Love Is All You Need (2012): James Bond Tatilde

Gulcin Kaya
Gulcin Kaya
23 Mayıs 2013

Kuzey Avrupa sineması dünya çapında öykünülecek bir sinema karakteristiği kazanadursun, Susanne Bier’ın Danimarka sinemasının Oscar ödüllü ilk kadın yönetmeni olduğu o talihsiz an dün gibi aklımızda. In a Better Life filmiyle dişli rakiplerini alt ederek Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ına layık görülen Susanne Bier, 2007‘deki Hollywood çıkartmasının ardından belli ki kariyerini Amerika’da devam etmeye karar verdi. Son filmi Love Is All You Need, adından da anlaşıldığı üzre, tek ihtiyacımızın ‘aşk’ olduğunu öneren ve bu motivasyonla istediğimiz kadar saçmalayabileceğimizi öğütleyen ve bunu ifade ederken de bu öğüdünü kullanan bir film. Diğer bir deyişle, Yeni Dünya hayalleri içerisinde, bir romantik komedi çekmenin her zaman rüyalarını süslediğini belirten bir yönetmenin hezeyan ve heyecanlarını taşıyan, bu esnada da sizlere asla yeni bir şey sunmayan başarısız bir deneme.

Senaryosu yalnızca türün gelenekleri üzerine kurulu olan film, alışılagelmiş rastlantısal anlara bel bağlamış durumda, bu tesadüflerden beslenerek de ilerlemekte. Biri kızını, diğeri de oğlunu evlendirmek üzere olan başkarakterler tesadüf eseri karşılaşırlar. Kadın kanser tedavisi görmekte ve kocasıyla olan ilişkisinde sorunlar yaşamakta; adam ise trajik bir yolla kaybettiği karısının acısını daha fazla çalışarak unutmaya çalışmakta. Çocuklarının düğünleri için gittikleri İtalya’da kalabalık bir aile toplantısı olur, sonrasında da sırlar ya da itiraflar peşisıra gelir. Bu zaman zarfı, karakterlerin kendileriyle tanışması, çeşitli değişim-dönüşümler yaşaması ve esasında güçsüzlükleri nedeniyle öteledikleri hayat muhasebelerini yapması için kullanılmakta. Zira limon ağaçlarıyla çevrili bu Akdeniz evinde, herkesin hayatla alıp veremediği bir şeyler var. Susanne Bier’ın diğer filmlerinden de alışkın olduğumuz bu kavga, bu kez daha niteliksiz bir sunumla karşımıza çıkarken, türün eskitilmiş malzemelerini derleyip kendi imzasıyla cilalamaya çalışan yönetmen, neticede iyi çekilmiş kötü bir film daha eklemiş filmografisine.

love is all you need

Romantik-komedi türünde etiketlenen ve atmosferini de bunu karşılamak üzere şekillendiren film, sığ sulara mahkum olan türdaşlarından ayrılmak için has bir romans ya da yaratıcı bir komedi olmayı seçmiyor. Aksine türünün tüm sığ klişelerini bünyesinde barındırıp, üzerlerine eklediği dram dozuyla farklılığını ispatlamaya girişiyor. Yani çoktan tüketilmiş karakter ve hikayelerini bu tip filmlerde görmeye alışık olmadığımız bir nedenselliğe kavuşturma çabasında olsa da uygulama aşamasında, çerezliğini eleştirdiği diğer filmler gibi olmaktan kaçamıyor.

Genellikle tek mekanda geçen film, karakterlerine yüklediği marjinal hallerin de yardımıyla durum komedisi ve dramı olmayı seçse de medet umduğu metotlar en az karakterlerinin bir türlü kaçamadıkları karton halleri kadar alışılagelmiş ve tüketilmiş. İşin komedi yanında orijinal herhangi bir ana tanık olmadığımızı söylemememize gerek yok. Film de zaten bu aşamada kendisini güvensiz ve ürkek hissediyor. Başlarda kontrollü ilerleyen bu tavır, zamanla yok olup ortaya ağır bir dramın çıkmasına neden oluyor. Bu süreçte genellikle bu tip filmlerde komedi malzemesi olarak işlenen temalar üzerinden dram çıkarılmaya çalışılıyor. Bu yönelim de filmi sığ bir romantik komedi örneği olmaktan uzaklaştırma ve alt metinleriyle farkını konuşturma amacına hizmet edemediği gibi, acemi ve aceleci anlara sebep oluyor. Filmin inandırıcılığına hasar veren bu noktaya ulaşılmasındaki en büyük pay da mevcut karakterlerin şaşılası sıradanlığında yatıyor. Zira her biri ayrı bir filmden alınmış bu kopya karakterlerin ne kadar ilginç olduklarına şaşırmanıza, hatta onları tanımanıza bile gerek yok.

İrili ufaklı oyunculuk performansları ve yönetmenlik becerisi dışında herhangi bir konuda bir parıltıya sahip olmayan filmin tek ilginç yanı başrolündeki Pierce Brosnan olabilir. James Bond karizması taşıdığı yönündeki yorumların göreceliliği devam ededursun, kendisi bu rolü yüklendikten sonra kariyeri olumlu anlamda değişmeyen tek Bond oldu. Eski James Bond’umuzu limon toplayan bir aile babasına çeviren değişimi ilgiyle takip ediyoruz.

***

Gülçin Kaya

gulcinnkaya@gmail.com

 twitter

***

Türkçe Adı: Sadece Aşk

Yönetmen: Susanne Bier

Senaryo: Anders Thomas Jensen, Susanne Bier

Yapım: Danimarka, İsveç, İtalya, Fransa, Almanya, 2012

Oyuncular: Trine Dyrholm, Pierce Brosnan, Sebastian Jessen, Molly Blixt Egelindi, Stina Ekblad, Paprika Steen, Kim Bodnia, Marco D’Amore, Ciro Petrone

Süre: 116′

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
1 vote, average: 1,00 out of 51 vote, average: 1,00 out of 51 vote, average: 1,00 out of 51 vote, average: 1,00 out of 51 vote, average: 1,00 out of 5