Le Notti Di Cabiria (1957): İnadına Yaşamak!

Salihcan Sezer
Salihcan Sezer
18 Aralık 2012

Yiğit Özgür’ün Kimsesizler Okulu’nda geçen eski bir karikatüründe, bir öğretmen öğrencilerine anne-babalarının ölüm tarihleri üzerinden matematik soruları sorar. Öğrencilerden biri öğretmenine, içli bir bakışla ‘öğretmenim üzülüyoruz’ der. 1957 yapımı Le Notti Di Cabiria(Cabiria Geceleri) filminin yönetmeni Federico Fellini’ye ise ‘çok üzülüyoruz’ demek istiyorum. Bizi kederlerden kederlere sürükleyen bu melodram; boğazda düğümlenen demirden leblebi, basbayağı bir kalp kırığıdır.

Filmin yorumlanma biçimine bakılarak, Fellini’nin neo-realismo akımı içerisinde gösterilebilecek bu melodramı yaratma formülü basit ya da hafif gözükebilir ilk bakışta: ‘‘Alabildiğine saf ve temiz bir karakter al, sonra da onun başına gelebilecek en kötü şeyi getir’’. Ancak ne filmin alt metinlerle bezeli çok katmanlı yapısı, ne de güçlü dramatik çatısı filmin kalitesine ilişkin bu tür bir basitlik algısına mahal vermiyor. Aksine film, Murathan Mungan’ın ‘‘ne zaman içime fazla baksam yükseklik korkum depreşir’’ sözünü hatırlatırcasına bir düşünsel/hissel analize kayar, ‘derinlik sarhoşluğu’na tutulur ve neşesini de, hüznünü de ilmek ilmek kalbe nakşeder. Bunda elbette oyunculuğun da payı büyük. Cabiria tarafından; özenilen bir hayal alemindeki şan, şöhret ve lüksün büyüsünü taşıyan François Perier, dostluğun, yoldaşlığın ve anlayışın vücut bulmuş hali Franca Marzi ve gerçek aşkı, biricik sevgilisi yahut ‘tabuttaki son çivisi’ Amadeo Mazzari yan rollerde pek de gösterişli olmayan bir biçimde üzerlerini düşeni yapıyorlar. Filmi alıp (adeta sırtında) götüren ise, Cabiria rolünde unutulmayacak bir performans sergileyen Giuletta Masina… Karikatürleşmeye, abartılı oyunculuğa, yapaylığa iştahla kapı açan bu rolün üstesinden; tüm bu olumsuz kavramlara kapısını kapayarak, mizahı ve melankoliyi birlikte, damak tadına uygun ve sıcak bir şekilde servis ederek geliyor Masina. Bu tadın ve sıcaklığın oluşmasında; Fellini ile Masina arasında oyuncu-yönetmen ilişkisinin çok ötesinde bir gönül bağı olduğunun bilgisini de vermek gerekiyor. Fellini ona büyük bir şöhret ve para getirecek sinemaya henüz adımını atmamışken, başarıya ulaşmak için karikatürler çiziyor ve radyolarda ufak tefek işler yapıyorken, zor zamanlarında onun eşi olmuş Masina. Fellini ölünceye kadar da evli kalmışlar. Fellini’nin ölümünden beş ay sonra, bu sefer de Masina ölmüş. Başta La Strada(1957), Giulietta Degli Spiriti(1965) ve bu film olmak üzere, Fellini’nin önemli eserlerinde genelde naif ve saf karakterleri canlandırmış, kalplerde iz bırakmıştır. Yine Fellini’nin neredeyse her filminde birlikte çalıştığı ‘dava arkadaşı’ Nino Rota, yaptığı müziklerle bu filmde de karşımıza çıkıyor. Filmin senaryo kısmında ise, hakkında İtalyan sinemasının ‘asi çocuğu, aykırı yönetmeni’ gibi klişe tabirlerin kullanılmasını gerçek anlamda hak eden Pier Paolo Pasolini’nin özellikle yazdığı diyaloglarla filme katkıda bulunduğunu da eklemek gerek. Tüm bu parçaların yekten kalitesiyle, bir araya geldiklerinde ortaya çıkardıkları bütünlük; Le Notti Di Cabiria’yı unutulmayacak klasiklerden biri haline getiriyor.

