Muukalainen (2008): Fin İşi Perde Nakışı

Fatma Onat
Fatma Onat
23 Temmuz 2012

 

Ziyaretçi (Muukalainen) ile 28. Uluslararası İstanbul Film Festivali’ne konuk olduğu vakitler iz bırakıp ortadan kaybolan genç ustalardan Finlandiyalı Jukka-Pekka Valkeapää, bu filmiyle bıraktığı etkiyi bazı bünyelerde hala hissettirmekte.

Suya yansıyan çocuk yüzün daha en başından hissettirdiği derinlik karmaşasıyla merhaba diyen bir film Ziyaretçi. Herkesin zihninde başka hikâye kurarak farklı okumalara yer açıyor, tabii aynı duygusal hareketlenmelerle. Duvarlar-tahtalar-kapılar arasına sıkıştırdığı hayatı yaşamaya çalışan çocuk, hayatta kalmak için neden bile aramayan bir anne, sürekli eve döneceğini söyleyen mahkum baba, gizem unsuru minik sandık, filmin en rahatlatıcı anlarını yaşatan tütün vaatleri, insan eti kemirmekten hoşlanan böcekler, gerilimi zirveye taşıyan sisli atmosfer, dondurucu soğuk, aç kargalar, hisli hırçın at ve biranda elinde bir mektupla çıkagelen ziyaretçi.

Varla Yok Arasında

Üzerinde özenle çalışılmış, simgesel kodların nahifçe hikâyeye yedirildiği, dört yıllık bir çalışma sonucu ortaya çıkan bir film Ziyaretçi. Öyle çok şey geçiyor ki başınızdan film boyunca. Yönetmen bunu; insanın derinindeki karanlığın, yorgunluğun, anlaşılmazlığın getirdiği  büyük bir sessizlikle yapıyor. Diyalogsuz film çekmenin artık hiçbir deneyselliği kalmadığını bilerek ilk yarım saat tek bir söz bile duymadan içimize ince ince işlenen bir filmin etkisiyle sürüklenip gitmek mümkün. Çünkü sözsüzlüğe o kadar çok ihtiyacı var ki atmosferin, o kadar durmuş ki hayat anne ile çocuğun etrafında. Bu durum çıkan her sesi daha güçlü kılıyor böylece. Yama yapan kadının kumaştan geçirmeye çalıştığı paslı iğnenin mücadele sesi, yağmurun yere darbe indirircesine çıkardığı patırtı, rüzgarın etkisiyle açılıp kapanan kapıların gıcırtısı, soluk alan insanların göğsündeki takatsiz hırıltı filmin gürültüsü oluveriyor. Varla yok arasında yaşayabilme çabası ya da çabasızlığı giriyor devreye.

Sarsmadan Etkilemek

Hayatla mücadelesinden vazgeçmiş bir annenin yanında çocuk olmaktan daha zor ne olabilir ki? Ama var. Daha zoru, o anneyle hayatta kalmaya çabalamak. O çabanın yükü bir çocuğun omzuna binince iş daha da dramatikleşiyor. Ama formülünü oturtmuş yönetmen sarsıcı olmak yerine etkili olma yolunu seçiyor. Annenin sakat bacağı; tökezlemiş, toparlanmak için yıkılmayı bekleyen bir hayattan bahsediyor adeta. Karakterler karşımıza hiçbir yargıya yer vermeyecek dinginlikte çıkıyor. Hepsi, kötülükleri ve iyilikleri tespit edilemeyecek kadar sessiz insanlar. Filmin birçok karesinde hiçbir geometrik biçime uymayan oluklardan çıkan bakış açıları da bu tespitsizlikten belki de. Bu bazen anahtar deliği, bazen kumaş yırtığı,  genellikle çocuğun gözlemevindeki görüş açısından yakalanıyor. Kurduklarıyla ayakta kalma kabiliyeti edinmiş çocuk, her bakışı, her hareketiyle insan ruhunda iz bırakıyor. Öyle ki film boyunca ona şefkat göstermek, onu sıcak tutmak, karnını doyurmak isteği duyabiliyor insan. Sekiz yüz çocuk arasından seçildiği söylenen karakterin ruhumuzda bıraktığı iz yer yer; yaşadıklarını izledikten sonra hala yaşayabiliyor olmamızın utancını yaşatan Gel ve Gör (İdi i Smotri)’ün 13 yaşındaki “yaşlı çocuğu” Florya’yı anımsatıyor. Onun kadar olamasa da çok hırpalıyor izleyeni.

Zamansızlıkta Buluşmak

Savaş sonrasını, kıtlık dönemlerini çağrıştırıyor sosyal koşullar. Fakat Finlandiya’nın kronolojik gerçekliği içinde zaman pek belirgin değil. Yönetmen; tarihsel bir gerçekliğe karşılık gelecek bir zaman yaratmadıklarını fakat sanat yönetmeninin kostümleri ve mekânı tasarlarken 1930’lardan faydalandığını, çekimlerin ise Estonya’da yapıldığını söylüyor. Yaşattıklarına bakılırsa tarih pek de önemli değil zaten, coğrafya da. Eğer Valkeapää gibi, bu duygularda birleşebilme ustalığı gösterebilen bir yönetmenin ince işi varsa karşınızda, iyilerinden birini izlemenin müthiş doyumu kalıyor geriye.

Daha önce Taraf Gazetesinde farklı bir başlıkla yayınlanan bu yazının içeriği, Ekşi Sinema için güncellenmiştir.

 

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5