Heartstone (2016): İlk Aşkım İlk Hüsran

İzlanda sineması, Sparrows’un (2015) hemen ardından Heartstone ile ücra balıkçı kasabalarından dokunaklı büyüme hikâyeleri anlatmaya devam ediyor. Guðmundur Arnar Guðmundsson’un bu ilk filmi 73. Venedik Film Festivali’nin ses getiren kuir keşiflerinden biriydi. Katıldığı pek çok festivalden irili ufaklı ödüllerle dönen bu kalp hırsızı, çocuk yaşta anlamlandırılması güç duygusal çalkantıları hırçın ve haşin, ve bir o kadar candan ve hakikatli resmederek büyülüyor. Büyümenin, olgunlaşmanın, masumiyeti kaybetmenin küçücük omuzlara yüklediği dev manevi ızdıraba Heartstone’un yazdığı reçetede ağrı kesici olarak dostluk var.

Büluğ çağlarının baharında iki arkadaş Thor ve Kristjan’ın, sonrasında hiçbir şey eskisi gibi olmadı diyerek hatırlayacakları hazin bir yazın hikâyesi bu. Thor karşı cinsle ilk cinsi etkileşimlerinin peşindeyken Christian Thor’a karşı arkadaşlıktan öte bir sevgi beslediğinin sinyallerini veriyor. İkilinin olmazsa olmaz çeşitli ailevi meseleler yüzünden de hız kazanan yakınlaşmaları onlara yetişkinlik yolunda unutamayacakları güç bir deneyim kazandırmak üzere.

Heartstone’un İskandinav doğası ile sarıp sarmaladığı acı çekmeden büyünmüyor anlatısı tanıdık meselesinin evrensel niteliğini kendine has bir zahmetsizlikle onikiden vurmasının yanı sıra bir noktadan sonra enteresan bir perspektif değişimine giderek o alıştığımız cinsel uyanışlı büyüme hikâyesine yeni bir şeyler katmayı başarıyor. Yalnızlık, yanlış anlaşılma, hor görülme gibi atlatılan bilumum badirenin ardından aşkı ya da benliği ya da her ikisini birden keşfedişlerle çoğu zaman mutlu mesut sonlanan benzerlerine karşılık Heartstone’un karşılıklı anlayış ve şefkatin keşfine çıkıyor oluşu insanlığın can yoldaşlığına, hayatlarımızın ve acılarımızın müşterekliğine dair çok şey söylüyor. Öyle ki hisli bir ilk aşk ve arkadaşlık öyküsünün ötesinde insanlık deneyimi adına ilk gençlikten yükselen sezgileri kuvvetli, derinden etkileyici bir sessiz çığlığa dönüşüveriyor film. Günün sonunda, öldürmeyen şey seni daha güçlü yapıyor yapmasına ama yaraların izleri de bir ömür boyu kalıyor.

İki şahane detayı daha isimleriyle anmakta fayda var: İzlanda kırsalının sert tabiat güzelliğini hayatın acımasızlığıyla iletişimde gösteren görüntü yönetmeni Sturla Brandth Grøvlen’in halihazırda Victoria (2015) ile Berlin Film Festivalinde Gümüş Ayı ile taçlanmış harikulade görsel meziyetlerine ve cinsel organının tüysüzlüğünden yakınan, koca yürekli bıçkın Thor’a inanılmaz bir oyunculuk gösterisi ile hayat veren Baldur Einarsson’a çok şey borçlu Heartstone. Kendi zaten güzel ama onların katkılarıyla daha bir güzel, daha bir sahici, daha bir anlamlı

Ali F. Kısakürek
twitter

***

Yönetmen: Guðmundur Arnar Guðmundsson

Senaryo: Guðmundur Arnar Guðmundsson

Yapım: İzlanda, 2016

Oyuncular: Baldur Einarsson, Blær Hinriksson, Diljá Valsdóttir

Süre: 129′

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5
Araç çubuğuna atla