Oscar Tahminleri 2012

Kaan Karsan
Kaan Karsan
07 Aralık 2011

Ödül sezonunun açılmasıyla beraber, Oscar yarışı da başladı. Filmlerin bir kısmı henüz okyanusu aşmasa da Oscar’ın genel prensibi ve ödül dağıtım politikası nedeniyle, favoriler az çok belli gibi. Her cümlenin yalnızca tahmin düzeyinde kalacağı, erken bir Oscar kehanetleri dosyası hazırladım. Geçen senelerin aksine, bu sene “alır götürür” diyeceğimiz herhangi bir film yok. Bu da Oscar töreninin geçtiğimiz yıllara oranla çok daha heyecanlı geçmesini sağlayacak.

Yabancı Dilde En İyi Film:

Akademi’nin sürpriz yapmayı sevdiği bir dal olan Yabancı Film dalında, tam bir “mayınlı bölge” filmi olan ve konusu itibariyle Akademi açısından en cezbedici filmmiş gibi gözüken Lübnanlı “Where Do We Go Now” ödülün en büyük favorisi. Senenin tartışmasız en iyi birkaç filminden biri olan A Seperation, dünyanın dört bir yanından topladığı ödüllerle “Where Do We Go Now”ın hemen arkasından geliyor. Bir sürpriz olur da Akademi ödül verecek başka bir film ararsa tercihleri  Kaurismaki’nin iyimser mi iyimser filmi Le Havre olacaktır. Bela Tarr’ın şimdiden klasikler arasına giren kusursuz filmi “Torino Atı” ve Nuri Bilge Ceylan şaheseri “Bir Zamanlar Anadolu’da” ise  senenin en iyi birkaç filminden ikisi olmalarına rağmen Oscar ödülüne uzak stilleriyle muhtemelen görmezden gelinecekler.

Kim alır:  Where Do We Go Now

Kim almalı: Torino Atı

En İyi Sanat Yönetimi:

Tıpkı diğer birçok ödül dalı gibi birçok favorisi olan dallardan biri de Sanat yönetimi. İlk bakışta Scorsese’nin dört dörtlük bir sinema duygusu taşıyan Hugo, sanat yönetimindeki kusursuzluğuyla bir adım önde gözüküyor. Bir dönem filminin ihtiyaç duyduğu her türlü teknik eksiksizliği bünyesinde barındıran Jane Eyre ise, başka dallarda favori olmadığı için bu dalda bir teselli ödülüyle onurlandırılabilir. Henüz görücüye çıkmamış olan “War Horse” ve “Tinker, Tailor, Soldier, Spy” ise bu ödülü kucaklarlarsa pek şaşırtmayacaklar. Yine taşıdığı nostalji duygusuna sanat yönetiminden müthiş bir destek bulan The Artist de, ödülün favorileri arasında.

Kim alır: Hugo

Kim almalı: Hugo

En  İyi Kostüm:

İncelikli işçilikleriyle The Help, The Artist, A Dangerous Method ve Jane Eyre’ın da ön plana çıktığı bu dalın en iddialı filmi de Hugo’ymuş gibi gözüküyor. Bahsedilen filmlerin hepsi kostüm konusunda neredeyse kusursuz işler çıkarmışken, Akademi’nin neye göre karar vereceği her sene olduğu gibi bu sene de pek belirsiz. Eğer ödül Hugo’ya gitmezse, gecenin yıldızlarından biri olma ihtimali büyük olan The Artist, ödülün sahibi olacaktır.

