En İyi 7 James Bond Şarkısı

Kaan Karsan
Kaan Karsan
31 Temmuz 2012

James Bond serisinin önümüzdeki dönemde vizyona çıkacak olan ve Oscarlı Sam Mendes tarafından yönetilen Skyfall filminin sinema çevrelerinde büyük bir heyecan uyandıran yeni fragmanı bugün yayımlandı. Sam Mendes’in, tıpkı yeni dönem çizgi-roman uyarlamalarında olduğu gibi, daha doğal, daha gerçekçi ve daha sert bir hale getirdiğini müjdeleyen fragmanı yazının sonunda bulabilirsiniz. Biz de bu 007 senesinde, James Bond filmlerinin en iyi 7 şarkısını ihtiva eden öznel bir liste hazırladık.

From Russia with Love (1963) – Matt Monro

Ian Fleming zihninin nadide bir ürünü olan James Bond efsanesinin ikinci filmi “From Russia with Love”… Ayrıca öyle görünüyor ki içeriğinde Türkiye’de geçen sahneler barındırması bakımından bizim için ayrı bir öneme sahip. Bond karizmasını perdeye en iyi şekilde geçiren Bond oyuncularından olan Sean Connery’nin başrolü üstlendiği filmin bir de en az kendisi kadar ünlü bir şarkısı var. Bu da Matt Monro’nun Bond imajını enfes bir şekilde notalara döken From Russia with Love’ı… Filmin ruhundan ve atmosferinden beslenerek onlara melankolik bir katkı yapan eser, hiç şüphe yok ki bestelenmiş en iyi Bond şarkılarından bir tanesi.

Thunderball (1965) – Tom Jones

Dönemin en istikrarlı Bond yönetmenlerinden biri olan Terence Young tarafından kotarılan Thunderball, Bond’un iyiden iyiye ciddileşmeye ve önem kazanmaya başladığı bir döneme denk geliyor. Zaten filmin şarkısını yapan Tom Jones ismi sayesinde bu durum daha da iyi anlaşılabiliyor. Tom Jones’un, Bond’un ana temasından yoğun esintiler taşıyan bestesi, artık sinemada kendine has bir yer edinen bir kültürün müzikal özeti niteliğinde. Bond şarkılarının filmi izleme yolunda bir arzu nesnesi haline gelmeye başlamasının da hiç kuşku yok ki en önemli nedenlerinden biri.

You Only Live Twice (1967) – Nancy Sinatra

Nancy Sinatra’nın 1967 yapımı You Only Live Twice için yaptığı beste, diğerlerine nazaran biraz daha ayrıksı ve radikal elbette ki. Zira alttan alta Bond şarkılarına yakın bir yönü ve havası olsa da, müzikal açıdan biraz daha ‘bağımsız bir eser’ hüviyetine bürünmüş vaziyette. Bu bakımdan, akıllara kazınan ana melodisiyle muhtemelen filmden daha unutulmaz olan beste, bu antolojinin içerisinde ayrı bir öneme sahip.

Live and Let Die (1973) – Paul McCartney & The Wings

Takvim sayfaları yavaş yavaş 80’lere doğru azalırken ve Bond karakteri artık Roger Moore tarafından perdeye aktarılırken, Paul McCartney ve The Wings, en kötü James Bond filmlerinden biri olarak addedilen Live and Let Die’a öyle bir şarkı yaptı ki, ortaya şarkısı filminden daha iyi olan filmler kategorisi çıktı bir anda. Pek ırkçı ve ucuz bir Bond uyarlaması olan Live and Let Die, unutuldu ya da unutulmak istendi belki; ancak Live and Let Die günümüze kadar hiçbir zarar görmeden geldi. 80’ler boyunca vasat 80’ler şarkıları çıkaracak olan Bond filmleri, durgunluk döneminden önce müzikal olarak paklandı.

Goldeneye (1995) – Tina Turner

80’lerde özellikle özgünlük açısından bir durgunluk dönemine giren Bond şarkıları Tina Turner’ın 90’lar ateşi ile kendine geldi. Film o kadar iyi olmasa da artık imajını çoktan değiştirmiş olan Bond’un ayrı bir popülerlik kazanması için Goldeneye önemliydi. Sonuç olarak Tina Turner’ın bestesi, hem kendi kendini popüler yapabilecek kadar melodik hem de özgündü. Bu nedenle kabuk değiştiren bir ajan filmi silsilesinin içerisinde ayrı bir yerde konumlandı ve oldukça sevildi.

This World is Not Enough (1999) – Garbage

Fabrikasyon aksiyon filmi türüne göz kırpmaya başlayan Bond serisinin yine vasat kabul edilen filmlerinden biri olan The World is Not Enough’a, Garbage tarafından yapılan beste oldukça melodik, modern ve serinin ruhunu özümseyebilmiş bir eserdi. Biz Bond şarkılarının Bond filmlerinden daha iyi olmasına zaten çoktan alışmıştık; 90’ların sonuna doğru bu denli sağlam bir Bond bestesi dinleyebilmek yine de şaşırtıcıydı.

Casino Royale (2006) – Chris Cornell (You Know My Name)

Tartışmasız son dönemin en başarılı Bond uyarlamalarından olan Casino Royale’in, herkes haberdardır ki, bir de enfes bir şarkısı vardı. Günümüzün en başarılı Rock müzisyenlerinden Chris Cornell’in Audioslave esintileri taşıyan ve en az film kadar beklenmedik olan bestesi, tıpkı Daniel Craig’in yorumu gibi seriyi sertleştiren ve keskinleştiren bir eserdi. Bond kültüründen hiç uzaklaşmadan kendi özgün müziğini notalara döken Cornell, tüm zamanların en iyi Bond bestelerinden birini yapmıştı ve bu durum filmin yarattığı memnuniyeti körüklüyordu.

**

Sam Mendes’in önümüzdeki sezon vizyona girecek olan Skyfall filminin enfes fragmanını izlemek için: http://www.youtube.com/watch?v=vgr2syY_OU4

**

Kaan Karsan

kaankarsan@gmail.com

twitter