In Darkness (2011): Kaldırımın Altında Kumsal Var!

Neslihan Güngör
Neslihan Güngör
30 Haziran 2012

“İnsan ilişkilerinin birkaç değişmez kuralından biri, bir otorite altında ezilenler kadar, ezenlerinde yabancılaşması ve insanlıktan çıkmasıdır” der Thomas S. Szasz Deliliğin İmalatı adlı kitabında ve ekler; “ Yahudi diğer insanların nazarında Yahudidir. Başlangıç noktamız bu gerçek olmalı. Yahudiyi Yahudi yapan anti-semitisttir.

2011 yapımı Karanlıkta Kalanlar (In Darkness- Agnieszka Holland, Katarzyna Adamik, Polonya) konusu itibarıyla bu bakış açısını yıkmaya dönük acılı ve keskin bir çaba.

Nazi işgali sırasında Polonya’ daki Lvov şehrinde –daha doğrusu çoğunlukla şehrin kanalizasyonlarında- geçen film, kanalizasyon tamircisi Leopold Socha’ nın tam on dört ay boyunca gizlediği bir Yahudi grubunun içeridekiler ve dışarıdakilerin gözünden anlatılan öyküsü ne yazık ki gerçek bir durumun sinemaya uyarlanması. O yıllarda henüz küçük bir çocuk olan Krystyna Chiger’ in Yeşil Süveterli Kız adlı öz yaşam öyküsünden uyarlanan film, bu gerçeğin bir an bile akıldan çıkartılmadan izlenmesi gereken bir yapım.

Daha filmin başında evlere girip küçük hırsızlıklar yapan Socha’nın henüz doğru dürüst bir şey toplayamadan eve dönen Polonyalı bir kız ve Nazi sevgilisi için yaptığı “Kendini becertecek bir Polonyalı bul!” yorumu, kendisinin işgali politik bir olgudan çok ulusal bir  durum olarak değerlendirdiğini gösterir nitelikte.

Birçok benzeri gibi o da, büyük bir insanlık suçunun, süregelen durumu değiştirmek için hiçbir çaba sarf etmeyerek destekçisi olduğunun farkında değil. Oysa ne o, ne de dayanışmaya dayalı duru bir aşk yaşadığı karısı ve güzeller güzeli kızı bu zulmün dışında kalabilecek durumdalar.  Oysa ki ölümün her türlü yargılanma sürecinden uzak kol gezdiği Lvov’ da herkes her an basit bir nedenle kurbana dönüşebilecek durumda.

Nitekim Lvov pogromundan hayatta kalan bir grup Yahudiyi, ilk başta günlük yüksek bir ücret üzerinden saklayan Socha’ nın zaman içerisinde hem kendini, hem de ailesini tehlikeye atarak paradan vazgeçerek giriştiği bu akıl almaz çaba, kıyımla birebir yüzleşen kesimden olmamasına rağmen, kurbandan insana dönüşmek anlamında değerlendirilebilir.

Filmin son derece etkileyici sahneleri var. Karanlıktakilerin başta korkup çekindikleri lağım farelerine gitgide alışmaları, hatta üzerlerinden attıkları hayvanlara karşı takındıkları sevecen tavır –nihayetinde öyle ya da böyle kader ortaklarıdır onların- aydınlıktakilerin Nazi saldırılarında katledilen komşularına karşı aldırmaz halleri, -aslında katliamı besleyen de bu sıradanlaştırıcı aymazlıktır- her ne koşulda olursa olsun hayatın devam etmesi – kanalizasyonda yapılan dokunaklı Yahudi nikahı- dışarı çıktıkları anda kamaşan gözleriyle ilk gördüklerinin sarı bir balon oluşu –tıpkı Kızıl Ordu gelmeden önce göğüslerine takmak zorunda oldukları  yıldızların rengi gibi.

Günün sonunda politik ortamın mutlak bir biçimde dönüşümüyle Socha’ nın Yahudilerinin nihayetinde gün ışığına kavuşmaları gönlü biraz ferahlatsa da, filmin yönetmenleri böyle bir ferahlamaya çok fazla müsaade etmeyen bir son çizerek çizginin dışında ilerleyen konumunu filmin sabitlemişler.

Film izleme zevkini bir parça indirgemeyi göze alarak şu bilgileri paylaşmakta fayda var.

“Socha’ nın Yahudileri Lvov kanalizasyonunda 14 ay geçirdi.

Krystyna Chiger’ in anılarını kalem aldığı “Yeşil Süveterli Kız” 2008’ de yayımlandı.

12 Mayıs 1945’ te Leopold kontrolden çıkmış bir Rus kamyonundan kızını kurtarmaya çalışırken öldü. Cenazesinde biri Yahudilere yardım ettiği için Tanrı onu cezalandırdı dedi. Sanki birbirimizi cezalandırmak için Tanrıya ihtiyacımız varmış gibi.”

Neslihan Güngör

gungorness@hotmail.com

Twitter

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
1 vote, average: 2,00 out of 51 vote, average: 2,00 out of 51 vote, average: 2,00 out of 51 vote, average: 2,00 out of 51 vote, average: 2,00 out of 5