In the Land of Blood and Honey (2011): Nefretimle Koruyorum Seni

Güzin Tekeş
Güzin Tekeş
15 Aralık 2012

“In the Land of Blood and Honey (Kan ve Aşk)”, 2007 yılında çektiği belgeseli saymazsak Angelina Jolie’nin ilk yönetmenlik denemesi. İsmi, güzelliğiyle hafızalara kazınmış bir oyuncunun birden bire yönetmenliğe soyunması nedense pek eleştirildi. Kimi bu girişimi kibre bağladı, kimi samimiyetsiz bir sosyal duyarlılığa… II. Dünya Savaşı sırasında Nazilerin yaptığı Yahudi soykırımı hakkında çekilen yüzlerce filmle ilgili kimse samimiyet kaygısına düşmezken, Jolie, Sırpların yaptığı etnik temizliğe dikkat çekince nedense bir “samimiyet” endişesi sardı herkesi. Durum böyle olunca da insan ister istemez soruyor, böyle bir film için çok mu geç kalındı, yoksa henüz fazla mı erken?

Jolie’nin filmi çekerken tarafsız davrandığı söylenemez elbette. Zaten mevzu soykırım olduğunda nasıl tarafsız davranılır onu da anlamak mümkün değil. 1992 yılının Mart ayından 1995’in sonuna kadar süren, ancak dünyanın uzun bir süre görmeyi reddettiği savaşa içeriden bir bakış atan yönetmen, kadınları savaş ganimeti olarak gören erkek egemen zihniyeti filminde tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.

In-the-Land-of-Blood-and-Honey-637436

“Kan ve Aşk”, Balkanlar’da savaşın ve soykırımın tüm hızıyla sürdüğü günlerde yaşanan Bosnalı Ajla ile Sırp komutan Danijel’in aşkını anlatıyor. Aşk derken elbette marazi bir aşktan söz ediyoruz. Taraflardan birinin “esir” diğerinin “sahip” olduğu bir ilişki ne kadar “aşk” olabilirse o kadar oluyor onlarınki de. Filmin sonlarına doğru Daniel’in Ajla’ya söylediği “keşke Sırp olarak doğsaydın” sözü bile bu aşkın çarpıklığını anlamak için yeterli. Filmde bunun gibi insan olanı insanlığından utandıran ve yakın tarihin en büyük felaketlerinden birine yol açtıklarını hatırlatarak Sırpları rahatsız eden pek çok sahne mevcut.

Tabii tüm bunlardan filmin bir başyapıt olduğu anlamını çıkarmamak gerek. Zaman zaman ajitatif hamlelerin dikkat çektiği, senaryodaki boşlukların ve basmakalıp diyalogların gerçeklik duygusunu zedelediği filmin, yine de en rahatsız edici tarafı bunlar değil. Filmin en büyük zaafı, tarihi referansları olan bir yapımda, anadili Sırpça ve Boşnakça olan insanların ısrarla aksanlı bir İngilizce ile konuşturulmaları. Ne “Ajla” rolüyle Zana Marjanovic ne de “Danijel” rolüyle Goran Kostic hafızalarda yer edecek bir performans sergiliyor. Bunda iyi yazılmamış karakterlerin yanı sıra filmin İngilizce çekilmesinin de payı olduğu aşikâr. Diğer yandan Daniel’in babası rolünde, katıksız nefreti temsil eden Rade Serbedzija adeta döktürüyor.

Sonuç olarak, bir yönetmenlik şaheseri olmasa da temas ettiği noktalar açısından önemli bir film “Kan ve Aşk”. Sırp keskin nişancıların hedefi olan bir Bosnalıyı canlandıran Brat Pitt’in gözüktüğü kare ise Pitt hayranları açısından filmin bonusu.

Not: Filmin bir de orijinal dilde çekilmiş versiyonu olduğu söylense de Türkiye’de bu versiyonu izleme imkanı bulamadık.

 

Türkçe Adı: Kan ve Aşk

Yönetmen: Angelina Jolie

Senaryo: Angelina Jolie

Yapım: ABD, 2012

Oyuncular: Zana Marjanovic, Goran Kostic, Vanessa Glodjo, Rade Serbedzija

Süre: 127′

 

guzintekes@gmail.com

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
1 vote, average: 2,00 out of 51 vote, average: 2,00 out of 51 vote, average: 2,00 out of 51 vote, average: 2,00 out of 51 vote, average: 2,00 out of 5