Kim alır: Hugo (Sandy Powell)

Kim almalı: Hugo (Sandy Powell)

En İyi Kurgu:

Genellikle en iyi film ödülüne layık fakat diğer adaylar yüzünden ödülü alamayan filme verilen bu önemli ödül, gecenin belki de daha önemli dallardaki kaybedenini belirleyecek. Bu nedenle War Horse, Tinker Tailor, Soldier, Spy ve kurgu konusunda harika bir ekiple çalışan David Fincher’ın yeniden çevrimi The Girl With Dragon Tattoo öne çıkan adaylar. Yine en büyük ödüllerde fazlaca adının geçmeyeceğini düşündüğüm Moneyball da, başarılı kurgusuyla adaylar arasında yer alabilir. Favori şu an için War Horse gibi gözüküyor. Deneysel bir kurguyla yola çıkan ve zannımca bu deneyle sinemayı ileri götürmeyi başaran The Tree of Life ise pek çok dalda olduğu gibi, ödülün asıl hak edeni. Oldukça komplike bir hikayeyi dinamik bir biçimde anlatan Tinker, Tailor, Soldier, Spy’da dalın en büyük iki favorisinden biri.

Kim alır: War Horse (Michael Kahn)

Kim almalı: The Tree of Life (Hank Corwin, Jay Rabinowitz, Daniel Rezende, Billy Weber, Mark Yoshikawa)

En İyi Özgün Müzik:

Spielberg’in henüz görücüye çıkmamış olan War Horse’u ile The Adventures of Tintin’i, John Williams isminin de etkisiyle dikkat çekiyor. Zaten John Williams’a ödül vermeye alışık olan Akademi, yine ödülü bu ustaya vermekten büyük ihtimalle çekinmeyecek. John Williams dışında, “The Ides of March”ın atmosferine tam uyum sağlayan ‘politik gerilim’ müzikleriyle ve “The Tree of Life”ta yarattığı harikalarla ödülün asıl hak edeni olan Alexander Desplat, muhtemelen Akademi’nin ikinci tercihi olacaktır. Stiliyle filmi müziğin en önemli öğelerinden biri olarak kullanan The Artist de, Ludovic Bource’a ödül getirirse, bu kimseyi şaşırtmayacaktır. Tinker, Tailor, Soldier, Spy ise ödülün biraz daha geride duran favorilerinden.

Kim alır: John Williams (War Horse)

Kim almalı: Alexander Desplat (The Tree of Life)

En İyi Animasyon Filmi:

Pixar’ın tarihinin en zayıf filmlerinden biriyle katıldığı ödül töreni, diğer animasyon filmleri için büyük bir fırsat haline dönüştü. Zira pek beğenilmeyen Cars 2’nin bu daldaki ödül şansı çok düşük görünüyor. Gore Verbinski’nin yakın dönemde kültleşeceğini düşündüğüm Rango’su, ödülü en çok hak eden film olmasının yanısıra, ödülün favorisi. Hemen arkasında ise Spielberg’in müthiş bir tempoda kotardığı Tenten’i var. İçimizi ısıtan bir sürpriz olan Arthur Christmas ise, oldukça düşük ihtimalli bir sürpriz kolluyor olacak.

Kim alır: Rango

Kim almalı: Rango

En İyi Görüntü Yönetimi:

Normal şartlarda The Tree of Life’ın rakipsiz olduğu bu dalda, filmin klasik sinema tadına tersliğiyle ve ana akıma karşı duruşuyla Akademi tarafından hor görülecek olması, ufak bir şüphe doğuruyor. Yine de her Terrence Malick filmi gibi sinematografi açısından yeni boyut kapıları zorluyor olmasıyla The Tree of Life dalın en büyük favorisi. The Artist, War Horse ve Hugo ise olası bir The Tree of Life ihmalinde fırsat kolluyor olacaklar.

Kim alır: The Tree of Life (Emmanuel Lubezki)

Kim almalı: The Tree of Life (Emmanuel Lubezki)

En İyi Uyarlama Senaryo:

Henüz izleme şansı bulamasak da tahmin ettiğim kadarıyla bu dalın en büyük favorisi The Descendants. Filmin senaryosuna yağdırılan övgülerin haddi hesabı olmamasının yanısıra film birçok özelliğiyle senenin en iyi işlerinden biriymiş gibi gözüküyor. Geçen sene ödülü The Social Network ile ödülü kucaklayan Aaron Sorkin, Steven Zaillian ile Moneyball’da yine harika bir iş çıkarmış olmasına rağmen, filmin “düz” olmasına yenik düşecekmiş gibi gözüküyor. Yine görücüye çıkmamış olan Extremely Loud and Incredibly Close ile Akademi’nin pek sevdiği senaryo yazarı Eric Roth da, ödülün favorileri arasında. Uyarlama bakımından en zor eserlerden “Tinker, Tailor, Soldier, Spy” ise, muhtemelen ödülün asıl hak edeni.

