Sudan Korkan Adamlar (2012): Derenin Ardı

Sinan Yusufoğlu
Sinan Yusufoğlu
13 Şubat 2013

Bahoz (Fırtına) ve Welcome gibi filmlerden tanıdığımız oyuncu Selim Akgül ve çalıştığı film setlerinin ardından kısa filmler çekmeye başlayan Seren Gel’in yönettikleri, militarizmle oldukça minimalist bir sinema diliyle hesaplaşan Sudan Korkan Adamlar; yalın ve gerçekçi hikayesiyle savaşın yaşandığı bir köye yerleştiriyor kamerasını. Küçük bir çocuğun ‘sisifos’ misali sürüklediği taş parçasıyla açılan film, Kürt meselesinin çözümsüzlüğe itilmiş tarihine de iyi bir göndermeyle başlıyor. Askerlerin bir baba ve çocuğu üzerinde yarattıkları psikolojik (ve yer yer fiziksel) şiddete mesafeli bir yerden bakmayı deneyen film, şiddetin absürtlüğüyle ve bu şiddet karşısında babadan ziyade oğlun takındığı duruşla ilgileniyor daha çok.

Sudan Korkan Adamlar Film Foto 1 (1)

Askerlerin geçiş güzergahı üzerinde bulunan dereden geçebilmeleri için babanın sırtına binmelerini izliyoruz uzun bir süre. Militarizmin yıkılmaz imajını alt üst eden bir ironiye sahip hikaye; devletin güçlü aygıtlarından biri olan orduya boyun eğen insanları ‘baba’ figürü üzerinden eleştirmekten geri durmuyor. Dereden geçmekten korkan askerleri taşıyan baba ve babayı gözetleyen oğul üzerinden ‘işbirlikçilik’ karşısında yaşanan travmaya da işaret eden film, bu travmayla baş etmeye dair tutarlı bir anlatı kurabiliyor. Babanın militarist şiddeti kabullenişiyle, çocuğun bu şiddete karşı duruşu arasında bir karşıtlık kuran film, günümüzün politik atmosferi (savaş ve göç mağduru çocuklar) düşünüldüğünde daha da anlam kazanıyor.

Tekinsiz ve belirsiz bir atmosfer yaratarak seyirciyi huzursuz etmeyi başaran Sudan Korkan Adamlar, son dönem oldukça güçlü filmlere imza atan ve uluslararası başarılar yakalayan Kürt kısa film yönetmenlerinin sinema dilinin gittikçe minimalize olmasına da önemli bir örnek. Son dönemin önemli kısa filmlerinden Be Deng (Sessiz / Rezan Yeşilbaş) ve Gerayiş’te (Arayış / Çetin Baskın) olduğu gibi hikayesini sessizlik üzerinden anlamlandıran bu filmlerde yönetmenlerin, çözümsüzlükten başka bir anlam ifade etmeyen savaşın kabuk tutmayan yaralarına olgun bir sinemayla karşılık verdiklerini de görüyoruz.

Sudan Korkan Adamlar’ın geneline yayılan sabit kamera kullanımı, hikayeyi belli bir mesafeden seyreden izleyiciye ve savaşa yıllardır sadece ‘seyirci’ olarak yaklaşan topluma biçimsel bir mesaj vermekten kaçınmıyor. Güçlü atmosferi ile biçimci bir anlatım dilini askerlik mevzusu üzerinden kuran film, geçtiğimiz yılın en iyi filmlerden biri olan Emin Alper’in yönettiği Tepenin Ardı’yla da akrabalık kuruyor. Film, savaşın (ve militarizmin) akıl dışılığını yalın ve etkileyici bir biçimde görünür kılmayı başardığı için defalarca izlenmeyi hak ediyor.


Mêrên Ji Avê Ditirsin / Sudan Korkan Adamlar

Yıl: 2011
Süre: 11: 44

Yönetmen: Selim Akgül & Seren Gel
Oyuncular: Yılmaz Yalçın, Baran Salman, Hasan Cansu

Sinan Yusufoğlu

sinan.yusufoglu@gmail.com

(Bu yazı daha önce Yer Gösterici Sinema Dergisi’nin Şubat sayısında yayımlanmıştır.)