Röportaj: Fatih Artman – Behzat Ç.

Aylin Solakoğlu’in profil fotoğrafı
Aylin Solakoğlu
18 Kasım 2011

Fatih Artman‘ı ilk olarak Behzat Ç. dizisinde tanıdık ve kendisinin de dediği gibi Harun karakterini aşırılıklarıyla, kabalığıyla, komikliğiyle ve en çok da doğallıyla sevdik. Geçtiğimiz günlerde kendisiyle; Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm filmi ve bu haftalarda 2.sezonu devam eden dizi hakkında konuştuk. O da bizi kırmadı, içtenlikle sorularımızı cevapladı. Ortaya pek keyifli bir röportaj çıktı.

Öncelikle söylemek gerekir ki dizideki Harun karakteri belki de hiç beklenmedik bir şekilde çok sevildi ve kendi özel izleyicisini oluşturdu. Harun rolü size geldiğinde, bu rolü kabul etmenizdeki sebepler nelerdi?

Harun karakteri bana ‘kabul eder misiniz ’diye gelmedi açıkçası, çok tesadüfi bir şekilde hiç aklımda olmayan dizi seçmesine girerken buldum kendimi. O yüzden benim seçme ve değerlendirme gibi bir durumum olmadı. Ama sorunun karşılığı olacaksa, bana böyle bir karakter gelse ben de zaten can ata ata kabul ederdim. Çünkü bir oyuncunun isteyebileceği ve tatmin olacağı çok fazla duygu değişimi var en başta. Karakter olarak derinliği hat safhada olan biri Harun. Sürprizi bol, sığ ve tekdüze olmayan bir karakter. Dolu dolu kısacası. Ama ben Harun ‘hiç beklenmedik’ bir şekilde sevildi diyemem. Karakter zaten çok renkli ve samimi. O yüzden hiç izlemeyen biri sadece kitap ve bölüm senaryolarını bile okusa sevecektir diye düşünüyorum en azından ben severdim hatta sevdim.

Her rol, oyuncusunu bulur derler. Behzat Ç. takipçileri olarak; Harun rolüne sizden başkasını düşünemezdik. Sizce, Harun ve Fatih Artman ne kadar aynı, birbirinden ne kadar farklı?

Bu soru her zaman soruluyor bana ve sorulacak diye düşünüyorum. Gerçek tek bir cevabım var o da Harun ve Fatih Artman birbirinden çok farklı iki kişi. Tabi ki ortak yönlerimiz var, olmaması imkansız zaten ama bu benzerlik çok fazla değildir. Patavatsızlığı benzer mesela ama o bile aynı patavatsızlık değildir. Harun’un patavatsızlığı saf ve temizliğinden kaynaklanır, ben farkında olduğum halde yaparım. Bir anda sinirlenmesini benzetebilirim kendime. Çok zorlarsam son olarak, Harun’un içindeki sahiplenme duygusunu benzetebilirim ama daha fazlası yok. Benzer noktaları düşünmem bile çok uzun sürdü şimdi.

Behzat Ç. ve ekibi anti-kahramanlardan kurulu bir ekip gibi. Harun da tıpkı Behzat Ç. gibi vicdanını henüz kaybetmemişler arasında ama aynı zamanda sabırsız, kavgacı ve kendini içten içe eksik gören bir yapısı var. Bu karakteri canlandırırken sizi zorlayan noktalar neler oldu? 

Harun çok gerçek bir karakter olmasına rağmen ‘aşırı’ bir tavrı var hem hayata hem de kendine karşı. Yani Harun, aşırı. Bütün bu aşırılıklarının içinin dolu olmasını sağlamak gerekiyordu. Bu da bütün hareket  ve davranışlarının çok gerçek ve çok büyük olması anlamındaydı. Bunları yapıp böyle bir karakteri karikatürize etmek ya da inandırıcı olmama durumunu yaratmamaya çalışmak zorladı.

Peki filmden bahsedecek olursak, Behzat Ç.’nin dizisi ve filmi arasında farklılıklar var mıdır? Bu iki aynı ya da farklı projede Harun karakteri ne kadar değişiyor?

