Ruby Sparks (2012): Yaratma Sürecinde Özgür İrade Çıkmazı

Güzin Tekeş
Güzin Tekeş
02 Kasım 2012

Hayalinizdeki sevgiliyi yaratma şansınız olsa yapar mıydınız? İşte 6 yıllık sessizliğin ardından “Ruby Sparks”la geri dönen Jonathan Dayton ve Valerie Faris çifti, sanatçının sancılı yaratma sürecinden yola çıkıp, kontrolü elinde tutmak isteyen erkek egosuna kadar durmaksızın bunu sorguluyor.

Genç yaşta başarıyı yakalamış ama aşk hayatı hayal kırıklıklarıyla dolu, biraz da asosyal yazarımız Calvin, psikologunun da baskısıyla hayalindeki kadını yazmaya başlar. Mucize o ki, Calvin yazdıkça karakteri gerçek olur. Gün be gün hayalindeki kadına aşık olan genç yazar bir gün Ruby’i kanlı canlı karşısında görünce böyle bir durumla karşılaşan herkesin vereceği tepkiyi vererek delirdiğini düşünür. Ancak iyi şeylere çabucak alışmaya meyilli insan egosu kısa sürede durumu kabullenir ve hayalinin aşkını yaşamaya başlar. Buraya kadar neşeli bir romantik komediden öteye gitmeyen film, yaratılmış bir karakter bile olsa özgür iradeye sahip Ruby’in, Calvin’in kontrolü dışına çıkmaya başlamasıyla biraz daha dramatik bir kulvara giriyor.

İster sanatçı egosu diyin ister erkek egosu, önceleri kendisi için yarattığı mükemmel kadının keyfini süren Calvin, gün geçtikçe Ruby’nin özgür iradesiyle hareket etmesinden mutsuz olmaya başlıyor. “Kadın”ın kontrolünü kaybettikçe entelektüel kimliğinin altındaki hastalıklı “erkek egosu” ortaya çıkan Calvin, yazdıklarıyla Ruby’nin karakterine müdahale etmeye başlıyor ve her müdahale durumu bir öncekinden daha beter hala getiriyor.

ruby_sparks001-730x365

Zoe Kazan’ın kadın-erkek ilişkileri üzerinden ele almayı tercih ettiği senaryosu, hem dini hem sanatsal açıdan yaratma sürecine dair bol bol gönderme taşısa da gerçekliğe bağlı kalmak zorunda hissetmeden kendi dünyasında dilediğince at koşturuyor. Jonathan Dayton ile Valerie Faris çiftinin “Little Miss Sunshine” gibi Oscar kazanmış ve son derece popüler olmuş bir işin ardından “Ruby Sparks” gibi biraz sivri bir projeyle aldığı risk takdire değer. Yine de filmin, ana akım sinema kalıplarına mümkün olduğunca ters düşmemek adına romantik komedi türünün tüm klişelerini içinde barındırdığını da söylemek mümkün.

Tahmin edilebilir bir finalle sona eren film, sahip olma-kontrol etme güdüsünün insanı sürüklediği çıkmazlara neşeli bir bakış atmak ve özellikle Zoe Kazan’ın filmdeki performansını izlemek için görülmeye değer. Son olarak “Ruby Sparks”dan bahsedip “Stranger Than Fiction”dan bahsetmeyenleri dövüyorlarmış diyip entelektüel derinliği “Ruby Sparks”dan biraz daha fazla olan bu filmi de anmadan geçmeyelim.

 

Türkçe Adı: Hayalimdeki Aşk

Yönetmen: Jonathan Dayton, Valerie Faris

Senaryo: Zoe Kazan

Yapım: ABD, 2012

Oyuncular: Antonio Banderas, Paul Dano, Alia Shawkat, Zoe Kazan, Chris Messina, Annette Bening, Aasif Mandvi, Steve Coogan

Süre: 104′

 

guzintekes@gmail.com

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
1 vote, average: 3,00 out of 51 vote, average: 3,00 out of 51 vote, average: 3,00 out of 51 vote, average: 3,00 out of 51 vote, average: 3,00 out of 5