Emek Sineması Bizimdir

Kaan Karsan
Kaan Karsan
06 Aralık 2011

Türkiye’de her gün belki de onlarca “olmadık” olay oluyor. Bu garip olaylar halkı öyle bir çıkmaz içerisine sürükledi ki, elde kalan tek tepki, tepkisizlik haline geldi. “Başına gelen her şeyi sadelikle kabullen” ifadesi, zaten aktivistliğiyle tanınmayan bir toplumda kayıtsız şartsız egemen olmaya başladı artık. Ama bu sefer öyle olmasın, şimdi öyle olmasın.

Emek sineması deyince, aklımıza bir sinema salonundan çok daha fazlası gelir.  Tatlı festival koşuşturmacaları, iyi, kötü ya da berbat filmlerin mekanın ruhunu taşıyan derin anıları, tüketim toplumunda sinemanın yalnızca belli mekanlarda layığıyla tadılabilecek olan, salona özgü büyüsü, bir sinema salonuyla kurulan yoğun ve duygusal bir bağ, hayatın bütün çilesinden kaçıp sığınabileceğiniz güler yüzlü bir mekan… Emek, İstanbul’lu bir çocuğun sinemayı tanıyabileceği, hatta sinemayla tanışabileceği nadir yerlerdendir. Her köşesiyle, her metrekaresiyle sinemamız adına bırakabileceğimiz en değerli mirastır. Emek sinemasının yok olması demek ise sinemaya karşı duyduğu aşktan bahseden her kişinin taşımakta zorlanacağı bir utanç olacaktır.

Geçtiğimiz günlerde idare mahkemesi yürütmeyi durdurdu ve terk edilmiş emek sineması o tüyler ürperten günü beklemeye koyuldu. Para, bir kez daha anıların, ruhun, geçmişin üzerine yürüyen bir buldozer olarak kazanmış olmanın sevinciyle şen kutlamalarını yapmaya başladı. Artık susmaya alıştırılan, susmaya teşvik edilenler için kaçacak hiçbir delik kalmadı. Bu tembel alışkanlığımızdan vazgeçip, bizim için özel önem teşkil eden bir mekanı, bir anıyı, bir geçmişi ve en az Emek sineması kadar kendimizi, bu yedirilmeye çalışılan “yeni düzen”e karşı savunmamızın vakti geldi de çattı.

Sinemayı sevmemizin tek sebebi güzel filmler izliyor olmak değildir.  Film seyretmek de alışveriş arasında yapılan, tüketime dönük bir eylem değildir. Emek sineması bu ülke için, sinema sevgisi tanımının ilk satırlarında gelir. Kalelerimizin bir bir düşmesine göz yumduk. Artık gözümüzü açmanın vakti geldi, çünkü Emek sineması, onların değil, bizimdir.

kaankarsan@gmail.com

twitter