Geriye Kalan (2011): Düzen, Heyecan, Devrim…

Kaan Karsan
Kaan Karsan
06 Eylül 2012

Kadın öyküleri, kadın karakterler… Filmleri değiştiren, hayatları değiştiren kadınlar… Aşk, tutku, aldatma, yalan gibi mevzular sinemamızda elbette ki her daim işlendi ve işlenecek. Ancak Geriye Kalan ile birlikte bir bakıma ‘daha heyecan verici’ bir olaya şahit oluyoruz. Zira bu kez karşımızda olaya kendi bakış açısından bakan, kadın bir yönetmen var. Çiğdem Vitrinel’in özellikle işleniş bakımından ‘anaakım’ sinemaya da göz kırptığını inkâr edemeyeceğimiz filmi, ününü geçen sene Altın Portakal’dan başlayarak yaymaya başlamıştı. Vitrinel’e getirdiği En İyi Yönetmen Altın Portakal’ı ile birlikte her birimizi heyecanlandıran Geriye Kalan, en nihayetinde bu hafta vizyona giriyor.

Eğer biraz sığ yaklaşmamız gerekirse karşımızda bir aşk üçgeni var. Evli ve hayatını düzene koymuş bir adam, o adamın düzenini kendi hayatına yansıtan ve o düzenin rol çalışlarına mahkûm yaşayan karısı ve bu ikilinin hayatını sonsuza dek değiştirecek olan ve ‘tutku’nun gerçek hayattaki rolünü üstlenen bir ikinci kadın… Kısacası, filmdeki her karakterin kavramsal bir karşılığı var Geriye Kalan’da. Evine ve yaşam tarzına aşık olan ismiyle müsemma Sevda, ‘düzen’i temsil ediyor. Onun kocası olan, bu düzenden sıkılan ve başka bir ‘şey’ arayan Cezmi ‘heyecan’ kavramının rolünü üstleniyor. Bu evrimsel sayılabilecek sürecin tetikleyicisi olan, güçlü görünmesine rağmen biraz kazıyınca kırılganlığı ortaya çıkan ‘öteki kadın’ Zuhal ise tutku duyulan ‘devrim’ olarak beliriyor. Kısacası düzen ve devrim arasındaki çatışma, bir amaç arayan bir araçtan hallice tezahür eden ‘heyecan’ üzerinden gerçekleştiriliyor.

Geriye Kalan, sizi ikna edebildiği kadar iyi; ikna edemediği kadar kötü bir film… Bir yandan kadınların erkekler üzerindeki ‘dönüştürücü’ otoritesine vurgu yaparken, diğer yandan onların ataerkil düzene muhtaç olduklarının altını çizebiliyor. Aslında işin bu tarafının Vitrinel’in tartıştırıcı bir taban arayan yönetmen tercihleri sonucunda ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Zira filmin ana rollerini üstlenen iki kadın karakter, birbirlerine ak ve kara kadar zıtlar. Oysaki filmi ‘aldatanı’ rolünde olmasına rağmen hem pişmanlık duyan hem de duymayan karakteri Cezmi, fazlasıyla gri. Kısacası belli bir açıdan bakıldığında aktan karaya giden yoldaki renk tonlarının neredeyse hepsini ve yaşadıkları dönüşümleri ihtiva eden bir film Geriye Kalan.

Sosyolojik ve psikolojik okumalara her yönüyle açık olan Geriye Kalan’ın bu okumalar sonucunda bizlere sunduğu sonuç ise pek bilmediğimiz türden değil. Filmin iki kadın arasındaki ‘farklı’ beklentilere yönelik rekabeti ele alış biçimi, filmin finaline egemen ‘cinnet’ yönelimini en başından belli ediyor. Zira bu temelde bu kadar duygusal bir hesaplaşmanın, kadınların konuya yaklaşımı ekseninde biraz ‘matematiksel’ hesaplar içeren bir rekabete yönelmesi bunu gerektiriyor.

‘Kadının toplumdaki yeri’ ya da ‘toplumun kadındaki yeri’ gibi içinden çıkılmaz konuları ‘para’, ‘aşk’, ‘tutku’ ve ‘sosyal sınıf’ dörtgeninden analiz eden film, ne yazık ki bütün bunların neticesinde çok da tatmin edici bir sonuca varamıyor. Daha doğrusu, bir sonuca varmak için üzerinden geçtiği yollar yeterince özgün ya da dikkat çekici değil. Filmin dönüm noktaları olarak gösterebileceğimiz kısımlar, zaten bir ‘aldatma filmi’nin tercih edeceği ilk öyküsel sapmalardan ibaret. Filmin bir televizyon dizisinin estetiğini özümseyen teknik altyapısı ve yine bir televizyon dizisinin işlenişini benimseyen metinsel sapmaları, içerdiği sosyal saptamaları daha değersiz gösteriyor.

Kanıyı biraz daha genişletip tekrarlamamız gerekirse, ‘Geriye Kalan’ güçlü ifadeleri olan, lakin ifade metotları güçlü olmayan bir film. Az önce de dile getirdiğimiz gibi; bu film, sizi ikna edebildiği kadar iyi, ikna edemediği kadar kötü… Yine de ilk filmini çeken bir kadın yönetmenin ‘cesur’ bir tavırla tartışmalı ve tartışılması gereken bir eser sunması önemli… Bu bakımdan Çiğdem Vitrinel’in bundan sonra sunacağı işlerin de sinemamız için mühim addedileceğinden en ufak bir şüphemiz yok. İyi olmayan bir filmin içerisinden çıkarılan gelecek vaatleri ve umutları, dikkate değer.

***

Kaan Karsan

kaankarsan@gmail.com

twitter

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
1 vote, average: 2,00 out of 51 vote, average: 2,00 out of 51 vote, average: 2,00 out of 51 vote, average: 2,00 out of 51 vote, average: 2,00 out of 5