Vincent (1982): Tim Burton Otobiyografisi

Vincent ismindeki bu küçük çocuk kendini korku filmlerinin ve Poe uyarlamalarının başaralı aktörü ‘Vincent Price’ zannetmektedir. Yarattığı hayal dünyasını ise Edgar Allan Poe’nun (bana göre) eşsiz hikayeleriyle süslemektedir. Tabii annesi, oğlunun bu durumundan pek haz etmemekte, “normal” diye adlandırabileceğimiz o sıradan çocuklardan birisi olmasını istemektedir. Bu kısa stop-motion animasyon filmi, bize Tim Burton geleceği hakkında net bir fikir veriyor. Yapmak istedikleri ve yapacakları hakkında “otobiyografi” tarzında bir çalışma. En basitinden yönetmenin sonraki çalışmaları içinde yer alacak “Nightmare Before Christmas” ve belki de “Corpse Bride” için bir referans..

Unutulmaz kült korku filmi aktörü Vincent Price’ın sesinden şiirsel bir anlatımla süren film, olay örgüsü bakımından da klasik Tim Burton gotik temasının etkisini taşıyor. Filmin siyah beyaz oluşu bunu bize daha da iyi hissettiriyor. Poe’nun paranoyak ve otistik öykülerini kendi kafasında yeniden yaratan ve yaşayan Vincent; çok sevdiği uğursuz bakışlı karısının canlı canlı gömüldüğünü zannederek mezarını kazan, gotik evinde lanetlendiğini ve bir daha oradan asla çıkamayacağını, sonunun geldiğini hisseden, her defasında odaya giren annesinin sesiyle gerçek hayata dönen bir karakter. Aslında karakter olarak da, görünüş itibariyle de Tim Burton’a fazlasıyla benzemekte.. Ve aslında Burton daha önce de dediğimiz gibi sinema yaşamına kendi otobiyografisini yine kendi üslubu ile çekerek başlamış. Zaten Burton hemen hemen her filmindeki karakterlerinde mutlaka kendini kullanıyor. Yani o ürkek, çocuksu ve garip diyebileceğimiz tavırlarını Frankenweenie, Edward Scissorhand, Mars Attacks, Sleepy Hollow, Big Fish, Charlie and the Chocolate Factory, Corpse Bride ve biraz kanlı versiyon olarak Sweeney Todd’da da görmek pek mümkün.

 

Işık ve gölge oyunları, uzayan ve formunu yitiren duvarlar, siyah beyaz tema ve bu temaya uygun damalı zemin, ekspresyonist gerginliğini taşırken; birçok defa gotik korku filmlerine göndermeler gözden kaçmıyor. Vincent teyzesini canlı canlı balmumu kazanına atarak mumyalıyor, köpeği üzerinde elektrikli çılgın deneyler yaparak onu bir canavara dönüştürüyor.. Çoğu filminde kullanmaktan vazgeçmeyeceği objelerin orijinini görmek açısından çok değerli ve bana kalırsa başarılı bir film. Vincent’ın geliştirdiği canavar BeetleJuice’taki kum kurtlarını veya Nightmare Before Christmas’ta çam ağacını yutan yılanın bir önceki sürümü gibi. Uzayan ve yamulan kapılar yine BeetleJuice’dan akılda kalanlardan. Öldüğünü zannettiği ve aslında olmayan karısının mezar taşı da, “Frankenweenie”, “Beetle Juice” ve “Nightmare Before Christmas”taki mezar taşlarının bir öncüsü olarak değerlendirilebilir. Kısacası her şeyi ile Vincent, Tim Burton sineması hakkında bir yol gösterici, sinemasal bir otobiyografi olarak başarılı bir şekilde karşımıza çıkıyor.

Not: Yazı, balkabagikralisakir tarafından kaleme alınmıştır.

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5