Tabi ki var. Her şeyin özünde tüm karakterlerin salt hali var. Bu başlı başına romanı, diziyi ve karakterleri hiç bilmeyen bir kişiyi bile olay örgüsüne dahil edebilir. Ama tabi ki Behzat Ç. bildiğimiz Behzat Ç. samimiyetinde ve duruluğunda. Benim çekerken hiç aklıma gelmeyen ve beni çok şaşırtan en büyük fark aynı anda dev bir ekranda yüzlerce kişiyle beraber Behzat Ç. izliyor oluşumdu. Harun karakteri ise bildiğimiz tanıdığımız Harun. Duygusallığı hariç otuz sekiz bölümün damıtılmış hali diyebilirim. Biraz daha fazla eğlendiren ve duygusal yönü ‘aşk’ anlamında gizli kalmış bir karakter.

Behzat Ç. dizisi birçok yönüyle eleştirilebiliyor; küfür, alkol, şiddet vs. Diğer bir yandan ise biz gençler tarafından çok seviliyor. Siz bu ikircikli durumu neye bağlıyorsunuz?

Eleştirilen her yön gerçek hayatın içinde hatta tam ortasında var çünkü insanlar toplumsal düzenden dolayı eleştirirken gençler için hayat daha ‘hızlı ve tadını çıkararak’ yaşamak olduğu için toplumsal düzenden çok hayatın içindeki, kendi yaşamındaki benzer tarafları görüp beğeniyorlar diye düşünüyorum .

Ankara’da çekilmiş pek çok dizi zamanında başarısız olmuşken; Ankaralı olmak, Ankara’nın buram buram koktuğu bir dizide/filmde oynayıp, başarıyı yakalamak: Behzat Ç.’nin bu başarısı nereden geliyor sizce?

Bir Ankara samimiyeti var. Başta gerçekten hem karakterlerin hem de o karakterleri canlandıran oyuncuların Ankaralı olması çok  etkili. Ankara’da dizi çekip Ankara’yı anlatıyor olması çok etkili. Ankara’nın belli başlı yerlerinde değil her yerinde çekiyor oluşumuz ister istemez hem bizim hem seyircinin bilinç altında Ankara’da olduğunu unutturmuyor. Eee ekip de konu da güzel, Ankara’ya yakışan cinsten olunca başarı kendiliğinden geldi biz görmedik.

Sizi ilk defa bir sinema/tv yapımında görüyoruz. Ve başlangıç için kendinize oldukça başarılı bir rol seçmişsiniz. Diziden sonra oynayacağınız rollerde sizce Harun peşinizi bırakacak mı? Ne tür rollerde devam etmek istersiniz?

Harun  benim peşimi bırakır tabi ki ama yine de benzer rol teklifleri gelecektir diye düşünüyorum hatta gelmeye başladı bile. Sevilen bir karakteri başka karakter ve durumlar içerisinde görmek istiyor olabilir insanlar ama benim bu konuda çok net bir tavrım var o da kesinlikle benzer bir karakterle devam etmem oyunculuk hayatıma. Tabi ki ileride yine neşeli, sıcak ve hatta salt komik rollerde oynayabilirim ama bu Behzat Ç.’den sonra değil. Hatta uzun bir süre değil. Oyuncu insan maymun iştahlıdır ya da ben öyleyim. O yüzden durmaksızın yenisi diyen bir oyuncuyum. Hatta aynı anda farklı alanlarda iki ayrı, sağlam ve zıt karakterleri oynamayı çok isterim. Harun’dan sonra Harun’la alakası olmayan bir karakter oynamak istiyorum tabi ki. Herşey olabilir her şey. Kibar bir karakter de olabilir, sorunlu bir tip de, kötü de olur psikopatta diye sınırlandırmak istemiyorum. Ben her şeyi yaparım yakışan neyse o olur.

Biz Harun’un sanırım en çok aşkını anlatma biçimini sevdik, peki sizin için Harun’un sevdiğiniz yanları neler?

Ben Harun’un patavatsızlığını anladığı o an kendini kurtarmak için yaptığı son çırpınışlarını  çok seviyorum. Çırpındıkça saçmalamasını ve saçmaladıkça battığını fark etmesini çok seviyorum. Gerçekten belki çok klişe ama her yönü oynanası bir karakter. Kesinlikle  aşkı çok hoşuma gidiyor içine alıyor beni de.

Peki en sevmediğiniz, bu kadar da olmaz dediğiniz?

Bazen çok kaba oluyor, o zaman abartı buluyorum.

Behzat Ç. ekibi herkesin içinde bulunmak istediği bir grup. Ekrandan gördüğümüz, Behzat Amir, Siz, Akbaba ve Hayalet’in arasındaki güçlü dostluk ve bağlılık. Dizi seti dışında bu ekibin birbiriyle ilişkileri nasıl?

