Kuma (2012) : Kadınlığın Hiyerarşisi

Ezgi Küçüktuğsuz’in profil fotoğrafı
Ezgi Küçüktuğsuz
20 Mayıs 2013

Kuma, duyulduğunda insana bir sürü kavram çağrıştıran güçlü bir kelime. Dolayısıyla izleyeceğiniz film hakkında hiçbir şey bilmiyor olsanız dahi bir takım fikirler oluşturuyor kafanızda; doğal olarak. Afişinde başı örtülü güzel bir kızın bize baktığı film, bize bir kumanın hikayesini anlatacağını düşündürüyor; oysa bundan çok daha fazlası var aslında. Bir “Haneke öğrencisi” olduğu kulağıma çalınan Umut Dağ, bu ilk uzun metraj filmiyle benim için diğer filmleri de ilgiyle beklenecek yönetmenlerden oldu bile.

En temelde, genç bir adamla evlenerek köyünden ağlaya ağlaya  ayrılıp yurt dışına gelen Ayşe (Begüm Akkaya) ile evin annesi Fatma (Nihal Koldaş)’nın ve ailesinin şaşırtıcı ilişkileri üzerinden ilerleyen filmin yan hikayeleri de bir kenardan düşündürüyor. Titiz, özenli bir çalışma olduğu belli.

Kuma ikinci kadın isteyen erkeğin bir dayatması olarak bilinir yaygın kanı olarak. Ancak filmde bizi ilk şaşırtan şey ilk eşin kumaya bu kadar anlayışlı, yumuşak ve sevecen davranıyor olması. Aşağı yukarı çocuklarıyla yaşıt bu genç kızı kocasına kendi seçip eve getiren Fatma’nın bunu kanser hastası olduğu için yaptığını öğrensek de, kocasının çekingen, çocuklarının kabullenmeyen, istemeyen tavırlarına rağmen  bu kadar şefkatli, korumacı sevecen davranıyor olması gerçekten çok şaşırtıcı. Şaşırtıcı kelimesine bir parantez açmakta fayda var;  film alabildiğine olağan, “içimizden” bir Türk ailesi portresini çiziyor olsa da birden kıvrak hareketlerle seyirciyi şaşırtmaktan da geri kalmıyor. Ortalara doğru bir yerde beklenmeyen bir hamleyle hikayenin gidişatını tamamen değiştirdiği gibi araya serpiştirdiği minik hikayeciklerle de bize minik sürprizler yapmayı ihmal etmiyor.

kuma

“Geleneklerine bağlı” tipik Türk ailesini mercek tutmuşcasına başarılı bir netlikte görüyoruz. Karakterlerin her biri, tanıdığımız, rastladığımız gerçek insanlar sanki. Biliyoruz ki her biri yaşıyor dışarılarda bir yerde, her biri gerçek. Bunun yanında bir de bu ailenin Avusturya’da yaşıyor olması var ki yönetmen yurt dışında yaşayan Türkler meselesini de oldukça gerçekçi yansıtmış.

Film kadınlığa, Türk kadınına, Türk ailesine, geleneklere, kuşak çatışmasına, otoriteye, birey olmaya, bağlılıklara, keskin sınırlara, sınırlara sıkışmışlıklara, sevgiye, şiddete, baskıya, hayatta kalma çabasına değin bir sürü konuda bir sürü söyleyecek sözü olan dolu, dürüst, yalın bir anlatıma sahip. Bunlar içinde ne yalan söyleyeyim yönetmenin erkek olmasına rağmen kadına ve kadınlığa dair yansıttıkları etkiledi beni en çok. Bir erkeğin kadınlığa dair meseleleri bu kadar duru ve doğru bir dille anlatması çok sık karşılaştığımız bir şey değil.

Kısacası, söyleyecek sözleri, yüzümüze tutacak bir aynası olan ve bunları yaparken titizliği elden bırakmayan akıcı, ölçülü, çarpıcı bir film olmuş Kuma, dilerim daha çok kişiye ulaşır yönetmen sesini duyurdukça.

 

Yönetmen: Umut Dağ

Senaryo: Petra Ladining, Umut Dağ

Oyuncular: Nihal Koldaş, Begüm Akkaya, Vedat Erincin, Murathan Muslu, Alev Irmak.

Süre: 93′


					
Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5
Araç çubuğuna atla