Voksne Mennesker (2005):Tutunamama Üzerine (kısa bir film)

Seçil Toprak
Seçil Toprak
29 Temmuz 2012

Yön: Dagur Kari
Oyn: Mikael Berteisen, Michelle Bjorn-Andersen, Nicolas Bro…
Senaryo: Dagur Kari, Rune Schjott

Dagur Kari’nin ilk filmini ( Nói albínói ) çoğumuz izledik. Onun traji-komik tipler yaratmada, atmosfer açısından karakterlerini boğma noktasına getirip, onları o ortamda yaşanır kılan dünyaya komik bir çerçeveden bakabilme ironisiyle yaşattığına tanık olduk. Tutunamayanlar (Voksne Mennesker) şehre taşınmış, küçük çevresen çıkmış bir film ama özde yine küçücük dünyalarda geçiyor. (Aslında filmin çeviri güzelliğiyle Tutunamayanlar adıyla gösterime girdiği malumunuz; ancak böylesi güzel bir isimle basbayağı Atay’ı anımsatması yönüyle gözümden kaçmayacak bir filmdi şüphesiz. Bundan sonrasında filmin Türkçe adını kullanmayı tercih edeceğim.)

Tutunamayanlar‘ın birçok açıdan okumasını yapmak, karakterler üzerine yorumlar üretmek mümkün.Ama ben, Aylak Adam üzerinden düşünmeyi seçtim. Ya da kendimce ona sordurduğum soruyu Tutunamayanlar’da aradım: “Benim varolmamda “sen”in yerin nedir?” Fazlasıyla bireyselleşerek -aslında birey olmayı fazlasıyla yanlış anlayarak- samimiyeti siliyoruz hayatımızdan. Her karesinde bu samimiyet duygusunu yüzümğze çarpıyor Tutunamayanlar. “Sen”le de varolabileceğimi, kendimi gösteriyor. İnsanların sadece ihtiyaçtan, yalnız kalma kaygısı ve kokusuyla birarada olma durumlarının resmi değil. Birbirini bulmanın öyküsü…

Hayal kırıklığı hep oldu ve olacak da! Yanlışlık, yanılma, hata… Hepsi insana dair… Kara bir tablo çizerken aslında ne kadar renkli olunabilineceğinin, “umut”un bir anda görünmesinin, karar vermenin, bağlanabilmenin ve bunun bir esaret olmadığının bilakis özgürlüğü getirdiğinin anlatımı Tutunamayanlar.
Film aramanın değil bir “buluş”un da öyküsü… bu açıdan çok değerli geldi bana. Belki bazı sahnelerin gereksizliği veya uzunluğu bizi filme başka bir açıdan baktığımızda etkileyebilir. Zaten filmin format olarak mükemmelliğe oynar bir tarafı yok.
Öykünün size yakınlığı çeker çoğu zaman sizi filme. Bir arkadaşım “filmin benimle kurduğu ilişkiye bakarım ben” demişti. Bu tarz filmlere (öykülere) tanıklık ettiğiniz zaman, bunların özelliği ve güzelliği karşılıyor sizi.

Seçil Toprak

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5