Röportaj: Gökhan Tiryaki – Bir Zamanlar Anadolu’da

Kaan Karsan
Kaan Karsan
10 Temmuz 2011

Dünyada kendi izleyici kitlesini çoktan edinen Nuri Bilge Ceylan sinemasının oluşumuna büyük katkısı olan bir isim Gökhan Tiryaki ile görüntü yönetmenliği, çalıştığı yönetmenler, “Bir Zamanlar Anadolu’da” ve elbette ki sinema üzerine konuştuk. Çalıştığı her filmde bambaşka bir görsel dünya yaratan, “Üç Maymun”, “Vavien”, “İklimler”, “Issız Adam”, “Bir Zamanlar Anadolu’da”  gibi filmlerin görselliğinde baş rollerden birini oynayan Gökhan Tiryaki’ye bizi kırmayıp sorularımızı cevapladığı için çok teşekkür ediyoruz.

Öncelikle büyük setleri ancak dışarıdan takip etme şansı bulabilen biri olarak, görüntü yönetmeni ile yönetmen arasındaki etkileşimi sormak isterim size. Görüntü yönetmeni ile yönetmenin film üzerindeki fikir teatisi ne şekilde gerçekleşiyor?

Görüntü yönetmeni senaryoyu okuduktan sonra yönetmenle sahneler üzerinden çalışmaya başlar, yönetmenin sahneleri nasıl çekmek istediğini anlar ve ona çekim çözümleri sunar, bazen de yönetmene çekim alternatifleri sunar. Ortak alınan kararla filmin görüntü dilini oluşturmak için mekanlar gezilir, sanat yönetmeninin de katılımıyla toplantılar yapılır, sahnelerin ışık duygusu ve kamera hareketleri üzerine konuşulur. Bütün bu çalışmalar çekim sırasında da güncellenerek devam eder.

Nasıl karar verdiniz bir sinematograf olmaya? Bu yola girmenizin nedeni fotoğrafa duydunuz hevesten midir?

13 yaşında bir fotoğraf sanatı dergisinin ilk sayısını alarak fotoğraf hayatına basladım ben, dergiyi yıllarca takip ettim bu arada, kendime bir “zenith ttl” almıştım bile, evet dolayısıyla bu yola girmem fotoğrafa olan ilgimden kaynaklandı.

Nuri Bilge Ceylan, Çağan Irmak ve Taylan Kardeşler gibi isimlerle çalıştınız/çalışıyorsunuz. Hatta Üç Maymun, Issız Adam ve Vavien gibi üç tane stil olarak birbirinden çok farklı filmin görüntü yönetmenliğini üstlendiniz. Bu yönetmenlerin setlerini ve beklentilerini hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Aslında benim için çok zevkli, farklı sinemaları tecrübe etmek. Evet bu üç yönetmenin de -biraderleri bir sayıyorum- setleri çok farklı, bu farklılık beni çok zenginleştiriyor tabi.

Yönetmenlerden kısaca bahsedelim,

Nuri Bilge Ceylan; sakin bir seti vardır, uzun soluklu sahne çekimleri yapar bazen bir diyaloğu iki gün çekebilir, oyunculardan sahne ile ilgili farklı oyunları kaydetmekten hoşlanır. 

Çağan Irmak;  hareketli bir seti vardır, kısa soluklu sahne çekimleri yapar, sahne ile ilgili farklı oyunları kaydetmeye ihtiyaç duymaz.

Biraderler; Taylan biraderlerle sadece Vavien’de çalıştım, çok keyifli bir setti benim için, ama tabi ki yönetmenlerin stili hakkında konuşmak için, daha fazla beraber film yapmak lazım.

Nuri Bilge Ceylan denilince akla gelen ilk isimlerden birisiniz. Nasıl tanıştınız kendisiyle, aynı zamanda çok da iyi bir fotoğrafçı olan bu yönetmenle çalışmak nasıl bir deneyim?

NBC ile tanışmam İstanbul İmaj Stüdyolarında oldu, İmaj o zamanlar Türkiye’deki ilk dijital sinema kameralarını kiralamaya sunmuştu ve NBC de bu teknolojiyi araştırmaya gelmişti, ben de kendisine bu yeni teknoloji kameraları göstermiştim.

Bu usta yönetmenle bir filmde çalışmak hem çok keyifli hem de ciddi bir eğitim süreci olarak geçer, bir nakış gibi işlediği filmlerin bir parçası olmaktan çok mutluyum.

“Bir Zamanlar Anadolu’da” sizin açınızdan Nuri Bilge’nin diğer işlerinden ne kadar farklı, ya da diğer işlerine ne kadar benziyor?

“Bir Zamanlar Anadolu’da” bana kalırsa Nuri Bilge sinemasının tipik bir örneğidir, ustaca işlenmiş oyunculuklar, ses ve görüntü.
Bu filmi diğer filmlerinden biraz daha uzun oldu.

Her Nuri Bilge filmi ile Cannes’a gidip orada müthiş bir saygı ve sevgi görmek bir sinemacı için nasıl bir duygu?

Cannes Film festivali, şüphesiz dünya sinemasının kalbi ve siz de bir filminizle yarışmacı olarak orada bulunuyorsanız, bu kalp sizin için atıyor, tarif edilebilecek bir tecrübe değil, büyük gurur ve keyif, bir o kadar da eğitici tabii.
Türkiye’deki sinema seyircisinin genel profili hakkında neler düşünüyorsunuz? “Sinema” doğru tanımlanabiliyor mu sizce Türkiye’de?

Sinema büyük bir sanattır. Sanat düşündürür, sorgulatır, öğretir ve de eğlendirir. Sanırım bizim ülkemizin sinema seyircisinin bu sanatın daha çok eğlenceli yanıyla ilgilendiğini düsünüyorum.

“Bir Zamanlar Anadolu’da”nın gösterim tarihleri ile ilgili herhangi bir bilgi var mı? Film hangi festivalleri dolaşacak belli oldu mu?

“Bir Zamanlar Anadolu’da”, eylül sonu gösterime girecek, Altın Koza Film Festivali’nden sonra. Bu film de diğer NBC filmleri gibi dünyadaki belli başlı büyük festivallerde gösterilecek.

Dünya ve Türkiye sinemasından özellikle takip ettiğiniz sinematograflar ve yönetmenler kimler?

Yabancı ve yerli tüm yönetmenleri takip etmeye çalışıyorum, çalışmadığım zamanlar haftada 10-15 film izlerim; ama sinematograflardan son yıllarda “Emmanuel Lubezki” beni her filminde etkiledi..

***

kaankarsan@gmail.com

twitter

***