Unutursam Fısılda (2014): Irmak, Bildiğimiz Gibi

Kaan Karsan
Kaan Karsan
29 Ekim 2014

İlk filminden bu yana geçen on yılı aşkın bir süreye rağmen Çağan Irmak’ın yaptığı sinema hakkında gerçekten emin olduğumuz tek bir şey var: Irmak hem kendisini hem de kendisini takip eden izleyici kitlesini iyi tanıyor. Müzikle direkt olarak alakalı görünüp özünde müziğin ambalajıyla ilgili ve pop kültürünün sığlığına bulanmış bir film olan Unutursam Fısılda ile çıkagelmesi bu yüzden. Irmak, parlayıp sönmüş bir popstarın öyküsünü malum nostalji fetişizminin en kolay tüketilen kılıfına dahil ederek anlatıyor. Etraflıca olmayan, kendisini kapsayan bağlamı ve sosyopolitikayı umursamayan Unutursam Fısılda, “Buralar eskiden dutluktu”nun sadeleştirilmiş nostaljisi arkasına alıyor. Bu noktada filmin ‘içten’ olmadığını söylemek abesle iştigal olacaktır elbette ki. Zira dediğimiz gibi, Çağan Irmak hem kendisini hem de kariyerinin ilk zamanlarından bu yana duygusal bir iletişim kurduğu izleyicisini tanıyor ve film yaparken en çok işin bu tarafını düşünüyor.

unutursam_fısılda_1-2

Farah Zeynep Abdullah’ın canlandırdığı Hatice, öğrenimini henüz lisede sürdüren genç bir kadın. Olur ya, kasabasının en ‘havalı’ kişisi, elinden gitarını düşürmeyen kaymakamın oğluyla uzaktan uzağa bakışıyor. Meslek okulunu henüz bitirmiş, Hatice’nin kardeşi Hanife’nin de aynı çocuğa dair başka türlü bir sevdası var. Zıt kardeşler arasında bir gerilim genç kadınlık yıllarından başlıyor. Zamanda geri dönüşler üzerinden akan hikaye de bu geçmişin şimdiki zamanında başlıyor. Hatice, kasabadan havalı gitaristle beraber kaçmış; on yıllar sonra nankör müzik sektörü tarafından tükürülerek kasabasına geri postalanmış. Vakit, geçmişe bakarak doğrular ve yanlışları hatırlayıp tartışma vakti.

Unutursam Fısılda’nın en önemli referansı elbette ki Yeşilçam Sineması. Yeşilçam’ın tipikleşmiş şablonu her karaktere ve olaya sinmiş vaziyette. Kötü anneler, otoriter babalar, keşfedilmek üzere olan yetenekler ve çok daha fazlası… İşin bu tarafını bir yergi malzemesi haline getirmek haksızlık olur; çünkü bu bir araç değil, amaç. Bu dünyada bir şeyler kazanmak yahut kaybetmek, kötü ya da iyi yola düşmek pek kolay. Bu şablonculuğun etrafında ise yönetmenin tiz bir sesle olan bitene dahil olan eleştirelliği var. Dönemin pop müzik sektörünün taklitçiliği, hırsızlığı, müzisyenleri söğüşleyip yeteneklerini örseleyen ve özgürlüklerini elinden alan tavrı gibi… Lakin işin bu tarafı o kadar ‘detay’ ki, asıl tartışılacak şeyleri en saf duygularımıza hitap eden öyküden ayıklayıp ciddiye almak çok zor. Zira Irmak, kendi hikayesinin içine değil, dışına; özüne değil, kılıfına odaklanıyor.

unutursam_fısılda_2

Peki Unutursam Fısılda’yı müzikle hakiki bir şekilde ilgili bir film olmaktan alıkoyan ne? Bu sorunun cevabı çok basit: Popüler kültürün kendisi. 70’lerde bir şarkının nasıl üretildiğini, üretildikten sonra nasıl yeniden şekillendirildiğini merak eden var mı gerçekten? Ya da Unkapanı’nın çoktan karikatürize edilmiş prodüktörlerinin ezberlerimizin ötesinde nasıl insanlar olduğunu düşünen? Tıpkı şimdi olduğu gibi, o zamanlarda da işin magazinsel boyutu gişe yapıyor. Unutursam Fısılda da bu mirası devralarak, sadece gişe yapması en muhtemel unsurların kabuğunu kırıyor. Hatice ve Tarık’ın ‘bir müzisyen’ olduklarına inanmak çok güç; çünkü film bize –nota görme şerefine nail olduğumuz bir sahneyi saymazsak- işin magazinsel boyutunun ötesine geçebilecek hiçbir şey göstermiyor. Muhtevasındaki şarkıların da kısa bir süre sonra filmin kendisi yerine bestecisi olan Kenan Doğulu’yla anılması bu sebeple ihtimal dahilinde.

Çağan Irmak’ın filminde, duygunun kendisinden ziyade direkt olarak yoğunluğu pompalayan sekanslar, alabildiğine teatral ve şiirsel replikler ve bütün film sadece bu replikleri diri tutabilmek adına çaba gösteren karakterler dışında dikkat çekici pek bir şey yok. Sadece kariyerini takip etme fırsatını bulduğumuz kısa süreçte kamera karşısında her daim doğal tepkiler veren Farah Zeynep Abdullah’ın yerli sinema adına gerçek bir kazanç olduğunu dile getirmek gerekiyor. Filmin en büyük sorununun filmin bizzat kendisi olduğu noktada Abdullah’ın bu denli parlaması gerçekten hafife alınacak şey değil.

Kaan Karsan

kaankarsan@gmail.com

twitter

***

Yönetmen: Çağan Irmak

Senaryo: Çağan Irmak

Oyuncular: Farah Zeynep Abdullah, Mehmet Günsür Hümeyra, Işıl Yücesoy, Kerem Bursin

Süre: 118′

Yapım: 2014, Türkiye

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5