The Purge (2013): Zeki Değil; Çalışmıyor

Kaan Karsan
Kaan Karsan
12 Eylül 2013

Gün geçmiyor ki yeni bir cin fikirli yönetmen karşımıza çıkıp bizlere hayat dersi vermesin. Hiç bitmeyen bu programdaki bu haftaki konuğumuz The Purge’ün yönetmeni James DeMonaco… Kendisini belki de Francis Ford Coppola fiyaskosu Jack’ten tanıyorsunuz ya da -kimbilir- tanımıyorsunuz. İşin bu kısmı mühim değil. Hatta daha da ileri gidelim: İşin bu kısmı saygı duyulası… Şimdi diğer kısma geçelim.  James DeMonaco, birkaç sene evvel Staten Island’da müjdelediği, suç filmi konusundaki beceriksizliği yetmiyormuş gibi yeni türlere yelken açıyor. Bizleri 10 senelik bir zaman atlamasıyla 2023’e, ‘arınma gecesi’nin organize edildiği yıllara götürüyor.

The Purge’ün takdim ettiği yakın gelecek –şakasızca- cin fikirli… ABD, suçu kontrol etmek konusunda yeni bir fikir bulmuş ve insan zihninde barınan tüm suç güdülenmelerinin dışarı salınabileceği bir gece aranje etmiş. Bu gecede belirli kurallar dâhilinde bütün pislikleri yapabiliyor, en adi suçları işleyebiliyorsunuz. Böylece insanlar içlerindeki kötülüklerden arınmanın fırsatını buluyorlar. Dahası da var. Bu suçlar için hiçbir mahkeme bir yaptırım uygulamıyor; bu süreçte polisler izne çıkıyor. Özgürlükler ülkesi Birleşik Devletlerin vatandaşları, bu gece aracılığıyla günahlarını bir güzel boşluğa salıyorlar. Dışarıdaki durum içerideki hali de etkiliyor elbette ki… Ülkenin zenginleri güvenlik sistemlerinden kaleler yaratmış haldeler. Filmin odağındaki aile de ‘o’ zengin ailelerden… Hem de parasını bu gecenin yarattığı ‘talebi’ kullanarak kazanmış bir aile…

Filmin dünyasında ‘2013’ dünyalısına tuhaf gelen bu gece ziyadesiyle olağan… Her zamanki önlemler alınıyor. Arınma gecesi yılbaşı gecesiymişçesine ‘ev’ programları yapılıyor; bir tek tombala eksik kalıyor. Ancak o da nesi? İşler, izleyicinin de şahit olacağı ‘o’ gecede pek yolunda gitmiyor. Zira ‘yetişkinlerin’ alıştığı bu sistem ‘Bu işte bir yanlışlık var!” diyen çocuklar tarafından yerle yeksan ediliyor. Böylece kalenin duvarları yıkılıyor ve bu ‘masum’ ailenin evine türlü ‘suçlar’ hâsıl oluyor. Gerisi malum…

the purge

The Purge’ün kötü olmasının iki büyük sebebi var. Birinci sebep filmin çok kötü çekilmiş olması… James DeMonaco, isminin heybetini anlatıma taşıyamıyor. Bir ‘Ev İstilası’ filminin hiçbir anında gerginlik yaratılamıyorsa spot ışıkları yönetmenin üzerine düşecektir elbette… Aynı sahneyi birkaç kez çekerek ezbere germe çabasından, karakterlerini ‘unutmaya’ kadar uzanan geniş bir yelpazede sonsuzluğa uzanan hatalar yapan DeMonaco, besbelli maharetsiz bir hikâye anlatıcısı.

İkinci ve daha zedeleyici sebep ise filmin çok kötü yazılmış olması. DeMonaco, hiçbir ek bilgi vermeden oldukça anlamsız bir distopya türetiyor. Halbuki sağlam bir neden-sonuç örgüsünde aynı mesele mantıklı bir boyuta taşınabilir; filmin tüm yersizlikleri ve zamansızlıkları anlam kazanabilirdi. Ancak DeMonaco’nun tavrı şundan ibaret: “Oldu işte.”. Bambaşka politik gözlemlerle, hali hazırda sahip olduğu sığlığı ve bayağılı bile aşabilecek olan film DeMonaco’nun tembelliği nedeniyle eksik kalıyor. Açıkça belirtmek gerekirse, DeMonaco filmin her anında ‘politik’ derinliğe sahip, sağlam bir gerilim filmi yerine sıradan bir istila filmi çekmek istiyor gibi görünüyor.

Uzun lafın uzunu, The Purge, halet-i ruhiyesi pek anlaşılamayan; sınıfsal çatışmalar konusunda kurduğu cümleler kurmadıklarından ayırt edilemeyen; dayanaksız, dayanıksız ve sakil bir film. Sakilliği ise maalesef bilinçli bir sakillik değil. İkincisinin yapılacağına dair dedikodular dolaşıyor. Müjdemizi isteriz.

 

Yönetmen: James DeMonaco

Senaryo: James DeMonaco

Yapım: ABD, 2013

Oyuncular: Ethan Hawke, Lena Headey, Max Burkholder, Adelaide Kane, Edwin Hodge

Süre: 85′

***

Kaan Karsan

kaankarsan@gmail.com

twitter

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
1 vote, average: 1,00 out of 51 vote, average: 1,00 out of 51 vote, average: 1,00 out of 51 vote, average: 1,00 out of 51 vote, average: 1,00 out of 5