Hansel & Gretel: Witch Hunters (2013): Orta Çağ’da Mitralyözleri Vardı

Fırat Ataç
Fırat Ataç
29 Ocak 2013

Gün, peri masallarının ‘daha karanlık’ bir şekilde yeniden ele alınma günü. Red Riding Hood ve Snow White and the Huntsman‘ın kendi hikayeleri için yaptıkları neden Hansel ve Gretel için yapılmasın? Norveçli yönetmen Tommy Wirkola da ilk Hollywood işinde bu soruyu soruyor kendine. Aldığı cevap tatmin edici olsa gerek ki; 2009 tarihli korku-komedisi Dead Snow‘da Nazi zombiler yardımıyla başarıyla altından kalktığı türe, yakın dövüş uzmanı cadıları yanına alarak bir daha girişiyor.

Abraham Lincoln’ün vampir avcısı olduğu bir yerde Hansel ve Gretel’in cadı avcısı olması garip karşılanmamalı. İlerleyen yıllarda Michael Jackson’ı zombi avcısı olarak göreceğimiz bu gidişat, ( Thriller‘a gönderme mahiyetinde yapılacağına eminiz ) Hansel & Gretel: Witch Hunters‘ın sağlam olmayan yapısının en önemli kaynağı. Grimm kardeşler mezarlarında ters dönmesin ve masalseverlerin kalbi kırılmasın diye yumuşak bir giriş, sonrasında ise darmadağın bir bitiriş…

hansel-and-gretel-witch-hunters-jeremy-renner-gemma-arterton1

Hansel ve Gretel’in bir nedenden dolayı kayboldukları ormanda pasta ve şekerden yapılmış eve rast geldiği hepinizin malumu. Her çocuğun yapacağı gibi bu renkli evin tadına bakmaları da…Ama bu sefer işler biraz değişik. Evin tapusunu elinde bulunduran cadı, bu duruma sinirleniyor ve onları alıkoyuyor. Çok da uzun olmayan bir süre sonra buradan kurtulmayı başaran çocuklar ömürlerinin geri kalanında cadı avcısı olmaya karar veriyorlar. Seneler geçtikçe ünleri artıyor, cadıların en büyük korkusu halini alıyorlar. Ve nihayet bolca çocuğun ortadan kaybolduğu bir kasabanın belediye başkanı tarafından işe alındıklarında, çocukluk travmalarının kaynağı olan ‘asıl’ cadıyla hesaplaşma fırsatını da ele geçiriyorlar.

Hansel & Gretel: Witch Hunters’ın zaman ve tarih olgusuna bakışı çok değişik. Açılış jeneriğinde kullandığı görüntüler, mekan ve kostüm seçimlerindeki tercihler göz önüne alındığında orta çağda geçen bir film izliyor olmamız gerek. Gretel (Gemma Arterton)’in üzerinde muhteşem bir şekilde taşıdığı korsenin altında tüm hatlarını ortaya çıkaran derilerle etrafta dolaşması bir gereklilik…O yüzden bu tarafa takılmak hoş olmaz. Ancak gramofon, insülin, kalburüstü silahlar hatta mitralyözün filmdeki varlığını pekala sorgulayabiliriz. Buna steam punk kültüründen gelen cadılar da dahil.

Bu ve türevleri filmlerde kafaya takılacak en son şeyler bunlar diyenlerdenseniz, katıksız eğlence için çekilen tüy siklet box office filmi Hansel & Gretel: Witch Hunters’ın bu konuda da üzerine düşeni yapmadığını belirtebiliriz. Öncelikle filme senaryo yazılmasına gerek duyulmadığı gerçeğiyle başlayalım. One liner mantığını çok yanlış anlayan Wirkola ve Dante Harper‘ın her beş dakikada bir gerçekleşen yaratıcılık yoksunu aksiyon sahnelerinin ardına ekledikleri birer cümle, sinema yapmak için yeterli değil maalesef. Bütün meramını ‘You gotta be fucking kidding me‘ ve diğer klişe cümlelerle anlatmak bizi varolduğu söylenen ‘yeni yorum’ martavalının içine sokamıyor, aksine çok sakil duruyor.

hansel-and-gretel-witch-hunters

Aksiyon sekansları etkileyici, kurgu başarılı, özel efetler yaratıcı değilse bizi bu filmin içinde ne tutabilir? Belki 80 dakika olması belki de ilgimizi çeken oyunculara sahip olması…İlk seçeneğin üzerine kocaman bir tek atalım ki bu çok iyi bir şey. Diğerine geldiğimizde ise Gemma Arterton’un çekici olmadığını kim söyleyebilir ki? Yanına iki Oscar adaylığından sonra insiyatifini kaybetse de, hala şans verebildiğimiz Jeremy Renner‘ı eklerseniz durumu kurtarabilirsiniz. Tam bu noktada asıl konunun bu ikili olmadığını söylemeden de geçemeyeceğiz. Zira Hansel & Gretel: Witch Hunters’ın size görülmemişlik hissi yaratan büyük hediyesi iyi cadı Mina’yı oynayan Finlandiyalı aktris Pihla Viitala. Film boyunca Hansel gibi bir adamın peşinden koşuyor olması ne büyük şanssızlık….

Tek zeki hareketi çocukluğunda alıkoyulduğu evde kendisine zorla yedirilen tatlılar yüzünden şeker hastası olmuş bir Hansel resmetmesi olan Hansel & Gretel: Witch Hunters, aksiyon, korku, fantezi ve hafif mizahın garantili bir gişe karışımı olduğunu düşünenleri haklı çıkaracak mı, bekleyip göreceğiz…

 

Fırat Ataç

firat_atac@hotmail.com

twitter: firatatac

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
2 votes, average: 1,00 out of 52 votes, average: 1,00 out of 52 votes, average: 1,00 out of 52 votes, average: 1,00 out of 52 votes, average: 1,00 out of 5