Holy Motors (2012): Önce Bir Tuhaf Geldi

Salihcan Sezer
Salihcan Sezer
03 Ağustos 2013

Hakkında hiç bilgisi olmayan birinin ‘motorun kutsalı mı olurmuş’ diye sorması ihtimal(bazen pek muhtemel) ki, kendimden biliyorum. Motorun kutsalı olur, bu da Leos Carax’ın Pola X’ten(1999) sonra verdiği uzun metraj arasına şifa niyetine ilaçtır. Özellikle Les amants du Pont-Neuf(1991) ile bilinen ve ‘sevgilili romantik’ film konseptinde hoş ve özel bir yer edinen senarist-yönetmenin son eseriyle ilgili bir çok kaynakta, insanda; ‘özgün, yaratıcı, değişik, tuhaf’ gibi tabirleri bulabileceksiniz. Haksız da sayılmayacaklar ‘o kadar’. Ne kadar sayılıp, sayılmayacaklarınaysa bir bakalım.

Paris’te, Oscar(Denis Lavant) adında bir adam ailesine el sallayarak evinin kapısından çıkıyor. Beyaz, ekstra donanımlı, ultra lüks bir limuzine biniyor. İçerisinde ‘görev icabı’ kılık değiştiriyor ve sokakta dilenci gibi dileniyor. Bir art-performansına katılıyor ve sonra ‘Beauty and the Beast’ göndermeleriyle Kay M’in(Eva Mendes) bulunduğu moda çekimini basıyor. İlk yarım saati aşan, hatta baba-kız arasında ‘canlandırılan’ (veya sahicileşen) diyaloğa kadar geçen birbirinden güzel Paris görüntülerinin bulunduğu bu bölümde parçalı bir anlatım var. Bu küçük hikayeler aslında tek başlarına ilgi çekici, video sanatı olarak da heyecan verici gelebilir belki ama gereğinden uzun tutulmasının konu bütünlüğüne ve hikaye akışına pek de katkısı yok. Daha çok yönetmenin egolarına ve tatmin edilme ihtiyacının beyazperdeye yansımasına maruz kalıyoruz açıkçası. Yani ‘‘bakın; ne şaşırtıcı, yaratıcı çekiyorum. Zekama ve sanatsal duyarlığıma hayran kalın’’ izlenimi uyandırıyor bir nevi. Ayrıca filmde yer alan Lynch’ten Melville’e, Godard’dan Bunuel’e uzanan tonla kültürel referansın etkileyici gelebilmesi, anlamı arttırdığı noktada mümkündü. Oysa filmde çoğunlukla niyet okuyoruz: ‘‘Evet, burası Renoir’den… Eee neden?’’.

holy-motors

Antrakttan önce, baba-kız ile başlayarak gelişen ikinci yarıda daha sıkı bir film izleme şansını elde ediyoruz. Olaylar daha sonuca yönelik, nispeten tutarlı. Eva Grace’nin(Kylie Minogue) ilginç bir aşk temasıyla devreye girişiyle de mesaj gün gibi ortaya çıkıyor. Limuzinde Comme d’Habitude şarkısını mırıldanan Oscar’ın hal-i pür melali bile yeterdi ancak Carax’ın kendi yazdığı şarkılarda filmin incelikli anlatımının dışına çıkarak, iyice belirgin bir ton tutturması fazladan. Holy Motors’un özündeyse; roller ve performanslar üzerinden hayatımızı yürütme biçimimiz, değişik bir anlatım tarzıyla konu alınıyor. Dilenciysek farklı davranıyoruz, babaysak farklı… Konumumuz, durumumuz ve etiketlerimizle yaşıyoruz. Hissiyatımız, kararlarımız da pozisyonlarımıza göre şekilleniyor genel olarak. Bunda belki anormal olan bir durum yok elbet. Kim olduğumuz sorusunu da bugüne dek sormayan nadirdir. Ancak anlatım biçimi açısından bir yenilik getirme gayretinde Carax. Duvarları aşamamızı, bazen onlara toslamamızı, hayatın aynılığını, sıkıcılığını, motorizeliğini yine de özünde güzel olduğunu kendince anlatmaya çalışıyor. Bunu da bir asır önce yazılmış mesela Vanya Dayı’daki gibi etkili bir duygusallıkla, derinlikle değil; daha fiyakalı, cakalı görünmek isteyen, sanattan ve sinemadan bolca esinlenme, beslenme üzerinden ama pastiş de olmayan bir stilize tavırla yapmaya çalışıyor. Dolayısıyla filmde hissedilebilecek eksik şeylerin varlığını, bir türlü olmamışlığın cevabını da buralarda aramak gerek.

Ruhtan ve gönülden ziyade akla seslenen bu filmde; Les amants du Pont-Neuf’ın yakışıklı genci, şimdinin yaşlanmış aktörü Denis Lavant, Oscar rolünde belli hisleri izleyiciye geçirmek için elinden geleni yapıyor. Yine de duygu ya da drama içermeyen, filmin çok planlı, yapıntı ve rasyonel tavrına o da takılıyor. İzleyicinin bu tavra karşı göstereceği tutumsa, bireysel beğeniyi şekillendirmede önemli yer tutacaktır diye düşünüyorum. Holy Motors’un izleyici için turnusolu da işte bu.

***

Türkçe Adı: Kutsal Motorlar

Yönetmen: Leos Carax

Senaryo: Leos Carax

 Yapım: Fransa, 2012

Oyuncular: : Denis Lavant, Edith Scob, Eva Mendes , Kylie Minogue, Michel Piccoli

Süre: 115′ 

***

Salihcan Sezer

salihcanzer@gmail.com

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
2 votes, average: 4,00 out of 52 votes, average: 4,00 out of 52 votes, average: 4,00 out of 52 votes, average: 4,00 out of 52 votes, average: 4,00 out of 5