What Maisie Knew (2013): Amca Sizi Çok Sevdim

Salihcan Sezer
Salihcan Sezer
24 Ekim 2013

Bu repliğin nasıl tamamlandığını son günlerin moda tabiriyle ‘çok ama çok iyi biliriz’. Sürüsüne bereket Yeşilçam melodramının küçük yıldızları mesela Ayşecik, ‘ha ağladı, ha ağlayacak’ yüzüyle bir vecd anında patlatıyordu elbette bunu ve sarılmalı gözyaşlarına seyirciyi ortak edebiliyordu.

O dönemlerin geçmişte, siyah-beyazda yahut nostaljik hatıralarda kaldığını sanıyorduk. Gel gelelim Henry James’in 1897’de yazdığı ‘What Maisie Knew’ romanını 2012’de filme alan yönetmenler Scott Mcgehee ve David Siegel ikilisinin belli bir hissiyatı hortlatmaya çalıştıkları kesin. Yani bu ‘ruh çağırma’ operasyonuna/modernizasyonuna kalkışan organizasyonun Yeşilçam ile arası nasıldır bilinmez ama yerli olsalardı haklarında; çok fazla Yeşilçam seyrettikleri, biraz azaltmaları gerektiği rahatlıkla düşünülebilirdi.

Boşanmanın kıyısındaki ailede tek çocuk Maisie adında küçük bir kız… Baba sorumluluk sahibi, anlayışlı, duyarlı gözüken ama ‘özünde iyi’ olamayan bir karakter, anneyse bir ‘rockstar’. Son kullandığım tırnak içi filmde adeta hakaret tınılarında kullanılıyor aslında. Zira rockstar ve anne birleşimi üzerinden akıllara gelebilecek en olumsuz klişeler, bu karakter özeline yedirilmiş. Öyle ‘rockstar anne’ olmaz olsun ki; turneye çıkar hiçbir şeyi umursamaz, kızının yanında partiler verir, yalan söyler, kaprislidir ve sinirlerine hakim olabildiği nadirdir. Listesi hayli kabarıktır velhasıl, yine de iyice ayıp olmasın (‘rockstarlar derneği’ ayaklanıp filmin maketini yakmasın vb) diye bir tutam şefkat ve az biraz da annelik içgüdüsü eklenmiştir. Maisie ise mecburen bu boşanma sürecini dibine kadar yaşıyor; bir sürü kavganın yanında taşınma, arada kalma ve velayet sorunlarını çekiyor. Sonrasında bakıcısıyla babasının evliliklerini görüyor, annesinin yeni eşi Lincoln’le ilişkisine dahil oluyor. İşte Maisie de öyle bir kız ki; tüm bu gergin, stresli ve marazi ortamdan masumiyet, saflık ve doğruluk sembolü gibi her şeyi göğüsleyerek bozulmadan ayakta kalabiliyor. Bu noktada anlayışı yüksek Maisie’nin ‘bir yanağımdan tokat yersem, öbür yanağımı uzatabilirim’ minvalindeki acılara tutunabilen pasif direnişi ve kendi içindeki kaynamayı dışa çok yansıtmayan tarzı saygı uyandırıcı ama abartılı. Başından depremler geçiyor ve Maisie pek kımıldamıyor. Üzülmeyi hiç hak etmeyen dudağı bükük, bu mahzun yavrucak; isyandan, nedenleri sorgulamadan, gözyaşından vs. biraz uzak. Haliyle filmin ona biçtiği ‘sevimli küçük azize’ tavrında oturmayan bir sunilik, eksik bir inandırıcılık var. Ajitasyon yapmayalım derken, eldeki gerçeklikten olunmuş.

what-maisie-knew-1

Temponun artıp, filmin görece eğlenceli bir çizgiye kayması Lincoln’ün (Alexander Skarsgard) arz-ı endamıyla başlıyor. Onun Maisie’ye karşı rahat, cool, sevecen ve esprili yaklaşımıyla amiyane tabirle ‘hatunların efendi adam yerine piç tercihi’ misali önce ısınamadığımız bu karakteri ciddiye alıyor ve gittikçe seviyoruz. Gerçek iyiler iyilikle karşılaşırken, ‘gerçek kötüler’in kötülükle karşılaşmasında yine Yeşilçam’ın o saf ve içli parlak zamanlarını anımsatan mesajlar bulunuyor. Bu arada kişisel olarak çok sevdiğim Yeşilçam’ı eleştirmek için söylemiyorum. Yalnızca çağımızın sineması için özellikle içerik itibariyle oldukça demode bir çizgisi var filmin. Bu yaklaşımıyla da ismi ‘Ayşecik 2012’ yahut ‘Ayşecik Strikes Back’ bile olabilirdi. Aile içi/dışı olayların pembe dizi kıvamında hızla geliştiği, bol klişeli, düz bir anlatım esas alınırken; çekimler, müzikler, önemli oyuncular ve Maisie’nin (Onata Aprile) tatlılığı filmi en fazla ‘eli yüzü düzgün’ sınıfına sokabilmiş.

 Sadece Yeşilçam da değil, filmin ekmeğini yemeye çalıştığı konuyla ilgili özlü soruyu seneler önce, sözlerinin filme son derece paralel şarkısında Küçük İbrahim ayrıntılarıyla sormuştu aslında: ‘Küçük bir kız çocuğu tek başına ne yapar?’ Bu filme gerek kalmadan, o noktada tartışma bitse iyi olurdu.

***

Türkçe Adı: Arada Kalan

Yönetmen: Scott McGehee, David Siegel

 Senaryo: Henry James(roman), Nancy Doyne, Carrol Cartwright

 Yapım: ABD, 2012

 Oyuncular: Onata Aprile, Alexander Skarsgård, Julianne Moore, Steve Coogan, Joanna Vanderham

 Süre: 93′

***

Salihcan Sezer

salihcanzer@gmail.com

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5