Kim alır: Alexander Payne, Nat Faxon, Jim Rash (The Descendants)

Kim almalı: Bridget O’Connor, Peter Straughan (Tinker, Tailor, Soldier, Spy)

En İyi Özgün Senaryo:

Woody Allen yine katılmayacağı ödül töreninin senaryo dalındaki en büyük favorisi. Son on yılda yazdığı en iyi senaryoyu yazan Allen, şu an için Oscar normlarında rakipsiz gözüküyor. Will Raiser senaryosu 50/50 ise senenin hafif ve etkileyici seyirliklerinden. Bağımsız dokusunun, mizahının etkisiyle sürpriz adayları arasında önde geliyor. Michel Hazanvicius’un The Artist’i de birçok dalda olduğu gibi bu dalda da iddiasız sayılmaz. Bütün bunların yanında ise Terrence Malick’in yoğun bir bilinçakışından oluşan benzersiz senaryosu, diğer senaryoların yanında farklı bir seviyede kalacak kadar kendine özgü. Ve bu nedenle de en değerli senaryo olsa da, favorilerden biri değil.

Kim alır: Midnight In Paris (Woody Allen)

Kim almalı: Terrence Malick (The Tree of Life)

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu:

Şahsen pek fazla sevmediğim “Beginners”ın öne çıkan tecrübeli oyuncusu Christopher Plummer, muhtemelen senenin bağımsız kazananlarından biri olacak. Plummer’ın yanında Young Adult’tan Patton Oswalt, Drive’dan Albert Brooks ve Extremely Loud and Incredibly Close’dan Max Von Sydow da ödüle uzaktan göz kırpan oyuncular. Carnage’da döktüren Christoph Waltz, The Tree of Life ile kariyerinin en iyi oyunculuklarından birini sergileyen Brad Pitt ve senenin sürpriz dövüş filmi Warrior’da tecrübesini konuşturan Nick Nolte ise, muhtemelen gözden kaçan oyuncular olacaklar.

Kim alır: Christopher Plummer (Beginners)

Kim almalı: Albert Brooks (Drive)

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu:

Oyunculuklarıyla ödüle yürümeyi planlayan The Help’in başarılı oyuncusu Octavia Spencer, ilk bakışta ödüle yakın gözüküyor. En büyük rakibi ise The Tree of Life’da da döktüren rol arkadaşı Jessica Chastain olacaktır. Birkaç adaylıkla hakkının verileceğini düşündüğüm Shame’den Carey Mulligan ve The Artist’in başarılı kadın oyuncusu Berenice Bejo da ödül yarışında görünebilirler. Gösterim tarihleri nedeniyle yarışın uzağında gözükse de We Bought a Zoo’nun oyuncusu Elle Fanning de, filmin performansına bağlı olarak bir adaylık alabilir.

Kim alır: Octavia Spencer (The Help)

Kim almalı: Jessica Chastain(The Help)

En İyi Erkek Oyuncu:

