Venedik Günlükleri #4 (The Nightingale, Dragged Across Concrete)

The Nightingale (Yön: Jennifer Kent) / Yarışma

Jennifer Kent korku türündeki ilk filmi The Babadook‘un ardından intikam hikayesiyle geri dönüyor. 1825 Tazmanya’sında geçen The Nightingale, tecavüze uğrayan, kocası ve bebeği gözü önünde öldürülen Clare’in kendi adaletini sağlamak için çıktığı yolculuğu anlatıyor. Vigilante teması ağır bassa da film bir süre sonra Clare’in yola birlikte çıktığı Aborjin rehber Billy ile olan çatışması üzerinden ilerliyor. Hatta intikam hikayesi filmin ikinci bölümünde ırk üzerinden kurulan anlatıda ikinci plana atılıyor. Clare’in psikolojisine ve dönüşümüne yoğunlaşan bu bölümde hem senaryodaki hem de kurgudaki sorunlar göze batıyor. Rüya sahneleri ile takip bölümleri arasında ve geçişlerde akıcılığını kaybediyor ve tutarsız bir dil ortaya çıkıyor. Özellikle son bölümlerde intikam hikayesini dönüştürmek için filmin temposunu aksatan tercihlerde bulunuyor Kent. The Nightingale’in en zayıf tarafı  paralelde izlediğimiz Clare’in peşinde olduğu İngiliz subayının yolculuk bölümleri. Yüzeysel karakterler ve manasız olaylar dizisiyle filmi iyice aşağı çekiyor bu kısımlar. Filmin en büyük artısı ise Billy ve onun üzerinden kurulan mizahi ton. Billy karakteri, hem Clare’in dönüşümünün ve aralarındaki ilişkinin hem de filmin alt metinlerinin taşıyıcısı oluyor. Jennifer Kent sıradan bir intikam draması anlatmıyor belki fakat hikayeyi dönüştürme kısmında fazlasıyla bocalıyor. (1,5/5) 

Dragged Across Concrete (Yön: S. Craig Zahler) / Yarışma Dışı

Önceki iki filmi Bone Tomahawk ve özellikle Brawl in Cell Block 99’da sert hikayeler anlatan ve çok şiddetli sahnelere imza atan S. Craig Zahler, Dragged Across Concrete’te bir zanlıya uyguladıkları şiddetin videosu medyaya düşünce görevden uzaklaştırılan iki polisin suça bulaşmasını ve suçun diğer tarafına geçmesini anlatıyor. Zahler, iyi polis kötü polis formülünü kullanmak yerine ikisi de kötü ama biri daha kötü olan polisleri kullanıyor. Baştan belirtelim, Dragged Across Concrete yönetmenin önceki filmleri kadar şiddet dolu değil. Ve ilk iki filmindeki kadar özgün ve ilgi çekici karakterler yaratmayı da başaramamış. Bone Tomahawk  ve Brawl in Cell Block 99’da iki saatin altına düşmeyen Zahler, hikayeleri ağır ağır işlemeyi, karakterleri harekete geçirmeden önce detaylı bir yol çizmeyi seviyor. Ancak bu kez 160 dakikaya varan sürenin fazla geldiğini söyleyebiliriz. Şablonlara bağlı kalmayan, salt aksiyona dayanmayan bir anlatımı tercih eden Zahler, bu kez seyirciyi biraz daha zorluyor. Dragged Across Concrete’in karakterlerini ayrıntılı bir şekilde açıklama hali ise hem hikayenin sarkmasına sebep oluyor hem de bazı bölümlerin seyir zevkini düşürüyor. Finaldeki uzun soygun bölümü bile gereksiz aralarla uzadıkça uzuyor, belli ki Tarantinovari diyaloglarına güveniyor yönetmen ama maalesef başarılı olamıyor! (2/5) 

Hasan Cömert
twitter