20. Gezici Festival Film Önerileri!

Sinan Yusufoğlu
Sinan Yusufoğlu
22 Kasım 2014

Gezici Festival 20 yaşında ve bu yıl “Sinema Aşkına!” diyerek yola çıkıyor. Türkiye ve dünya sinemasının güçlü örneklerini Türkiye’nin değişik kentleriyle buluşturmak için festival 20 yıldır yollarda. Gezici Festival, bugüne kadar toplam 5 ülke ve 23 şehre gezerek, 56 bin 872 km. yol kat etti. 20 yıldır Türkiye’nin birçok kentinde sinema dersliği açar gibi; yüzlerce ustayı ve filmlerini sinemaseverlerle buluşturuyor.

Festival, Godard’ın “Sinema hancı değil, yolcudur” sözünün izinden gidercesine uzun bir yolculuğun duraklarını bir bir geçti. Şimdi 20. yılında güçlü bir program ve yan etkinliklerle Ankara’nın ardından Eskişehir ve Sinop’a konuk oluyor. Nice 20 senelere, yolu açık olsun!

Festival takipçileri için film önerilerimi paylaşırken, festival biletlerinin Büyülü Fener sineması gişelerinde satışa çıktığını da hatırlatayım.

Gezici Festival, 28 Kasım-4 Aralık Ankara, 3–7 Aralık Eskişehir ve 5-8 Aralık tarihlerinde Sinop’ta olacak. İyi seyirler dileriz.

gezici-2

 Gezici Festival için Film Önerileri

1) Yakın Plan / Close Up

     Yön: Abbas Kiyarüstemi

İran Yeni Dalga’nın büyük ustası Abbas Kiyarüstemi’nin “en sevdiğim iki filmimden biri” dediği Yakın Plan, Mohsen Makhmalbaf olduğunu söyleyerek İranlı varlıklı bir aileyi kandıran Sabzian adlı işsiz bir adamın mahkemesiyle başlıyor. Gerçek ile kurmaca, sinema aşkı ile işsizlik arasında gidip gelen film, Sabzian’ın unutulmayacak hikâyesini perdeye taşıyor. Filmin Nanni Moretti’nin Yakın Plan’ın Galası adlı 7 dakikalık kısa filmi ile birlikte gösterileceğini de not edelim.

2) Amatör / Camera Buff

     Yön: Krzysztof Kieslowski

Usta yönetmen Kieslowski Amatör’de satın aldığı kamerasına saplantıyla bağlanan bir işçinin her geçen gün çevresindekileri yitirmesini, yalnızlaşmasını ve eski yaşamının avucundan kayıp gitmesini ustaca perdeye taşıyor. Döneminin ve Kieslowski’nin en önemli filmlerinden biri olan Amatör, sinema perdesinde görülmesi gereken bir film.

3) İki Gün Bir Gece / Two Days One Night

    Yön: Jean Pierre – Luc Dardenne

Dardenne’lerin bu sene Cannes’da Altın Palmiye için yarışan son filmi “İki Gün Bir Gece”, patronu tarafından işten atılmak istenen Sandra (Marion Cotillard) isimli bir işçinin iki güne yayılan ‘küçük’ mücadelesini etkileyici bir sinema diliyle perdeye taşıyor. Basit bir hikâyeden muazzam filmler yapmak Dardenne kardeşlerin işi… İki Gün Bir Gece, festivalin ve yılın en iyi filmlerinden. Dardenne’ler, işçi sınıfının yenilgi ve mücadelesini Sandra üzerinden ustalıkla anlatırken, seyircisini şaşırtmaya devam ediyor.

4) Leviathan

     Yön: Andrey Zvyagintsev

Dönüş, Sürgün ve Elena gibi güçlü filmlerle Rus sinemasının ustaları arasına giren Zvyagintsev’in Cannes’dan “Senaryo Ödülü”yle dönen son filmi Leviathan, Rusya’da küçük bir kasabada yaşayan Kolya’nın karanlık hikâyesini cesur bir dille anlatıyor. Evi ve arazisi elinden alınmak istenen Kolya üzerinden günümüz Rusya’sında devlet ve bürokrasi ‘canavarı’na karşı mücadele edenlerin yalnızlığını etkileyici bir görsellik ve güçlü oyuncu kadrosuyla perdeye taşıyan Leviathan aynı zamanda Rusya’nın Oscar aday adayı. 

5) Murathan Mungan Seçkisi: Gerçeğe Açılan Üç Kapı

Geçtiğimiz sene Barış Bıçakçı’nın film seçkisini seyircisiyle buluşturarak büyük heyecan yaşatan festival, 20. yılında usta şair ve yazar Murathan Mungan’ın seçkisine yer veriyor. Gerçeğin farklı temsillerini perdeye taşıyarak seyircinin ‘hakikat’le ilişkisini yeniden sorgulatmayı amaçlayan bu üç başyapıt, festivalin kaçırılmayacakları arasında kuşkusuz. Antonioni’nin Cinayeti Gördüm (Blow Up, 1966), Kurosawa’nın Raşomon (Rashomon, 1950) ve Coppola’nın Konuşma (The Conversation, 1974) filmlerini sinema perdesinde görecek olmak bile heyecan verici. Festival kapsamında 30 Kasım Pazar 17.00’de gerçekleşecek Murathan Mungan söyleşisini de not edin.

