The Village (2004): Korkunun Filmi

Kaan Karsan
Kaan Karsan
06 Mart 2012

Not: Yazı, film hakkında belli başlı sürpriz-bozanlar içeriyor olabilir.

Gözlerden çok uzakta, ürkütücü bir ormanın tam ortasında yapayalnız bir köy ve bu içe kapanık köyün kendi kendilerine yetebileceklerini düşünen, ıssız insanları…  Acımasız dünyadan firar edip de karanlığa öteledikleri dünyevi kavramlardan yalnızca birkaç tanesine ihtiyaç duyuyorlar, yalnızca birkaç tanesi kalmış bu nedenle ellerinde: Masumiyet, aşk ve elbette ki korku… Suçu var güçleriyle toprağın altına gömmüşler, bu nedenle masumlar; içsel insani duygularla güdülenen ve aidiyet hissiyatı ile biçimlenen bir dünyaları var, bu nedenle aşıklar; kötücüllüğü ruhani dünyalarından tamamen kovmak için de, ölesiye korkuyorlar, korkaklar. Masumiyet, aşk ve korku duyguları bu köyün insanlarını şekillendiriyorlar.

“Geçmişteki acılar” başlangıç noktalı ütopik operasyonlar, yalnızca sinemanın değil, edebi bağıntılı birçok sanat dalının köklerinde bir alt tür olarak mevcut. Aslında The Village’ı ütopik edebiyatın genel akışından ayıran nokta ise dönemsel olarak gelecekten bir portre çizen çoğu ütopik eserin aksine geriye, geçmişe dönüşlü olması ve muhafazakar bir ‘ideal toplum yapısı’ mekanizmasını ana çarkına oturtmasıdır. Bu nedenle tematik olarak beslendikleri en derin duygu ‘korku’ olan her topluma uyarlanabilecek bu korumacı ütopyayı yalnızca bir 11 Eylül sonrası alegorisi boyutuna indirgemek kolaycılık olacaktır.

Modern toplumun loş gölgesinden arındırılmış, masumiyet potasında özenle sadeleştirilmiş bir insan doğası var Shyamalan’ın odağında. İnsanın en yalın halinden harekete geçiyor olmak, yönetmene çok geniş bir hareket alanı sağlıyor. İnsan gibi ruhsal dünyası uçsuz bucaksız bir varlığın, derinlemesine bir korkuyla doldurulmuş bir ortamda, kendini en içsel ve düşsel hislerine bu kadar bağlı ve masum bulabilmesi, öykünün ne kadar virajlı yollardan geçeceğinin sinyallerini epey evvelden veriyor aslında. Herkesin birbirini tanıdığı, sevdiği; tertemiz geleneklerin aynen devam ettirildiği; kötü olarak nitelendirilebilecek her şeyin köyü çevreleyen ormana itelendiği bir yaşamsal imece, yalnızca köyün sınırları dışına sinmiş olan bir tehditten, yani ormanda yaşayan ve rahatsız edilmedikleri sürece köyün sınırlarına girmeyen yaratıklardan korkuyor.

Hayata dair hayallerle temellendirilmiş ve sağlam bir çatıyla örülmüş bu ütopyayı yıkan ve bir anda çarkları tersine çevirip distopik hale getiren ise, elbette ki yine bir insan oluyor. Shyamalan’ın bu noktada direksiyonu köydeki bir meczupun üzerinden kırması, aslında farklı okumalara oldukça açık. Her durumun kuralına göre telafi edildiği bir ortamda bir ‘deli’nin çıkıp da, köyün tüm toplumsal denklemini altüst etmesi, temelde sistemin bozuk çarklarına ve hiçbir sistemin kusursuz olamayacağına işaret ediyor. Akli dengesi yerinde olmayan Noah karakterinin, duyumsadığı derin kıskançlık sonrası işlediği suç, korunan tek olgu olan masumiyetin bir anda yitirilmesine yol açıyor. Ivy ve Lucius’un çok inandırıcı bir şekilde, altın tabakta sunulan naif aşkları, köyün yasak rengi olan kan kırmızısının öfkesine bulanıyor. Bu noktada, Shyamalan, içinde insanın bulunduğu her toplum yapısının bir distopya olduğunu hiç çekinmeden, dolaysız yoldan söylüyor.

Bu noktada da Edward karakterinin yaşlılar heyetinin gizli buluşmasında köyün işlevine ve bu işlevsel parçalanışına dair yaptığı ikna edici konuşma tüm eserin özetini geçiyor ve son sözü söylüyor. Shyamalan, masumiyet insancıl bir kavram değildir, diyor. Fakat her şeye rağmen aşkın saflığına, aşkın cesaretine, aşkın rehberliğine, aşkın gözü körlüğüne yapılan övgüler, insanlığa dair umut vermeye devam ediyorlar. Zira köyün ütopyası yerle bir olsa da, Ivy ile Lucius’un duygusal ütopyaları, en ufak bir zarar bile görmeden, sevmenin büyüsüyle, yıkılmadan korunuyorlar. Çünkü dünya aşk için dönüyor.

***

Kaan Karsan

kaankarsan@gmail.com

twitter

***

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5