Siirt’in Sırrı İnternette Gösterimde!

Sinan Yusufoğlu
Sinan Yusufoğlu
09 Ağustos 2013

Erkek sporu olarak dayatılan güreşte başaralı olabilmek ve daha huzurlu bir gelecek kurabilmek için başta ailesine ve yaşadığı muhafazakâr ataerkil topluma karşı mücadele veren Evin Demirhan’ın güreşteki ulusal ve uluslararası başarısını etkileyici bir belgesel diliyle ortaya koyan Siirt’in Sırrı, ülkenin ‘doğu’sunda genç bir kadın olmak, erkek egemen bir toplumda spor yapmak, toplum ve devlet baskısı gibi birçok konuyu genç sporcu Evin Demirhan’ın mücadeleci kişiliği ve zor yaşamı üzerinden perdeye taşıyor.

Geçtiğimiz yıl Adana ve Antalya Film Festivali gibi önemli festivallerden ödüller alan, İnan Temelkuran ve Kristen Stevens’in yönettikleri Siirt’in Sırrı nihayet alternatif bir dağıtım modeliyle internet üzerinden gösterimde.

http://siirtinsirri.filmbinder.com/ sitesi üzerinden 3.99 $ gibi cüzi bir miktar karşılığında seyirciyle buluşan film bu dağıtım modelinin tutup tutmayacağı konusunda da bir ‘deney’ işlevi görecek.

Belgeseli internet üzerinden gösterime sokan filmin yönetmenlerinden İnan Temelkuran’a bu dağıtım modelini neden tercih ettiğini sorduk:

“Tabii ki başka yolumuz olmadığı için bu dağıtım modeli… Hiçbir televizyon kanalı satın almadığı için… Sinemalarda oynatmaya gücümüz yetmediği için ve tabii ki daha bir çok neden sayabilirim. Bunları biliyoruz ama biraz açalım. Filmi TRT’ye sunduk. Malum soyadımızdan dolayı cevap bile gelmedi. Özel kanallardan Kanal D, STAR, CNN ve Haber Türk’e gönderdik. İlgilenmiyoruz dediler. NTV ise “para verin gösterelim” dedi.

İnan Temelkuran şöyle devam etti:

“Bütün bunlar çoğu bağımsız yapımcının aşina olduğu şeyler. İnternet üzerinden dağıtım için Türkiye’de Türk Telekom var ama ona da filmi satmanız gerekiyor. MUBI gibi yerlere de filmi satmanız gerekiyor. Filmi satmadan, internet üzerinde gösterebileceğim bir tek bu siteyi bulabildim: Filmbinder. Bir sürü arkadaşım haftalardır böyle bir sürü site var dediler ama hala hiçbiri hangi siteler olduğunu söylemiş değil. Varsa oralarda da göstermek istiyoruz. Bu site ilk günkü yoğunlukta bir çökme yaşadı çünkü. Yanlış anlaşılmasın, izlenme çökmesi değil, ziyaretçi yoğunluğu nedeniyle çökme yaşadı. O yüzden tekrar söylüyorum, buna benzer siteler varsa lütfen söyleyin, oraya da koyalım.

Bir de bu bir deney. Biz film indiren, internetteki her şeyi bedava izlemeye alışmış bir ülkeyiz. Para vererek birileri bu filmi izler mi bilmiyorum. Bu da işin deney tarafı… Bunu da bekleyip göreceğiz.

Bizde henüz buna benzer alanlar çok bakir ve bu alanları zorlamamız gerekiyor. ABD’de çok çetin bir mücadele var; Time Warner- Netflix, Hulu vs arasında. Time Warner New York’ta IFC (Independent Film Channel) sinemasında oynayan filmleri aynı anda internetten veriyor. İş buraya geldi. Bunu aylardır söyleyip duruyorum Türkiye’de arkadaşlara. Biraz ağır hareket ediyoruz. Daha hızlı hareket etmemiz lazım.

Bir de filmi internete yükledikten sonra beni çok sevindiren ve niyeyse gözlerimi dolduran bir anıyı paylaşmak istiyorum. Filmi yüklediğim gece, Türkiye saatiyle gece 4’te Twitter’a mesajlar attım. Sonra gecenin 4’ü olduğunu fark ettim. Bununla ilgili kendimle dalga geçen bir tweet attım. Bana “merak etme sabah olsun retweetleriz” diye bir cevap geldi. Nicki “Fuck the system” olan bir arkadaştan. Tabii ki nicki çok hoşuma gittiği için profiline baktım. Şimdi sayıları değişmiştir ama o ana kadar 2000 tweet atmış, 60 kadar da takipçisi olan bir arkadaş. İşte “benim izleyici profilim budur” dedim. “Fuck the system” 60 takipçi, 2000 tweet. Buradan o arkadaşa tekrar selamlar.”

 

Haber/Söyleşi: Sinan Yusufoğlu

sinan.yusufoglu@gmail.com