Hükümet Kadın 2 (2013): Çok Konuşup Hiçbir Şey Söylememek

Güzin Tekeş
Güzin Tekeş
08 Kasım 2013

Sermiyan Midyat, 2010 yılında çektiği ilk yönetmenlik denemesi Ay Lav Yu’da farklı kültürel kimliklerin bir arada yaşama deneyimini komediyle harmanlayarak sıradışı bir aşk hikâyesi anlatmaya çalışmıştı. Ay Lav Yu’nun bunu başarıp başaramadığı tartışılır ama oyuncu Sermiyan Midyat’a yönetmenlik yolunun bu filmle açıldığı tartışmasız. Midyat, geçtiğimiz yıl beyazperdeye konuk olan Hükümet Kadın’da ise aşkı meşki bir kenara bırakıp, politik komedi yapmaya soyunmuştu. Yönetmenin, Midyat’ın ilk kadın belediye başkanı olan babaannesi Zekiye Midyat’ın hayat hikâyesinden yola çıkarak yazıp yönettiği film, tüm noksanlarına rağmen seyircinin iltifatına mazhar olmuş ve 1,5 milyon seyirciyi sinema salonlarına çekerek iyi bir gişe başarısı elde etmişti. Durum böyle olunca her tutan işin başına gelen Hükümet Kadın’ın da başına geldi ve devam filmi çekildi. Fakat yeni filmde hikâye ilkinin bittiği yerden değil 7 yıl öncesinden devam ediyor. 1950 yılında Midyat’ın sevilen belediye reisi Aziz Veysel henüz hayatta ve görevinin başındadır. Ancak tam yeni seçim dönemi yaklaşırken başına gelen bir talihsizlik, onu seçim çalışmaları yapmaktan alıkoyar. Fırsat bu fırsat, ilk filmden tanıdığımız kötü adam Faruk, belediye başkanlığına aday olur. Olur olmasına da Xate Ana’nın meydanı ona bırakmaya pek niyeti yoktur.

Xate ile Faruk’un zorlu seçim yarışını konu alan Hükümet Kadın 2 için aslında söyleyecek ilkinden farklı pek bir şey yok. Yönetmen, ilk filmde hikâyenin tek kötü karakteri olan Faruk’un yeterince işlenmemiş olması yönündeki eleştirileri dikkate almış olacak ki devam filminde Faruk’u olayların merkezine yerleştirmiş. Yerleştirmiş yerleştirmesine de karakteri köpürteceğim derken bu kez de sanki ipin ucunu biraz fazla kaçırmış. Komik olmak için zorlanan Faruk karakteri, seyircinin ağzında tıpkı filmde de çevresindekilerin ağzında bıraktığı gibi kekremsi bir tat bırakıyor. Hatta bazen o kadar abartıyor ki ağzını köpürte köpürte uzattığı cümleler hiç bitmeyecekmiş gibi geliyor. Demet Akbağ’ın Vizontele’den beri iyice alıştığımız dişli Kürt kadını karakteri ise yine tıkır tıkır işliyor. Gerçi senaryonun zayıflığı bütün yükü Akbağ’ın sırtına yüklüyor ama usta oyuncu izleyenleri hayal kırıklığına uğratmıyor.

hukumet kadın

Filmin en büyük artısı ise ilk filmin başında ölerek bizi keyifli bir Ercan Kesal performansından mahrum bırakan belediye başkanı Aziz Veysel’e daha çok yer verilmiş olması. Kesal her ne kadar filmin çoğunda yine ortada olmasa da hasret gidermek için biraz olsun fırsat buluyoruz. Faruk’un hiç sevmediği karısıyla nasıl tanışıp evlendiği ise devam filminde detaylı olarak işleniyor. Doğruyu söylemek gerekirse filmin en neşeli kısımları da Gülhan Tekin’in canlandırdığı Fehime karakterinin etrafında şekilleniyor. Senaryo her ne kadar “çirkin” kadını aynı zamanda aptal kabul eden ve sevilmeyi değil aldatılmayı hak eden bir portre çizerek, şekilci ve ötekileştirici bir dil kullansa da mizah unsuru olarak imdada yetişiyor. Zira tıpkı ilkindeki gibi kakofoninin hüküm sürdüğü filmde gülecek başka pek bir şey bulamıyorsunuz.

BKM yapımı işlerde görmeye alışık olduğumuz kalabalık kadro, renkli atmosfer ve yöresel detaylar devam filminde de görevini fazlasıyla yerine getiriyor. Bütüne hiçbir hizmeti olmayan pek çok sahneye rağmen filmin temposunun da baştan sona pek düşmeden ilerlediğini söylemek mümkün. Ancak mevzu politik taşlama iddiasında olan bir filmin siyasi duruşuna gelince işler biraz karışıyor. Sabahattin Ali kitapları okuduğu için başı derde giren dürüst ve ahlaklı belediye başkanı Aziz Veysel, Demokrat Parti’nin adayı olurken; kaypak ve çıkarcı Faruk’un, filmde adı verilmese de altı okla temsil edilen Chp’nin adayı olması fena halde gözümüze sokuluyor. Midyat’ın farklı dinlerin ve kültürlerin barış içinde bir arada yaşadığı bir coğrafya olduğu vurgusu yapılırken de gene didaktik olma hatasına düşülüyor. Yine de kıyaslama yapacak olursak ilk filmde hiç olmazsa düzgün akan bir olay örgüsü vardı. Oysa Hükümet Kadın 2 baştan sona bir kafa karışıklığını yansıtıyor. Yani Sermiyan Midyat yine çok konuşuyor ama hiçbir şey söylemiyor.

Uzun lafın kısası, sadece zaman çizelgesi olarak değil duruş olarak da ilk filmin gerisine giden filmin gişede yine iyi iş yapacağına şüphe yok fakat bu tutmuş BKM formülü daha ne kadar işlemeye devam eder, orası meçhul.

***

Yönetmen: Sermiyan Midyat

Senaryo: Sermiyan Midyat

Yapım: Türkiye, 2013

Oyuncular: Demet Akbağ, Sermiyan Midyat, Ercan Kesal, Mahir İpek

Süre: 105′

***

guzintekes@gmail.com

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
1 vote, average: 1,00 out of 51 vote, average: 1,00 out of 51 vote, average: 1,00 out of 51 vote, average: 1,00 out of 51 vote, average: 1,00 out of 5