Mysterious Skin (2004): Gregg Araki’yi Nasıl Bilirsiniz ?

Arda Gulyan
Arda Gulyan
08 Kasım 2011

Gregg Araki yolun başında beatvari bir üslupla eşcinsel dünyayı merkeze yerleştirdiği kendi düşük bütçeli filmlerini çekerken, onu izleyenler Araki’nin bir zaman sonra zorunlu olarak nedenselliğin limanına uğrayacağını düşünüyorlardı, bu kaçınılmazdı. Oysa Araki Mysterious Skin’le bu kalıpyargıyı yıktı, pedofili belasını eşcinsel seçimin çok uzağına taşıdı.

Seksenlerin başında, Kansas’ın üstü ölü toprağıyla örtülmüş küçük bir kasabasında, duygusuzluktan çürümüş standart Amerikan ailesi profilinin artık her ne kadar suyu çıkmış olsa da bu sıkıcı tekrar Araki’nin çocuk istismarı üzerine söylemeye çalıştığı şeyin katalizörü: aslında hiçbir şey değişmiyor. Sorunlu ve çözüme kavuşmamış bir alana yönelik çalışmanın neticesi klişe ise klişe olacaktır. Kanımca bu klişe bataklığındaki gezinti daha büyük bir cesaret ve yetkinlik istiyor.

Araki filmin ilk bölümünü aile, içgüdü, seçim, haz, sapkınlık gibi bugün hala üzerine düşünmeye devam ettiğimiz kavramlar üzerinden, çocukların gözüyle ve onların duygusal dünyasına eğilerek açıyor. Yönetmenin yargı içermeyen -belki de aslında filmin uyarlandığı romanın yazarı Scott Heim’ın- nesnel ve karakterlerine dönük dili, henüz sekizinde olan Neil’in eşcinselliğini keşfedişini, yüceltilmenin serabına kapılıp gidişini, pedofil beyzbol hocasından tamamen ayrı bir yerde değerlendirebilmemizi olanaklı kılıyor. Neil gecenin karanlığında el değiştirmiş o evin bahçesine yeniden döndüğünde “bana meleğim demiştin” derken, kendini sonu hüsranla bitmiş bir aşkın terk edilmiş aşığı olarak buluyor. Peki ya Brian?

Brian kimine göre bu trajik hikayenin ultra-trajik perdesini açan kahramanı. Su katılmamış bir tecavüz mağduru. Neil’le karşılıklı oturdukları bu tahterevallide kıçı öyle bir yere vuruyor ki, tüm ilk gençliğini hafızasının o kayıp parçasını aramakla geçiriyor. Sanrılar, kabuslar, uzaylılar v.s. Ama Brian o kayıp parçayı Neil’in kucağında buluyor. Kendi düğümünü çözerken Neil’in aşk hikayesine de sıkı bir düğüm atıyor.

Müzik seçimleri, çocuklarla çalışılmış taciz sahneleri, görüntü yönetimi, kararında oyunculuklar -özellikle Joseph Gordon-Levitt’in perormansı-, Neil’in fahişelik yaşamı ve gay seçkisi sonunda, düşük bütçesini de hesaba katarak, Mysterious Skin için kendi janrının iyi bir örneği demek benim açımdan yanlış olmaz.

ardagulyan@gmail.com

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5