We Need to Talk About Kevin (2011): Tersine Oedipus

Kaan Karsan
Kaan Karsan
31 Ocak 2012

Sorunlu bir psikolojiye sahip çocukların beyazperdede arz-ı endam etmesine aslında fazlasıyla aşinayız. Zaman zaman korku filmlerinde, zaman zaman psikolojik gerilimlerde, zaman zaman ise içe dönük dramalarda karşımıza çıkan sorunlu çocuk figürü, az önce bahsettiğimiz tüm türleri belli oranlarda karıştırarak hem büyüleyici hem de özerk bir alt başlık yaratıyor. “We Need to Talk About Kevin”, annelik içgüdüsünün derin sularında gezinen bir drama olduğu kadar sorunlu çocuk prototipinin üzerine yepyeni tuğlalar ekleyen bir gerilim filmi…

Kevin’a hamile kaldıktan sonra kariyerine dair bütün planlarını bir kenara koyan ve Kevin’ı hayatının merkezine oturtan Eva, Kevin’ın doğumuyla birlikte kendisini tamamen ona adamış ve mecburen bağlanmış halde bulur. İşin garip ve ilginç yanı ise Kevin’ın kesinlikle sıradan bir çocuk olmamasıdır. Kevin, annesiyle düzgün bir ilişki kurmayı tamamen reddeden, annesinin yanında olmaktan nefret ediyormuş gibi davranan, Eva’nın psikolojisinin ayarlarıyla oynayan ve Eva’nın dengesini bozan bir çocuktur. Ergenlik ve büyüme döneminde karakterindeki sorunlar daha da genişlemeye başlayan Kevin, gittikçe ‘evdeki düşman’ haline gelmeye başlar. Bunun sonucunda da ortaya üzerinden annelik çocukluk ve aile kavramı üzerinden derin psikolojik okumalar yapılabilecek, alt metinleri güçlü ve ürkütücü bir film çıkmaya başlar.

Şunu söylemekte sakınca yok ki karşımızda oedipus kompleksinin çarklarını tam tersine çeviren bir film var. Doğduğu andan itibaren annesinden nefret etmeye başlayan ve bu nefretini son derece net tavırlarla yansıtan bir çocuk Kevin. Eva’nın reddedemediği ve öteleyemediği annelik içgüdüleriyle ona karşı her daim takındığı yumuşak davranış biçimi ise Kevin’ın nefretini açıklanamaz bir şekilde körüklüyor. Çocuğunun elinde bir oyuncak haline gelmeyen anne ve yaşananlar karşısında bir önlem almaktan aciz baba, doğumundan itibaren şiddete bağımlı olan Kevin’ı zapt etmekte oldukça zorlanıyorlar elbette. Buradan çıkışla da aile müessesine ağır bir balta vuruyor ve saadet kavramını net bir şekilde tersine çeviriyor We Need to Talk About Kevin.

Filmin küçük bir çocuk üzerinden gerilim yaratma başarısına yönelik tüm övgüleri elbette ki ara verdiği sinema macerasına muhteşem bir dönüş yapan Lynne Ramsay hak ediyor. Filmin ilk anlarından itibaren bizi stilize bir drama filminin içerisine hapsettiğini hissettiğimiz Ramsay, filmini ele aldığı mesele nedeniyle kendi filmine yakın duran filmlerden ayrı bir yere koyuyor. Son derece korkutucu bir çocuk figürüyle filmini rahatsızlık verici düzeye taşıyan yönetmen, bizi koltuklarımıza çivilemek ve duygusal olarak hissizleştirmek konusunda oldukça başarılı. Filmin rahatsız ediciliğine farklı bir boyut kazandıran, neşesiyle ironik müzikler de bu stilize gerilimin önemli bir parçası haline gelince, acımasız bir sinema deneyimi haline geliyor Ramsay’in filmi.

Filmden bahsedilirken kesinlikle unutulmaması gereken detaylardan biri de hiç kuşkusuz Tilda Swinton’ın her türlü ödülü hak eden, kusursuz performansı. Bugüne kadar kendisine verilen çoğu rolde hatasız oynamayı başaran ve karakterini inandırıcı kılan Tilda Swinton, bu kez işi kişisel bir şov haline getirip zannımca senenin en çarpıcı kadın performansının altına imzasını atıyor. Filmin taşıdığı gerilimi en az yönetmen kadar üstlenen ve yetenleriyle filme geniş bir hareket alanı açan Swinton net bir şekilde filmin en büyük yıldızı. Tabii Ezra Miller’ın da sorunlu çocuk karakterini alabildiğine rahatsız edicilikle canlandırdığını söylemek boynumuzun borcu. John C. Reilly de kendini genelde üçüncü plana atan ve yardımcı olma görevini üstlenen performansında oldukça tutarlı.

Lafın özü, We Need to Talk About Kevin, daha önce izlemediğiniz türden, özel bir film. Filmi izlerken kendinizi derin bir aile draması olduğu kadar kişilikli bir korku filmi de olabilen bir filmin içerisinde bulacaksınız. Sinema salonunda izlediği filmden rahatsız olmaktan hoşlanan bünyelere ve aile kavramının çalışma mekanizmasının kendisine dahil olan yeni parametreler nedeniyle bozulması halinde neler olabileceğini merak edenlere tavsiye olunur.

 

***

Kaan Karsan

kaankarsan@gmail.com

twitter

***

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5