Şu ana kadar kulağımıza çalınanlarla bu dalın en büyük favorisi George Clooney’miş gibi gözüküyor. Clooney’in oyunculuğunun The Descendants’ın başarısının önemli unsurlarından biri olduğu kulağımıza çokça çalındı. Ödül Clooney’e gitmezse, bu sene sinema salonlarını parselleyen Ryan Gosling, çalışkanlığının ödülünü popülaritesinin de yardımıyla Kodak tiyatrosunda alabilir. Zira hem Drive ile hem de The Ides of March ile senenin en iyi  kompozisyonlarından ikisine imza attı. Cannes’dan ödülle dönen Jean Dujardin, yine yükselişteki müthiş oyuncu Michael Fassbender ve Tinker, Tailor, Soldier, Spy’ın henüz fragmanından parlayan Gary Oldman ise ödülün diğer favorileri. Muhtemelen hak etmediği bir adaylık alacak olan Brad Pitt ise senenin şişirilenlerinden. The Tree of Life’da kusursuz bir performans sergileyen Hunter McCracken’ın gözardı edileceğini öngörmek ise hiç zor değil. Birkaç ay önce baktığımızda ödülün favorisi olarak gözüken Leonardo Di Caprio ise, filmi pek beğenilmediği için yalnızca adaylıkla yetinecek gibi duruyor.

Kim alır: George Clooney (The Descendants)

Kim almalı: Gary Oldman (Tinker, Tailor, Soldier, Spy)

En İyi Kadın Oyuncu:

Meryl Streep’in isminden gelen haksız rekabet yine bu seneye de damga vurabilir. Alır mı bilinmez ama Streep’in adaylığı kesin gibi. Anlatımıyla fazlasıyla tribünlere oynayan The Help’ten geriye kalan müthiş oyuncu performanslarından Viola Davis, ödül gecesinin en büyük favorisi. Albert Nobbs ile yarışa katılan Glenn Close’un da adaylığı kesin gibi gözüküyor.  Senenin en iyilerinden olan fakat Oscar normlarında geride kalmaya mahkum We Need To Talk About Kevin ise müthiş performansıyla Tilda Swinton’a bir adaylık getirebilir. Martha Marcy May Marlene’den Elizabeth Olsen’ın ölçülü performansı da gözardı edilemeyecek cinsten.

Kim alır: Viola Davis (The Help)

Kim almalı: Tilda Swinton (We Need To Talk About Kevin)

En İyi Yönetmen:

Yine kendimizi Akademi’nin yerine koyup değerlendirebileceğimiz dallardan biri daha. Bu dalda diğer ödüllerin dağılımı çok önemli olduğundan, iki favori Michel Hazanavicius ile Alexander Payne’in yarışlarını sonuca vardırmak çok zor görünüyor. Muhtemelen adaylık alacak olan Steven Spielberg, Stephen Daldry ve Hugo ile günden güne eli daha da güçlenen Martin Scorsese ise öndeki ikilinin ardında pek güçsüz gözükmüyorlar. Özellikle Stephen Daldry’nin üç kez eli boş döndüğü törenden ödülle dönmesi kimseyi şaşırtmayacaktır. İkinci filmiyle Akademi tarafından fark edilmeye başlanılan Steve Mcqueen sürpriz bir adaylık alabilir. Net bir favorisi olmayan bu dal hakkında Payne’in en muhtemel aday olduğunu söylemek gerekiyor. Muhtemelen aday bile olamayacak olan Terrence Malick ise, daha önce de bahsettiğim sebeplerle, ödülü en çok hak eden yönetmen.

Kim alır: Alexander Payne (The Descendants)

Kim almalı: Terrence Malick (The Tree of Life)

En İyi Film:

En iyi yönetmen dalındaki yarışın aynen yansıyacağı bu dalda, kaç aday olacağı yeni düzenlemeler nedeniyle meçhul. The Artist, Hugo ve The Descendants’ın kıyasıya kapışacağı; War Horse, Extremely Loud and Incerebly Close, Hugo ve Moneyball’ın fırsat kollayacağı;”Shame”, “Tinker, Tailor, Soldier, Spy”, “The Help” ve sinema diyorsak tüm ödülleri baştan hak eden The Tree of Life’ın en azından adaylık arayacağı bir dal. Akademi’nin nostaljik ve duygusal damarı tutarsa,  ödül The Artist’e gidecektir.

Kim alır: The Artist

Kim almalı: The Tree of Life veya Hugo

***

kaankarsan@gmail.com

twitter

***