Sinema Kitapları: Gecenin Çocukları “Son Dönem Korku Sinemasında Vampir Karakterinin Dönüşümü”

Neslihan Güngör
Neslihan Güngör
22 Temmuz 2012

Her çağ ihtiyaç duyduğu vampirleri yaratır” (1)

Sinema toplumsal dönüşümlerin en rahat izlenebildiği sanat dallarından biridir. Bu durumu ispatlar nitelikte bir çalışma olan, Ulaş Işıklar’ ın Gecenin Çocukları isimli kitabı  sosyo-kültürel dinamiklere bağlı kalarak sürekli değişmekte olan  korku sinemasını ve özelde vampir karakterini inceliyor.

Kitap tarihsel gelişimi içerisinde vampir filmlerini ilk örneği olan Melies’ in “Manastırdaki Şeytan’ ından (3) Karanlıklar Ülkesi (4) serisine kadar analitik bir çözümlemeyle anlatırken, Türk sinemasından başarılı örnekler olan “Drakula İstanbul’ da” (5) ve Karanlık Sular’ ı (6) da ihmal etmemiş.

Filmler kronolojik temelde yönelim ve ülkelere göre ayrıştırılırken, seyircinin film izleme zevkini indirgemeyecek bir şekilde temellendirilerek sunuluyor okura. Işıklar, film yorumlarına geçmeden önce korku sinemasında vampir mitini, vampir kavramı, kan olgusu ve yerel inanışlara göre açıklayıp, edebiyat alanındaki temsillerinden de söz ederek, sinemadaki tanımlanışının okunmasını kolaylaştıracak bir metot yaratmış oluyor.

Kitabın en başarılı yönlerinden biri de korku sinemasına vampir karakteri üzerinden yaşanan değişimi açıklarken, korku duygusunun detaylı bir tanımını yapması olarak görülebilir. Işıklar, kitabın daha girişinde korkuyu “İnsanın en temel duygu durumlarından biri” olarak tanımlayarak, “tarih boyunca çeşitli formlardaki kültürel içeriklerin çıkış noktası olduğunun” altını çiziyor. Yazar, “ insanların hissettiği korkuların, hem genetik olarak hem de önce sözlü sonra da yazılı kültürel içerikler biçiminde kuşaktan kuşağa aktarılmış, böylece insanın ortaya çıkışından günümüze kadar kesintisiz ve sürekli çeşitlenerek büyüyen bir korku kültürü ortaya çıktığını” belirterek okura kitabın yöntemine dair de ipucunu vermiş.

Yazar bu bölümde “temel iddiasının, korku sinemasındaki vampir imgesinin, içinde bulunduğu dönemin toplumsal belirleyicileri tarafından yeniden üretildiği ve o dönemde var olan ideolojik ve kültürel anlamların temsil edildiği bir alan olduğunu” söylemekte.

Gerçekten de insanoğlunun baş edemediği sorunlar karşısında –özellikle ölüm- bunları somut bir şekle dönüştürerek –vampir karakteri- olgusal bağlamda çözmeye çalışması bir tavır olarak hala varlığını sürdürmektedir.

Tam da bu nedenle kitabın ilk bölümü bir kavram olarak korkunun ideolojisine bakarken, miti en fazla yaratıcı detayla kullanan korku sinemasına ve vampir filmlerinin geçirdiği evrimi göz önüne serer nitelikte bir çalışma.

Yazar, korkunun bir sanatsal yaratıda kullanımı açıklarken ise Aristo’ nu katarsis kuramından bahsederek; “kabusları yüzeye çıkartma özelliğine sahip korku anlatıları yazarı, izleyiciyi veya okuru yatıştırmakta, arındırmakta ve kötülük yapmasını engellemektedir.” diyor.

Kitabın ikinci bölümünü oluşturan Korku sinemasında vampir mitinde ise, kavram olarak vampir, kan olgusu ve çeşitli kültürlerde vampir miti üzerinden, edebi metinlerde vampirin izi sürülüyor. Bu anlamda sinemanın beslendiği bir kaynak olan  Bram Stoker’ ın Dracula romanı ve Yirminci Yüzyılda Vampir Edebiyatı bölümü, türün klasik eğilimden modern yaklaşıma uzanan çizgisini anlamak açısından oldukça yararlı.

Bölümün devamında ilk örneklerden günümüze tüm vampir filmleri irdelenerek hem sinemaseverlerin bilgilerini tazeleyip derinleştirebileceği, hem de konuyla ilgili araştırmalarda rehberlik edecek bir kaynak oluşturulmuş.

 

(1)    Nina Auerbach, Our Vampires, Ourselves, 1995, s: 240

(2)    Gecenin Çocukları “Son Dönem Korku Sinemasında Vampir Karakterinin Dönüşümü”, Ulaş Işıklar, Avrupa Yakası Yayınları, s: 200

(3)    Ulaş Işıklar biyografisi için; http://www.kameraarkasi.org/yonetmenler/ulasisiklar.html

(4)    La Diable au Couvent, Georges Melies, 1899

(5)    Underworld-Len Wiseman, 2003

(6)    Drakula İstanbul’ da, Mehmet Muhtar, 1953

Filmde Kont Drakula rolündeki Atıf Kaptan, duvardan baş aşağı inmesi ve kan emmek için uzayan köpek dişleriyle ardılı vampir karakterlerinin temsilini belirleyen bir özgünlüğe sahiptir.

(7)    Karanlık Sular, Kutluğ Ataman, 1993

 

Neslihan Güngör

gungorness@hotmail.com

Twitter