Guardians of the Galaxy (2014): Zarı Atan Marvel

Kaan Karsan
Kaan Karsan
03 Ağustos 2014

‘Marvel’, sinema sektöründe şirketleştikten sonra neredeyse bütün çizgi roman sevdalılarının büyük bir umuda kapıldıklarını söylemek yanlış olmayacaktır. Zira öncesinde Hollywood stüdyolarınca genel geçer şablonlara uygun hale getirilmiş olan çizgi roman uyarlamaları direkt olarak Marvel gözetiminde ve müdahale alanında perdeye taşınacaktı. İşin öngörülemeyen kısmı ise temelde Marvel’ın da Hollywood normlarına çok uygun bir teşkilat olduğuydu. Böylece piyasada tutunan ‘franchise’ların ardı arkası kesilmeyen, kaçıncıya vardığımız sayılamayan devam filmleri vizyon takvimini parseller hale geldi. Iron Man’ler, Thor’lar, Captain America’lar, Spider-Man’ler Marvel’ın Hollywood açılımında –elbette ki- paraya güdümlü, Amerikan stüdyo sistemine uygun kredi kartları haline geldiler. Marvel, çizgi romanları sinemeya taşırken her daim kolay tüketilebilen hikayeleri seçti ve bu çizgi romanların daha nadide taraflarını çizgi roman okuyucularına emanet etti.  Mevzubahis ‘Guardians of the Galaxy’ ise Marvel’dan bugüne kadar gördüklerimizden biraz farklı… Zira bu kez karşımızda gerçek anlamda kahraman olarak addedebileceğimiz simalar yok. Dolayısıyla bu ‘franchise’ın hayran sayısı da –en azından film vizyona çıkmadan önce- diğer Marvel serilerinden çok daha kısır seviyedeydi. Sözün özü, “Guardians of the Galaxy”yi “’Marvel’ın ilk zar atışı” olarak etiketlememizde bir sakınca yok gibi.

‘Guardians of the Galaxy’nin ilk sinema gösterimine –önümüzdeki dakikalarda dönmemek üzere- dünyada başlıyoruz. Annesine hastanede veda etmenin arifesinde, Peter Quill ile tanışıyoruz. Yaşadığı bu dramatik dakikaların akabinde bir uzay gemisi tarafından kaçırılan Peter, gel zaman git zaman kendini Star-Lord olarak adlandırmaya ve uzayın derinliklerinde yağmacılık yapmaya başlıyor. Terkedilmiş bir gezegenden çaldığı bir küre ise diğer dört ‘kaybeden kahraman’ ile tanışmamıza vesile oluyor ve her zamanki gibi kötü ile iyi arasındaki daimi savaşın fitili ateşleniyor.

guardians_1

Marvel’ın yeni serisinin kuşkusuz en önemli ve cesur tarafı ‘kahramanlık’ müessesesini teslim ettiği karakterlerin kırılganlıkları… Peter, geveze bir yağmacı… Gamora, yıllarını evrenin en kötü niyetli adamının yanında geçirmiş bir piyon… Groot, ağzından “I am Groot” cümlesi dışında hiçbir şey çıkmayan bir ağaç… Rocket, kendi üzerinde yapılan acımasız bir deneyden sonra yolunu bulmaya çabalayan, kelle avcısı bir rakun… Drax ise hırsına yenik düşmüş bir kader mahkumu…  Irkları, algıları ve hataları apayrı olan bütün bu karakterlerin tek ortak paydaları açık bir kaybeden olmaları. Gerçek anlamda özel güçlerle donatılmış diğer Marvel kahramanlarına baktığımızda “Guardians of the Galaxy”yi taze tutan öykü unsurları iyiden iyiye belirginleşiyor.

“Guardians of the Galaxy”yi –iyi anlamda- diğerlerinden ayıran bir diğer tarafı da ‘kendi-farkındalığı’… Farklı bir ifadeyle, Spider-Man’den romantik bir ergen dramı çıkarmaya çabalayan zihniyet, yeni serimize bulaşmamış vaziyette. Kimi açılardan, “Guardians of the Galaxy”yi mizah dozajı yükseltilmiş, ciddiyeti azaltılmış bir Star Wars varyasyonu olarak nitelendirmek bile mümkün. Maksimum ciddiyetsizlikle, birbirinden ciddi ve saf karakterlerinin renkliliğine güveniyor ve belki de en doğrusunu yapıyor. Bilinçli bir şekilde, bundan ötesine, olay örgüsüne, ‘villain’lara, hatta filmin nasıl görüneceğine dahi kafa yormuyor. Bu kadar iyi yazılmış ve çizilmiş karakterlerin filmi belli bir seviyeye taşıyacağının farkındalığıyla ilerliyor. Bütün bu formülün sonucu olarak karşımıza çıkan ise, yıldızlararası aksiyonun ‘patlayıcı’ şakalarla çevrelendiği, sevimli bir gürültünün bir saniye bile eksik kalmadığı bir lunapark eğlencesi…

Şüphesiz ki yeni serimizde de -artık o semalardan gelen her filmde olması elzem- bayağı anlar ve bağlaçlar var.  Ama “Guardians of the Galaxy”nin olanca curcunası işin o tarafını ziyadesiyle önemsiz kılıyor. Karşımızda bu kez gerçekten çok eğlenceli bir çizgi roman uyarlaması var. Tabii filmin bundan daha fazlası olmadığını da unutmamak gerekiyor. Nihayet, bu kez süper-kahramanların yerinde normal-kahramanlar var ve farklı ırklara (genellikle Ruslara) karşı savaşmak yerine farklılıklarını kucaklayarak müşterek ve nihai kötüye karşı savaşıyorlar.

Kaan Karsan

twitter

**

Yönetmen: James Gunn

Senaryo: James Gunn, Nicole Perlman, Dan Abnett (çizgi roman), Andy Lanning (çizgi roman) 

Yapım: ABD, 2014

Oyuncular: Chris Pratt, Zoe Saldana, Dave Bautista, Bradley Cooper (ses), Vin Diesel (ses), Benicio Del Toro, John C. Reilly

Süre: 121′ 

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
1 vote, average: 3,00 out of 51 vote, average: 3,00 out of 51 vote, average: 3,00 out of 51 vote, average: 3,00 out of 51 vote, average: 3,00 out of 5