Koca Dünya (2016): Kendi Masalını Yazmak

Reha Erdem’in filmografisine ve yarattığı karakterlere baktığımızda aidiyetsizlik ve yeni bir dünya arayışının ön planda olduğunu söyleyebiliyoruz. Beş Vakit’te, Hayat Var’da veya Jin’de hep oldukları yerden uzaklaşmak, oradaki hayatlarını geride bırakmak isteyen karakterler işleniyor. Son filmi Koca Dünya’da Erdem’in karakterleri bir kez daha yeni bir hayatın peşinden koşuyorlar. Ali ve Zuhal sahip oldukları -fazla olmasa da- her şeyi geride bırakıp başka bir dünya kurmaya çalışıyor. Sil baştan bir dünya; yeni bir ev, yeni bir aile hatta yeni isimler… Aslında başkarakterlerinin kendileri olduğu bir masal yazıyorlar kendilerine.

Bu masalı ne kadar sürdürmek istedikleri ise belirsiz. Özellikle Ali; daha gerçek, belki daha ‘normal’ bir hayata erişebilmek için bir süreç olarak görüyor bunu. Zuhal ise bu masalın içinde olmaktan, kurduğu büyülü dünyada kaybolmaktan memnun, zira masal dünyasını asıl yaratan hatta kendilerinin, başka bir deyişle yarattıkları yeni karakterlerin isimlerini koyan da o. Ali bulduğu yeni işiyle, edindiği yeni arkadaşlarıyla bizim bildiğimiz dünyanın daha içinde ve masalın içine çekilmekten de çekinen taraf, bir ayağı hep dışarıda. Ne var ki gün geçtikçe biraz isteyerek, biraz da bilinçsizce bu yeni dünyaya daha da ait olmaya başlıyor her ikisi de. Ağaç dallarına, çiçeklerin, otların arasına uzanıp doğayla bir olmaya çalışıyorlar. Oysa ki buna çok da hazır değiller. Doğa acımasız, Zuhal’in bünyesi ormanın ona sunduğu her şeyi kabul etmiyor. Zamanla yeni ve beklenmedik tehditlerle de karşılaşıyorlar.

Yönetmen daha en başından, ormana geldikleri ilk anda Zuhal ve Ali’yi bekleyen tehditleri sezdiriyor seyirciye. Zuhal “Yılan var mıdır burada?” diye sorduğunda Ali onu teskin ediyor. Oysa biz o zamandan biliyoruz ki o ormanda yılan da var kurt da. Bunlar filmin hiçbir yerinde gerçek bir tehlike oluşturacak noktaya gelmiyor, ama biz bu tehditlerin farkında olduğumuz sürece Ali ve Zuhal’in geldikleri bu yeni dünyaya olan aidiyetlerini sorgulamaya ve onlar için tedirgin olmaya devam ediyoruz. Karakterlerin kendileri de karşılaştıkları başka tehditleri birbirlerinden gizliyor. Bir yandan diğerini korumak istediklerinden, bir yandan ise tecrübe ettikleri yeni hayatın bıçak sırtında olmasından yapıyorlar bunu. Kendilerini güvende hissetmeliler ki bu masal sürsün.

İki karakterin birbirleriyle olan ilişkisi ve birbirlerine bağlılıkları da zamanla şekilleniyor seyirci için, fakat şekillendikçe karmaşıklaşıyor da. Annesiz babasız ve birbirinden ayrı büyümüş iki kardeşin birbirlerini nasıl kaybettiklerini ya da bulduklarını bilmiyoruz. Yanlarında kaldığı üvey ailesi Zuhal’in varlığından çok da mutlu değiller ama Ali’nin yanında olmasını da istemiyorlar bir yandan. Ali ve Zuhal gerçekten iki kardeş mi yoksa kaybettikleri hayatı bir diğerinde arayan iki yalnız insan mı bilemiyoruz. Fiziksel görünüşlerinin farklılığı ve bu durumun film içinde birkaç kez vurgulanması, ikisi arasındaki kan bağının da masalın bir parçası olabileceğini düşündürüyor. Birbirlerine duydukları gün geçtikçe bağımlılığa dönüşen bağlılık, sıradan iki kardeşinkinden çok farklı. Her ikisi de diğerini başkalarıyla paylaşmak istemiyor. Zuhal Ali’nin iş arkadaşı/patronu ile olan ilişkisinden çok rahatsız gözükmezken, Ali’yi panayırda birlikte olduğu kadın arkadaşından kıskanıyor. Zuhal’in ilk arkadaş edinme, başka bir erkekle etkileşime girme çabasında da Ali dikiliyor karşısına.

Film boyunca iki karakter arasındaki ilişkinin belirsizliği zaman zaman hikayeden uzaklaşmamıza sebep olabiliyor. Karakterlerde eksik hissettiren fakat adını koyamadığımız kusurlar sezebiliyoruz. Bunda, duygusal yoğunluğu yüksek kimi sahnelerde oyunculukların tökezlemesinin de etkisi var. Özellikle bu sahneler, oyuncuların filmi değil, filmin oyuncuları taşıdığını hissettiriyor. Olumlu tarafı ise Reha Erdem’in bunu yapabilecek estetik güce sahip olması.

Koca Dünya’nın en etkileyici yanı, karanlık masal atmosferini güçlendiren görselliği. Reha Erdem ve Kaç Para Kaç’tan beri birlikte çalıştığı görüntü yönetmeni Florent Herry’nin yarattığı görsel dünyanın çekiminden kaçmak mümkün değil. Koca Dünya’nın bize sunduğu görsel estetiğin bu denli etkileyici olmasında kullanılan müziğin de dev bir etkisi var. Nils Frahm’ın Tristana’sı özellikle orman içindeki sahneleri hipnotize edici bir güzelliğe taşıyor. Senaryonun veya karakterlerin kimi zaman havada kaldığını hissetsek de bizi hikayeyle ilgili şüpheye düşüren sahnelerin ardından gelen muhteşem görseller, Reha Erdem’in tüm filmlerinde çok önem verdiği başarılı ses kurgusuyla da birleşince filmin diğer kusurlarını göz ardı edip bu masalın içine girmemizi sağlıyor.

Serhad Mutlu
twitter

***

Yönetmen: Reha Erdem

Senaryo: Reha Erdem

Yapım: Türkiye, 2016

Oyuncular: Ecem Uzun, Berke Karaer, Hakan Çimenser, Melisa Akman 

Süre: 100′

 

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5
Araç çubuğuna atla