyor. Tabii Fergus’un dedektifliği önceden de söz ettiğim üzere bir gönül işi ve filmin birçok karesinde Fergus’un titiz ve vefakar davranışları Turgut Özben’i anımsatmakta. Böyle düşündükçe film daha tatlı bir hal alıyor.

Film Fergus’un açamadığı, telefon mesajlarıyla başlar… Fergus birlikte büyüdüğü biricik dostu Frankie’ye içine düştüğü zor durumda yardım edememiştir. Tabii filmin bu kısmında olayın ne olduğu ana karakterce tahmin edilmektedir ancak seyirciye henüz bu konuda bilgi verilmez. Fergus, Frankie’nin katillerini bulup vicdani görevini yerine getirmek ister. Bunun için başta Frankie’nin eşi Rachel ve müze görevlisi Harim olmak üzere birçok insandan yardım alır. Harim’le birlikteyken önemli(!) bir cep telefonunu incelerler. Bu esnada film boyunca defalarca izleyeceğimiz video kaydıyla karşılaşırız. Videoda Irak’ta yersiz yere katledilmiş bir taksi dolusu insan vardır. Videoyu ise anlaşılacağı üzere telefonun sahibi o esnada orada bulunan Iraklı çocuklardan biri çekmektedir. Bu en büyük gücü elinde bulunduranların hiç ama hiç hoşuna gitmez… Gerisi acımasız savaş ve onun götürdükleridir…

 

Savaş; her türlü pisliğin halı altına süpürüldüğü, en çok zararı çocukların gördüğü ve eğer cehennem diye bir şey varsa muhakkak bu dünyadaki karşılığı olması gereken bir tür provadır. Medyayı ve ekonomiyi yöneten bu provayı da dilediği gibi yönetir. Filmimiz de bu iki cümle üzerine kurulu, bir başka kapitalizm ve savaş  eleştirisi. İdealist bir şekilde belki de benzerleri olmuş, olan ve olacak bir olayı anlatıyor ki zaten çok çok benzer masalları dinlemiştik. Ama bu masal fikrimce çok daha farklı, özgün. Tabii farkı yaratan Ken Loach’ın 1960’ların sonundan günümüze değin uzanan “sosyalist eleştiri” tecrübesi ve gerçekçi üslubu olsa gerek.

Filmin her karesine işlenmiş “sosyalist eleştiri”, doğal olarak. Örneğin karakterlerin arasında paralı askerlerin olması bile sistemin kendi kendini yok ettiğinin veyahut elemanlarını eleme işleminden geçirdiğinin göstergesi bir nevi.

Filmin en çarpıcı detayı “yanlış zamanda yanlış yerde olmak” sözü. Daha çok Frankie’nin ölümü* değerlendirilirken kullanılıyor. Ancak benim naçizane düşüncem bu söz aslında Frankie ölümünün yaklaştığını anladığında, biricik dostuna yardım isteyen çaresiz telefonlar açtığı zaman, onun yanında olamadığından Fergus için geçerli. Bu pişmanlık onu yiyip bitiriyor…

Özet geçmek gerekirse yavaş ilerleyen(Belki de muadillerinden alışık olmadığımızdandır.), vereceği mesaj için uzun konuşmaları kullanan bir film Route Irish. Bu yüzden emek istiyor. Ancak vereceğiniz emek, hümanizmden aldığınız tada değiyor. Gerçekçi olması Route Irish’i benzerlerinden çok daha etkili kılıyor. Hazır şu sıralar vizyonda, bir yolunu bulup gitmeli.

*Bu kısmı filmi izlemediyseniz ve izleme düşüncesindeyseniz okumayınız!

Frankie ölüme giderken bunun farkındadır. Ancak emirlere itaat etmektedir. Bölgenin en tehlikeli yoluna yani Route Irish’e defalarca gönderilir. Hepsinde gerçekte orada olmayan kişileri arabasına alması söylenir. Boş yere “bulunmaması gerektiği” tehlikeli yola gittiğinin farkındadır.  Tabii bu durum halının altına süpürülmek üzere tüm güç sahipleri tarafından “yanlış yerde yanlış zamanda” tesadüfi bir saldırıya uğradığı şeklinde değerlendirilir.

Not: Yazı zigzagazgiz tarafından yazılmıştır.

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5