6) Dile Veda / Goodbye to Language

   Yön: Jean Luc Godard

80 yaşını deviren Godard sinemanın en büyük filozoflarından kuşkusuz. Dünyanın gidişatına dair karamsarlığını koruyan Godard, sinemada yeni arayışlardan da vazgeçmiyor. “The Three Disaster” kısa filminde denediği 3D teknolojisini, “Dile Veda”da da sürdürüyor. Üç boyut teknolojisini bozguna uğratarak tabii ki… Çevremizi kuşatıp bizi saran ve hayal gücünden mahrum bırakan tüm ‘Dil’lere veda çağrısı yapan Godard’ın hipnotize edici filmi seyircide şaşkınlık yaratacak. Sinema salonundan cevaplanması zor güçlü sorularla çıkmak isteyenlere…

7) Sivas

   Yön: Kaan Müjdeci

İlk filmiyle Venedik Film Festivali’nin ana yarışmasına seçilme başarısı gösteren ve festivalden Jüri Özel Ödülü’yle dönen Kaan Müjdeci, son yılların en güçlü filmlerinden biri olan Sivas’ta küçük bir çocuğun büyüme hikâyesini ve köpeğiyle olan ilişkisini uzun süre akıldan çıkmayacak etkileyici bir sinema diliyle perdeye taşıyor. Kişisel olanla politik olanı, erkeklikle şiddeti bir çocuğun iktidar hikâyesine eklemleyen film, Doğan İzci’nin muhteşem oyunculuğunun da katkısıyla perdeden sinema salonuna taşan güçlü bir filme dönüşüyor. Sivas, bir Neşet Ertaş türküsü kadar kederli aynı zamanda.

8) Annemin Şarkısı / Klama Dayîka Min

     Yön: Erol Mintaş

Erol Mintaş’ın ilk uzun metraj filmi Annemin Şarkısı, kalbe saplanan bir karakter yaratıyor: Nigar Hanım. Geçmişin hayaletleriyle bugün arasına sıkışmış bir anne-oğul hikâyesi üzerinden zorunlu göçe ve kentsel dönüşüme dair güçlü bir anlatı kurmayı başarıyor film. Kürt sorununa metropol ve yalnızlık parantezi açabilmesiyle de kıymeti artan film, Zübeyde Ronahî ve Feyyaz Duman’ın muhteşem oyunculukları ve kayıp dengbejîn sesi için bile izlenmeye değer.

9) Kültür Katedralleri / Cathedrals of Culture

Usta yönetmen Wim Wenders’in yapımcı ve yönetmenlerinden biri olduğu Kültür Katedralleri, ‘kamusal binalara’ adanmış kısa filmleri bir araya getirerek mimarlık, kamusal alan ve zihinsel yaşam üzerine üç boyutlu etkileyici bir görsel şölen sunuyor. Robert Redford, Michael Madsen, Margreth Olin ve geçtiğimiz Nisan ayında kaybettiğimiz usta belgeselci Michael Glawogger bu önemli belgeselin yönetmenleri arasında.

9) Motör nam-ı diğer remake, remix, rip-off

     Yön: Cem Kaya

Cem Kaya’nın büyük bir görsel malzemeden kotardığı Motör, Yeşilçam’ın ‘kopya tarihi’ni mizahı eksik olmayan bir belgeselle perdeye taşıyor. Çetin İnaç ve Yılmaz Atadeniz gibi Yeşilçam’ın avantür yönetmenlerinin yanı sıra Metin Erksan, Halit Refiğ ve Duygu Sağıroğlu gibi usta yönetmenlerin de yer aldığı belgesel, Yeşilçam’a dair büyük bir külliyatı seyirciyle buluşturuyor. 

10) 20 Yılın En İyi Kısaları

Gezici Festival ilk yıllarından bugüne kısa filme verdiği önemle dikkat çekiyor. Bu yıl 20 yılın en iyi kısalarını seyirciyle buluşturacak olan festival, 20 yılda kısa filmin dönüşümüne dair de bir parantez açacak. Festival kapsamında 29 Kasım Cumartesi 17:00’de Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde tek gösterimi gerçekleşecek seçkiyi özellikle kısa film severler kaçırmamalı! 

Keşif!

Dostoyevski’nin Beyaz Geceler’ini günümüz Kazakistan’ına uyarlayan Nariman Turebayev’in Beyaz Gece’si ve boşanmak isteyen bir kadının hahamlık kurumuna karşı verdiği etkileyici mücadeleyi perdeye taşıyan, İsrail’in bu sene Oscar aday adayı filmi Viviane Amselem’in Boşanma Davası festivalde yeni yönetmenler keşfetmek isteyen seyircilere önerilir.

Aynı zamanda Tayfun Pirselimoğlu’nun en iyi filmi Ben O Değilim‘i sinema perdesinde görmek için son fırsat!

Festival programı ve detaylı bilgi için: http://www.gezicifestival.org/

Festivalin 20.yıl tanıtım filmi için: http://vimeo.com/112205140

 

Sinan Yusufoğlu