The Raid 2 (2014): Hikayeyle Dövüşürken

Kaan Karsan
Kaan Karsan
02 Nisan 2014

Gareth Evans, serinin ilk filmi The Raid’i sessiz sedasız festivallere gönderdiğinde muhtemelen ekibi hariç kimse bunun nasıl bir olduğunu kestiremiyordu. Filmin afişinde yapayalnız bir adam, oldukça heybetli bir binaya bakıyordu (Sonraları filmin Amerika afişine bir helikopter de eklendi elbette). Filmde ise o adam o binaya giriyor, dev bir kötülük fırtınasına karşı savaş açıyordu. Film neredeyse iyilik ve kötülüğün kadim savaşı dışında hiçbir şey anlatmıyor, öykünün altını mümkün olan en kısık ateşte yakıyor ve dövüş sanatının safi estetiğinden farklı bir tecrübe çıkarmayı amaçlıyordu. Nihayetinde gelen ilk tepkiler sonucu belli ki Evans amacına ulaşmış, seyirciler sinema salonunda filme ‘maç izliyormuşçasına’ tepkiler vermiş ve The Raid hatırı sayılır bir hayran kitlesi yaratmıştı. Evans için artık bunun devamını yapmak kaçınılmazdı.

raid 2 - 2

The Raid 2: Berandal, ilk filmin bittiği noktadan başlıyor. İyi adam ilk görevden alnının akıyla çıkmış; ancak kötülüğün ısrarcılığı yakasını bırakmamış elbette. Evans, ‘hikayenin kocaman bir bahane’ olduğu ilk filmin akabinde daha önce kurduğu mafyatik mekanizmanın sınırlarını bu kez genişletiyor.

ndal’da daha fazla karakter, haliyle daha fazla hedef ve dolayısıyla  daha fazla kavga var. İyi-kötü arasındaki çatışmayı derinleştirmek adına filme eklemlenen kötü-kötü çatışması filmin süresini epeyce meşgul ediyor. Film, ilk ilk filmin aksine hikayeyi daha fazla umursuyor ve karakterlerini daha fazla tanıtma amacını güdüyor.

Bu durum, Evans’ın ilk filmdeki tavizsiz yaklaşımıyla aldığı övgülerin azalmasına yol açabilir. Zira ilk filmin kayıtsız şartsız duyarsızlığının yerinde bu kez daha dramatik ve daha konuşkan bir metin var. İlk filmin kendi dramasını kendi yaratan, müdahalesiz, gerçek bir ‘boks maçı’ olduğunu söylemek mümkündü.  İkinci film ise bir ‘ön hikayeyle’ yola koyulan, içine yönlendirilmiş bir hikaye kaçmış, daha kurgusal bir boks maçı bahşettiğini söyleyebiliriz. Evans, sonu gelmeyen, uzun ‘kavga şov’ planlarının arasına kayda değer miktarda ‘söyleşi’ karıştırmış bu kez. Şiddet estetiği kurmak konusundaki başarısını bu alanda göstermemesi The Raid 2: Berandal’ı tartışmasız bir şekilde yavaşlatıyor. Filme sade bir aksiyon filmi olarak bakmak gitgide zorlaşıyor.

the raid 2

Diğer taraftan Evans’ın büyük ve yakın zamanda eşine rastlanmamış aksiyon yönetimi becerisi ise aynen devam ediyor. Nihayetinde The Raid 2: Berandal’ı unutulmaz bir bütün olarak hatırlayamayacak olsak da filmin kısım kısım unutulmaz sekanslar ihtiva ettiğini dile getirmemiz gerekiyor. Özellikle filmin ilk bölümünde hapishane bahçesindeki dövüş sekansı belki de tüm zamanların en iyilerinden. Evans’ın ilk filmin klostrofobik atmosferini dış mekana da aynı şekilde taşıyabildiğini görmek hem ilginç, hem güzel. Bir bilgisayar oyunundaymış gibi, her yeni seviyede daha güçlü bir rakiple karşılaşan başkarakterimizin sarf ettiği efora yakından tanık olmamızı sağlayabilmesi de ayrı bir başarı elbette. Sözün özü, ilk filmin ‘muhteşem’ tarafı ikinci filmde de, kimi ‘fazlalıklar’ ile devam ediyor.

The Raid 2: Berandal, ilk filmin beğenenlerini aynı oranda, hatta belki de daha fazla, tatmin edecektir. Biz ise Evans’ın özellikle işin dramaturji tarafında kendisine yardımcı olabilecek olan, taze bir zihne ihtiyaç duyduğunu düşünüyoruz.

Kaan Karsan
kaankarsan@gmail.com
twitter

***

Türkçe Adı: Baskın 2
Yönetmen: Gareth Evans
Senaryo: Gareth Evans
Yapım: Endonezya, 2014
Oyuncular: Iko Uwais, Yayan Ruhian, Arifin Putra, Julie Estelle
Süre: 150′

***

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
1 vote, average: 3,00 out of 51 vote, average: 3,00 out of 51 vote, average: 3,00 out of 51 vote, average: 3,00 out of 51 vote, average: 3,00 out of 5