Röportaj: Zeynep Özbatur Atakan – Buğdayın Türküsü

Kaan Karsan
Kaan Karsan
15 Eylül 2012

Zeyno Film’in yapımcılığında Can Dündar tarafından çekilen Yeni Türkü belgeseli Buğdayın Türküsü önümüzdeki hafta Adana Altın Koza Film Festivali’nde galasını yapacak. Aynı zamanda önümüzdeki dönemde Ada Müzik tarafından çıkarılacak bir Yeni Türkü 30. Yıl albümünün yanında takdim edilecek olan belgeselin yapımcılarından Zeynep Özbatur Atakan ile söyleştik. Nuri Bilge Ceylan filmlerinin altında yapımcı olarak imzası bulunan Özbatur, hem Buğdayın Türküsü‘nün yapım süreci, hem de bundan sonrası için planladığı projeleri hakkında bilgi verdi.

Belgesel ilk olarak Adana’da görücüye çıkıyor. Buğdayın Türküsü’nün bundan sonraki yolculuğu nasıl cereyan edecek?

Öncelikle belirtmeliyim ki, bu çalışma sinema için üretilmedi. Yeni Türkü grubunun ilk albümünün 33 yıl önceki orijinal kayıtları Ada Müzik tarafından yeniden çıkarılması söz konusu olunca, bunun yanında o döneme eşlik eden bir tanıklıklar üzerine kurulu bir belgeselin, yakın tarihimiz ve Türkiye müzik tarihi açısından önemli olacağını düşünülerek hazırlandı. Yani bu belgesel DVD formatında, müzik albümü ile birlikte sunulacak.

Zeyno Film imzasını bu tür bir projenin altında ilk kez görüyoruz. Bütün bu süreç sizin açınızdan nasıl sürdü ve tamamlandı, öncelikle bunu sormak istiyorum.

Zeyno Film olarak, belge-bilgi konusunu çok fazla önemsiyoruz. Hatta bunun bir misyon olduğunu düşünüyoruz. Bu proje aslında benim için çok özel bir sürecin devamında ortaya çıkmış bir proje. Çünkü ben herkesin birbirine dost ortamında anlattığı mucizevî hikayelerin, bu grubun takipçilerinin de bilmesinin gerektiğini ve bu konuda geriye bir şeylerin kalmasını istedim. Yeni Türkü bu anlamda ideallerini her şeyin önünde tutan bir grup… Bu yüzden de geçmişten çok fazla fotoğraf, kayıt, belge yoktu… Sadece yorum değişiklikleri gösteren bir ‘ortak hafıza’ vardı… Bu nedenle bu ‘ortak hafıza’yı kamu ile paylaşan samimi bir ortamın, ‘Buğdayın Türküsü’ albümü ile daha anlamlı olacağını düşündüm. Bunu gerçekleştirme aşaması, pratikte zannettiğim kadar kolay olmadı. Kurmaca ile belgeselin farkını burada gördüm. Çünkü kurmacada bir yaratıcı var, yaratıcı pek çok süreç var ve kontrol tamamen yaratıcının elinde. Oysa burada yukarıda bahsettiğim ‘ortak hafıza’ da objektifliği yakalamak zorlu bir süreç… Yıllar geçmiş, unutulmuş pek çok olumlu ve olumsuz duygunun canlanması söz konusu. Farklı bir hassasiyet gerektiriyor. Bu nedenle Can Dündar’ın bakış açısının çok olumlu katkıları oldu. Ve de geçmişten görsel kayıtların hiç olmaması bizi çok zorladı.

Kafanızda ilk oluşan proje ile sonuç olarak ortaya çıkan belgesel arasında herhangi bir fark var mı?

Ben kafamda oluşturduğum fikre ulaştım. Elbette daha çok fazla şey var, belgeselde koymadığımız… Geçmişten görsel hiçbir materyal yoktu. Dolayısıyla proje konuşkan bir proje oldu ve süresini de sınırlı tuttuk. İzleyenler, Yeni Türkü’nün oluşumunu, birinci ağızdan dinliyorlar. Sanki geçmişe yapılmış bir ‘ev ziyareti’ gibi… Dost ortamlarındaki o samimi ortamı, projenin içinde görüyorum.

Filmin yönetmeni olarak Can Dündar’ı görüyoruz. Bu belgeselin fikri ondan mı geldi yoksa sizden mi?

