The Birds (1963): Kuşlarla Korkutmak Mı? Daha Neler!

Kaan Karsan
Kaan Karsan
09 Temmuz 2012

Hitchcock’un sinema için neden çok önemli bir yönetmen olduğunu, hatta kimi zaman tek başına sinemayı ifade edebildiğini kabul etmek için binlerce sebep bulabiliriz belki de.  Bulacağımız bu nedenlerin çoğu, aslında ve temelde çok şaşırtıcı olsalar da, Hitchcock adıyla beraber dile geldiklerinde şaşırtıcılıklarını yitirirler. Çünkü bahsettiğimiz gibi, ele aldığımız yönetmen Alfred Hitchcock’tur ve sinema adını verdiğimiz bu görsel sanat Alfred Hitchcock’tan sonra seyircisinin zihninde işgal ettiği alanı genişletmiş ve yepyeni tanımlar kazanmıştır. Bu nedenle bu mükemmeliyetçi, kusursuz, çığır açıcı ve göz kamaştırıcı dehanın takdim ettiği dünyalar özel oldukları kadar beklendik dünyalardır aynı zamanda.

Ancak Hitchcock’u tanıyan ve yönetmenin sanatsal ifade mevzuundaki sınırsızlıklarını bilen bir sinemasever bile yeri geldiğinde şaşırmadan edemiyor. Örneğin, 1960’larda yaptığı ve kuşları ana gerilim unsuru olarak kullandığı The Birds’ün halen nasıl bu kadar ürpertici ve anlaşılmaz olduğu tam bir muamma.  Öyle ki korkmamız gereken ve önünde sonunda korktuğumuz hayvanlar, doğanın kapsama alanı nedeniyle her daim birlikte yaşamaya mahkûm olduğumuz ve bizim yaşam alanımızdaki tavırlarını kanıksadığımız hayvanlar: Kuşlar…

The Birds’de Hitchcock’un –kendi külliyatının şahsi terimi olan- ‘macguffin’ tekniğini filmin hem başlangıç ve hem de varış noktası olarak kullandığı aşikâr. Neden ve nasıl sorusuna dair kimi ipuçlarını içerisinde barındırsa da direkt cevaplar vermekten kaçınan ve “öyle oldu işte” yargısından bir adım öteye gitmeyi reddeden bir film The Birds. Zaten gerilimi, gizemi ve duygusu da tam olarak buradan geliyor. Hitchcock, biz tembellerin izleyici alışkanlıklarını umursamıyor ve yansıtmayı amaçladığı ‘doğanın saldırısı’ paranoyasını nedenselliği bütünüyle reddederek yansıtıyor. Gaipten gelen bir saldırının işleniş mekanizmasına ilk olarak yönelteceğimiz basit ve saf sorulardan hiçbirinin cevabını bulamıyoruz.

Doğada örümcekler, akrepler, hamam böcekleri, ejderler, kaplanlar ve bu canlılara benzer, vahşilikleri su götürmez türlü türlü ürkütücü varlık mevcutken Hitchcock’un gidip de gökyüzündeki kanatlı dostlarımızı seçmesi elbette ki sebepsiz değil. Hiç şüphe yok ki bu filmin adı The Birds yerine, The Spiders ya da The Scorpions olsaydı, ortaya çıkacak kerameti kendinden menkul filmin küçük canavarları zaten özlerinde korkutucu oldukları için korkutucu olacaklardı. Bu nedenle Alfred Hitchcock doğa hiyerarşisinin sakin bölümlerini bir tür sürprizli sakilliğe doğru devşiriyor ve insani savunma mekanizmalarımızı en zafiyetli noktalarından vuruyor.

Hitchcock’un paranoya yüklü, distopik kıyamet atmosferinin doğayla bu denli iç içe olması da filmin bir diğer güçlü ve gerilim yaratan özelliği. Zira filmin öyküsel oluşumu esnasında gerçekten muhtelif coğrafyalarda cereyan eden kuş saldırılarından esinleniliyor ve yola çıkılıyor. Zamanın işleyiş istikameti nedeniyle her daim bugünü yaşadığımız ve yarını asla tahmin edemediğimiz mavi dünyamızda kıyametin bir adım ötemizden gelebileceği tasviri kuşkusuz tüyler ürpertici ve anlık bir olgu. Fantastik bir fikrin natüralist zuhuru olarak niteleyebileceğimiz The Birds’ün dört başı mamur gerçekliğinin yaratımı olan karanlık gölge de bizim gerçeklik algımızdaki saflığın ve kolaycılığın üzerinde oluşuyor.

The Birds üzerinden geçen elli senenin ardından insanoğlunun doğayla olan çatışmalarının gün geçtikçe güçlenmesinden de kaynaklı bir tesirle gerilimini gitgide yükselterek Hitchcock kütüphanesinde parıldamaya devam ediyor. İnsanoğlu, her icadıyla, keşfiyle, tarihinde ilelebet var olmuş olan yayılmacı politikasıyla gün geçtikçe doğayı daha iyi kontrol edebildiğini sanıyor olsa da, doğa belki de en ağır tepkisini en net şekilde gösterebilmek için gizlice fırsat kolluyor.

***

Kaan Karsan

kaankarsan@gmail.com

twitter

***

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5