16. Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali Günlükleri – 1

Güzin Tekeş
Güzin Tekeş
11 Mayıs 2013

Tıpkı İstanbul’da baharın müjdecisinin “İstanbul Film Festivali” olması gibi Ankara’da da baharın habercisi “Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali”. Her yıl yurtiçinden ve yurtdışından onlarca filmi Ankaralı sinemaseverle buluşturan festivalin 16. sı bu yıl da Ankara Opera binasında yapılan renkli bir açılış töreniyle başladı. Yurtdışından da pek çok yönetmen ve oyuncunun katılımıyla gerçekleştirilen töreni Laçin Ceylan ve Yetkin Dikinciler sunarken, Perihan Savaş, Zeynep Uslu, Suzan Kardeş ve Yıldız Kenter’e Başarı ve Onur ödülleri verildi.

Her yıl, bir avuç kadının üstün çabasıyla gerçekleştirilen “Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali”nin bu yılki teması “rağmen”. Kadın cinayetlerine, çocuk gelinlere, emek sömürüsüne rağmen… Ankara Kızılırmak Sineması ve Goethe Enstitüsünde gerçekleştirilecek festivalde 12 tanesi yarışma filmi olmak üzere 40 ülkeden 90 film gösterilecek. Ayrıca festival kapsamında “çocuk gelinler” temalı bir fotoğraf sergisi de gerçekleştirilecek. İşte festivalin ilk gününden birkaç film…

The Fifth Season (Beşinci Mevsim)

the fifth

Uçan Süpürge, İstanbul Film Festivali kapsamında gösterilen ve oldukça ilgi gören filmlerden bazılarını da Ankaralı sinemaseverle buluşturuyor. Festivalin yarışma programı kapsamında yer alan “The Fifth Season”, Belçika, Fransa ve Hollanda ortak yapımı bir film. İflah olmaksızın doğanın dengesini bozmaya devam eden insanoğluna “ya bir gün bahar gelmezse” sorusunu sordurmayı hedefleyen film, kışın bitiminin kutlandığı şenlik ateşinin bir türlü alev almayışı ile başlıyor. Kış bir türlü bitip bahar gelmeyince, arılar, inekler, tavuklar, ağaçlar derken doğal hayat hızla yok olur. Kasaba halkı ise bu felaketten birbirini sorumlu tutmaya başlar. Hayatın koşturmacası içinde çok da dikkat etmediğimiz doğa dengesinin aslında ne kadar hassas olduğuna dikkat çekmeye çalışan film, bir yandan da insanların olağanüstü koşullarda nasıl insanlıktan çıktığını ve kitle psikolojisinin tehlikelerini anlatıyor. Festivaldeki ilk gösterimi filmin oyuncularından Aurelia Poirier’in katılımıyla gerçekleştirilen film, özellikle çarpıcı sinematografisi ile dikkat çekiyor. “The Fifth Season”, distopik filmlerde gerçekçilik arayanların kaçırmaması gereken filmlerden.

Yabancı (The Stranger)

yabancı

12 Eylül hesaplaşmasının geçen yıllara rağmen hakkıyla yapılamamış olmasından kaynaklı olsa gerek, Türkiye’den her yıl darbeye kenarından köşesinden dokunan ama fazla da merkezine almayan birkaç film çıkıyor. Yazık ki bu filmlerden nerdeyse hiç birisi görevini layıkıyla yapamıyor. Kadın yönetmen Filiz Alpgezmen’in festivalin “Türkiye’den Filmler” bölümünde izlenebilen filmi “Yabancı” da maalesef bunlardan biri. Daha önce dizi projelerinden tanıdığımız yönetmenin ilk uzun metrajı, ailesi 80 darbesi sırasında Türkiye’den kaçıp Fransa’ya yerleşmek zorunda kalmış Özgür’ün, babasının cenazesini Türkiye’de defnetme mücadelesini anlatıyor. Kendi ülkesine yabancı kalmış bir kadının, bürokrasinin çarkları arasında oradan oraya sürüklenmesi doğru yakalanmış bir tema da olsa film kısa sürede ekseninden kayarak yolunu kaybediyor. Yine de filmin sünnet düğünü sırasında geçen bölümleri ve toplumun son yıllarda burjuvalaşan muhafazakâr kesimine dair yapılan göndermeler dikkat çekici. Herhalde bu denli gerçekçi bir düğün sahnesini en son Yeşim Ustaoğlu’nun “Araf” filminde görmüştük.

Silent City (Sessiz Şehir)

silent city
Hollanda, Lüksemburg ve Belçika ortak yapımı olan “Silent City”, balık hazırlama işinin ustalıklarını öğrenmek için, Hollanda’dan kalkıp Japonya’ya giden genç bir kadının hikâyesini anlatıyor. Ne dilini ne de kültürünü bildiği bir ülkede sudan çıkmış balığa dönen genç kadın her türlü zorluğa rağmen burada kalmak için direnirken, balıklara olan tutkusu da günden güne artar. Threes Anna tarafından yazılıp yönetilen film, festivalin yarışma programı kapsamında yer alıyor. Yönetmenin yalnızlık ve yabancılık temalarını balıklar üzerinden şiirsel bir dille anlatmaya çalıştığı film, sıra dışı filmografisinin yanı sıra, başrol oyuncusu Laurence Roothooft’un etkileyici performansıyla da dikkat çekiyor. Kısaca söylemek gerekirse “Silent City”, Uzakdoğu kültürüne meraklı olanların ve hep bildiğimiz şeyleri farklı şekillerde anlatan filmleri sevenlerin ilgiyle izleyebileceği türden bir film.

guzintekes@gmail.com