Süper !  Çok fazla beraber vakit geçiriyoruz. Aynı dilden konuşan insanlar olunca sıkılmadan çok uzun saatler beraber olduğumuz oluyor. Zevkler aynı düşünceler aynı eğlence biçimimiz aynı ve çok mutlu bir grubuz hatta büyük bir ekibiz. Tartışmalar bile güzel burada.

Bu soruyu Behzat Ç. Ekibine sormayı çok seviyorum.:) Harun için adalet, polis ve aşk nedir?

Harun için adalet; devletin koyduğu kurallara bağlı ancak kendi adalet mekanizmasını daha çok önemseyen ve bu mekanizmaya ters gelen her türlü olayda devletin kurallarını unutan ya da umursamayan bir yapıdır. Kendi hak ve hukuku vardır.

Polis ise  kahramandır Harun için. O yüzden istemiştir polisliği. Kurtarıcı olduğunu bilir bu yüzden polise güvenir. En sevdikleri polistir. Biraz artist gelir Harun’a polis o yüzden o da öyle davranır ve sever bunu.

Aşka gelirsek, derin bir nefes aldırır Harun’a aşk. Eda gelir aklına. Aşk onun için güzel bir şey olamadı hiç. Aşıktır, aşık olur, çok da fena olur ama aşktan çekinir. Mutlu olmadığını bildiği için çekinir ama bunu söyleyemez.

Peki sizin için bu üç kavram…

Benim için adalet insanın hakkının yenmemesidir. Daha insancıldır. Eşit olmaya çalışmaktır hem kendim hem çevrem için.

Polis, bu işten önce tanışmadığım, tanışmak için çabalamadığım bir kuruluş. Çok büyük bir kuruluş o yüzden tek ve net bir şey söylemek başka bilmediğim birim ve şubelerde ki polislere haksızlık yapmak manasına gelebilir. Polis yanlış anlayacak gibi davranır onu biliyorum.

Aşk benim için ciddidir ve gizlidir derim.

Kendinize örnek aldığınız isimler kimler oldu ya da şöyle de sorabiliriz, tiyatroyu size sevdiren ve bu yola çıkmanızı sağlayan kişiler kimlerdi?

Birinin çok büyük hayranı olarak başlamadım tiyatroya. Ama hep bir isteğim vardı tiyatroya, ailem ve çevrem etkili oldu. Konservatuvara girdikten sonra çok büyük ve örnek alınası hocalarla beraber oldum. Başta Bozkurt KURUÇ olmak üzere tüm hocalarımın hayatımda çok etkisi oldu ve birçoğunu örnek aldım. Erdal Beşikçioğlu da hocamdır örnek aldığımdır, katkıları büyüktür. Ama hepimizin bildiği ve tartışamayacağı isimler var tabi. Benim için çok değerlidir Şener Şen ve Şevket Altuğ. İmrendiğim oyunculardır hepsi.

Behzat Ç.’nin yayınlandığı akşamlar Ekşi Sözlük tam anlamıyla kilitleniyor.:) Siz sözlüğü takip ediyor musunuz, ne yazmışlar diye bakar mısınız?

Açıkçası çok takip etmiyorum, bir süre ettim, çok da hoşuma gitti ama artık takip etmiyorum. Sebebi, iş başladığı zaman biraz kapalı olmak istiyorum iyi ve kötü eleştiriye. Aynı zamanda gerçekten çok vakit bulamıyorum. Benim  takip eden çok yakın arkadaşlarım yazılan ve ilginç olan gerek dizi gerek benimle alakalı her türlü entryi bana söylüyorlar ben de genellikle mutlu oluyorum. Yani haberler bende. Ben de entry girmek istiyorum. Teşekkürler ekşi. 🙂 (gülüşmeler, gülüşmeler)

Son olarak: Behzat Ç. dizisi devam ediyor, bunun dışında bir film projeniz önümüzdeki süreçte var mıdır?

Çok istiyorum film yapmak. Antalya’da Altın Portakal’ da her izlediğim filmden sonra daha çok anladım. Ayrıca şu anda gerçekten içimde boşluk var tiyatro yapmadığım yapamadığım için. Ama sonuç olarak ikisi de yok şu an için hayatımda, sadece Behzat Ç.

 

Aylin Solakoğlu

Twitter

 

İlgili bakılası diğer röportaj:

Röportaj Canan Ergüder

Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm kritik

 

Araç çubuğuna atla