Kurtuluş Son Durak (2012): Şiddet, Bağımlılık Yapar!

Kaan Karsan
Kaan Karsan
25 Temmuz 2012

‘Aaahhh Belinda, ‘Adı Vasviye’, ‘Usta Beni Öldürsene’ ve hatta ‘Badi’gibi ülkemiz sinemasının kültleşmiş filmlerinde imzası bulunan, bu toprakların en iyi senaryo yazarlarından Barış Pirhasan, “Adem’in Trenleri”nden beş yıl sonra geri dönüyor; yönetmen koltuğunu ise oğlu Yusuf Pirhasan’a bırakıyor. Yusuf Pirhasan’ın ilk uzun metraj çalışması “Kurtuluş Son Durak”, sadece afişine bakıldığında da anlaşıldığı gibi, bir ‘kadın filmi’. Hem de neredeyse bir sosyal sorumluluk projesi olarak kayda geçebilecek, feminist bir bakış açısıyla yoğrulmuş ve mesajını gizlemeyen türden bir kadın filmi.

Kara mizah unsurlarına bezenmiş film, çok tipik bir ‘kaybeden’ öyküsü olarak başlıyor aslında. Belçim Bilgin tarafından canlandırılan ve yaşanacak ilginç olayların fitilini ateşleyen Eylem, nikahına kısa bir vakit kala sevgilisi tarafından en yakın arkadaşıyla aldatılarak terk ediliyor. Sinemada defalarca gördüğümüz türden bir karakter geçmişine sahip olan Eylem karakteri, doğal olarak yaşadığı bu şokun etkisini üzerinden kolayca atamıyor. İntihar teşebbüsüne kadar sürüklenen Eylem’e ise apartmandaki diğer “kaybeden kadın” profilleri yardım etmeye, onu yeniden hayata döndürmeye çalışıyorlar. İşler ise tam bu noktadan sonra sarpa sarmaya başlıyor. Zira şaşırtıcı olaylar yüzünden kadınların oluşturdukları bu dayanışma öyküyü bambaşka olaylara gebe hale getiriyor.

Uzaktan bakılınca tanıdık ve virajsız bir “birlikten güç doğar” öyküsü olmaya mahkum bir film gibi görünen Kurtuluş Son Durak, ilk aşamada yarattığı beklentileri kara mizahın devreye girmesiyle kısa süre sonra tersyüz ediyor. Zira şiddete uğrayan kadınlar ile şiddeti uygulayan, istismarcı erkeklerin en azından bu filmde uzlaşmacı bir tabanda buluşamayacakları su yüzüne çıkıyor. Şiddetten korunmak için savunmacı bir şiddete başvuran kadınlar, birlikten doğan kuvvetin bazen amaca orantısız olabileceğini bize gösteriyorlar. Kısacası farklı bir başkaldırı filmi var karşımızda. İsyanın nedeni kadınlara uygulanan şiddetken; isyancılar elbette ki bu güne kadar maalesef susmayı tercih etmiş, sindirilmiş olan kadınlar… “Şiddetin her türlüsüne karşıyız” sloganını bir an bile ağzından düşürmeyen filmdeki isyanın temel metodu ise, ilginçtir ki, yine şiddet.

Uzun bir süre dozajı çok iyi ayarlanmış bir mizahla güldürmeyi başaran Kurtuluş Son Durak, filmin ne kadar ciddi olması gerektiği konusunda tam bir karara varamamış. Film, kara mizahın tüm patavatsızlığını kullanmak varken, filmin şiddetle ilgili öğretici söylemleri nedeniyle işin kara komedilere özgü muzipliğini bir adım geriye çekiyor. Bu esnada da Barış Pirhasan, “kadına şiddet” hususunda vermek istediği tüm mesajları repliklerin içerisinde direkt olarak vermeyi seçiyor. Bu da filmin bir yerden sonra zaten ayarı kaçan iletilerini iyice yüzeysel hale getiriyor. Filmin meselesi konusundaki ciddiyeti de biraz gelgitli olunca, seyirci filmi nasıl algılaması gerektiğini şaşırabiliyor. Filmde kara mizahı sağlayan ve filme ruhunu veren şiddet, varlığından şikayet edilen şiddetten pek de farklı değil. Kısacası karşımızda daha az ciddiye alınarak izlenirse keyfi artacak olan bir film var.

Bazı sıkıntılarına rağmen Kurtuluş Son Durak’ın tutarlı bir yönetmenliğe, güldüren bir mizaha ve çok başarılı oyunculuk performanslarına sahip olduğu da bir gerçek. Bazı karakterlerin fazla karikatürize olmaları nedeniyle ortaya çıkan sorunlar bile doğru oyuncu seçimleri ile bertaraf ediliyor. Yüzü sinemaya çok ama çok yakışan Belçim Bilgin’in başı çektiği oyuncu kadrosunda, Damla Sönmez, Asuman Dabak, Ayten Soykök, Demet Akbağ, Nihal Yalçın, Ahmet Mümtaz Taylan ve Yavuz Bingöl gibi isimler kalburüstü performanslarıyla dikkat çekiyorlar. Yönetmen Yusuf Pirhasan ise hem oyuncuları yönetmek hem de filmin temposunu ayarlamak konusunda oldukça başarılı. Henüz ilk filminde geniş ve markalaşmış isimlerden oluşan bir oyuncu kadrosunu, dengeleri kurmayı başararak yönetebilmesi, karşımızda yetenekli bir yönetmenin durduğuna işaret ediyor.

Günden geçtikçe daha da olağan hale gelmeye başlayan ve bu nedenle gitgide daha da korkunçlaşan “şiddet ve “kadına şiddet” konularının tutarlı bir biçimde olmasa da gündeme gelmesi, şu günlerde oldukça önemli. Bu nedenle baba-oğul film çeken Barış ve Yusuf Pirhasan’ın içine eğlenceli bir hava katarak ve sinemanın temel gerekliliklerini yerine getirerek kotardıkları Kurtuluş Son Durak, gözden kaçmaması gereken bir kara komedi filmi.

Filmin Notu: 4/10

***

Kaan Karsan

kaankarsan@gmail.com

twitter

***

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
2 votes, average: 1,50 out of 52 votes, average: 1,50 out of 52 votes, average: 1,50 out of 52 votes, average: 1,50 out of 52 votes, average: 1,50 out of 5