lenottidicabiria1

Filmi iki ayrı bölümle değerlendirmek mümkün. İlk saatinde Cabiria’nın(Giulietta Masina)  yaşamını, varoluş biçimini, hayallerini, din ve dünya algısını ayrıntılarıyla izliyoruz. Cabiria görünürde bir fahişe, derinde bir azize. Gece boyunca sokaklarda sürten fahişeler, kadın satıcıları, aylaklar, sarhoşlar, dolandırıcılar ve avarelerle çevrili bir ortamda; saf kalabilmeyi başarabilmiş, iyilikle dolu, naif ama cesur, kelimenin tam manasıyla ‘çiçek gibidir’ aslında Cabiria. Geçimini fahişelikten kazanır ancak çevresindekiler gibi kirlenmemiştir, onlarladır ama onlardan değildir. Bu süreçte Cabiria ile birlikte, Fellini’nin de gözleriyle; günün ve gecenin pek çok farklı yüzüne tanıklık ederiz. Yoksulluğun kol gezdiği bir dönemde barakalarda yaşayan halka sırtında çuvalıyla yemek getiren iyi kalpli birine, biraz da fakir-zengin çatışmasını vurgulamak adına boş ve yapay yaşayışlı zengin bir aktöre, Aziz Meryem’den mağfiret isterken sakat ayaklarını iyileştirmesini de bekleyen bir kadın satıcısına odaklanırız 1950’ler Roma’sında.

Eleştirelliğin ve ironinin doruklarında, parçalı anlatımla geçen bu ilk bölümden sonra, hüzünlü bir aşk hikayesi başlar. Tam da kendisinden bekleneceği üzere Cabiria; hayatın samimiyetine, iyi niyetine ve adaletine güvenir. Hiç aklında olmamasına rağmen içten içe aradığı saf, masum, gerçek aşkı bulduğunu zanneder ve kendisini bu duyguya heyecanla kaptırır. Bu uğurda arkadaşlarından ayrılır, uzun uğraşlar sonucu, ‘tırnaklarıyla kazıyarak’ satın aldığı evi satar, bankadaki parasını çeker ve her şeyiyle, geçmişini bir kenara bırakarak sevdiği adamın yanına gider. Ancak bir yalanı yaşıyordur o ve uçurum kıyısında bunu fark ettiğinde ise yaşadığı yıkım yakıcıdır. Gururu kırılmış, kullanılmış ve kendini aptal yerine konmuş hissederek hayatın bu som trajedisiyle yüzleşmek zorunda kalmıştır. Ne kadar sinirlensek, üzülsek de filmin başında olduğu gibi sonunda da(elbette çok daha kötü şartlar altında) aynı acı hikaye tekrarlanır ve gerçek hiç değişmez. Melankoli içimizde kök salmak üzereyken, Fellini aklımızla ve duygularımızla küçük bir oyun oynar. Tüm bu dramın nihayete ermek üzere olduğu an, civardan geçmekte olan müzikli bir  kumpanya neşesi ve coşkusuyla Cabiria’nın ağlayan yüzünü gülümsetmeyi başarır.

Ağzımıza çalınan bu bir parça bal gönlümüzü ne kadar alıyor o ayrı mesele ve Le Notti Di Cabiria’da insanoğlunun bu trajedisine ‘çok üzülüyoruz’ belki ama yine de boynu bükük değiliz. Ferzan Özpetek’in Mine Vaganti(Serseri Mayınlar) filminde geçen o güzel sözlerle bitirelim: ‘‘Nicola bana çok önemli bir şey öğretti. En kötü halinde, hatta ölmeyi istediğinde bile gülümsemeyi. Benim için üzülmeyin, artık sesimi bu evde duymadığınızda yaşam asla dört duvar arasında değildir. Öleceğiz ve sonra geri geleceğiz, her şey gibi’’.

Salihcan Sezer

salihcanzer@gmail.com

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5