Yukarıda da belirttiğim gibi, fikir tamamen benden ve Selim’den çıktı. Can Dündar, grupla Ankara’da ilk röportajlardan birini yapmış birisi ve grubun iyi bir takipçisiydi. Benim de her zaman çok sevip, saydığım işlerini beğendiğim birisi olması sebebiyle, kendisinden bu konuda fikir almak için bir araya gelmiştik. Bu çalışmada bize gönüllü destek verebileceğini söyledi.

Bildiğim kadarıyla belgesel Yeni Türkü’nün 30. yılı için düşünülüyordu. Üç yıllık bir gecikme yapım sürecindeki zorluklar nedeniyle mi oluştu?

Bu çalışmanın çekimleri 2009 yılının ilkbaharında gerçekleşti. Niyetimiz o yılın yılbaşı tarihlerinde bitirmekti. Ancak bu bir ‘gönül projesi’ ve tamamıyla Zeyno Film tarafında finanse edilmiş bir proje. O yüzden, gündemin içerisinde, maddi ve zamansal koşulların, önceliklerin verdiği imkânlar doğrultusunda biraz yavaş yol aldı. Bu arada kurgu birkaç kez değişti. Her değişiklik ve kararlarımız uzun zamanlar alıyordu. En son 2011 yılının sonlarına doğru Çiçek Kahraman ile buluştuk ve proje ondan sonra yol alabildi.

Yeni Türkü’nün sizin için gençliğinizden bu yana özel bir önemi var mıydı? Yeni Türkü, bir müzik dinleyicisi olarak sizin için nasıl bir yerde konumlanıyor?

Yeni Türkü, tarihçesini yakın takip ettiğim bir gruptu. Öğrenciliğimde çok fazla konserlerine gitmişliğim vardır. Türkiye müziğinde cesaretli ve özgün üretimler yapabilmiş bir grup olması çok önemlidir. Ama daha sonra Selim’i tanıyınca ve devamında grup üyelerini tanıyınca başka bir hayranlığım daha oldu. Onlar, müziği gerçekten çok severek, misyonik amaçlarla yapıyorlar. Ve hala öyleler… Bu mütevazılık, bu dönemde rastlanır bir şey değil… O yüzden de, benim için çok ama çok özel bir yerde…

Belgeselin sanki gizliden gizliye kurduğu bir ‘bu öykünün bir devamı var’ cümlesi var. ‘İlk Türkü’ diyerek bitmesi de belki bu çağrışımı biraz güçlendiriyor. Yeni Türkü’nün ülkenin yakın dönem tarihiyle paralel ve ona bağımlı seyreden öyküsü, anlatılmaya devam edilecek mi?

Bizim açımızdan bu projenin misyonu tamamlanmıştır. Daha öncede belirttiğim gibi bu bir ‘gönül projesi’ idi… Keyifli sohbetlerin, anılarla dolu geçen gecelerin, kahkahaların, gözyaşlarının olduğu bir dönemde heyecan ile çıkmış bir proje… Umuyorum, bu heyecanı duyabilecek, hissedebilecek yapımcılar vardır ve devamını getirirler. Biz her türlü desteği veririz.

Zeyno Film, belgesel yapmaya devam edecek mi? Yoksa bu istisnai bir durum muydu?

Zeyno Film, belgesel yapmaya devam edecek. Hatta şu anda Baba Zula ile ilgili bir belgesel çalışmamız var. Oldukça ilginç ve sinema tarihine göndermeler yapan bir proje…

Bundan sonraki veya şu anki projeleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Şu anda, eğitimlerimiz ve bu eğitimlerimize katılanlardan, yeni film çalışmaları için ekip kuruyoruz. Zeyno Film bünyesinde artık benden başka yapımcılar da aktif olduğundan daha fazla proje ile ilgilenebiliyoruz. Şu anda aktif olarak Baba Zula ile ilgili çalışmamız sürüyor. Yeni yılda yeni filmler var… Bu benim için harika bir durum. Benim için en öncelikli olarak Nuri Bilge Ceylan’ın yeni filmi var. Önümüzdeki sonbahar çekilmesi planlanan Taylan Biraderler ile ortak bir proje yürütüyoruz.

***

Kaan Karsan

kaankarsan@gmail.com

twitter

Araç çubuğuna atla