Dear Wendy (2004): Silah Bizim, Şan Bizim

Ahmet Tuğcu
Ahmet Tuğcu
13 Kasım 2012

Maden ocağında çalışan babasının zamansız ölümü ile yalnız kalan Dick, kendine güven zafiyeti olan, silik bir karaktere sahip bir gençtir. Bir gün arkadaşına vermek üzere aldığı bir tabancayı sahiplenmeye karar verir. Dick, son derece ateşli bir barış yanlısı olmasına rağmen bu tabancaya karşı bir düşkünlük yaşar ve ona bağlanır. Zamanla mahallesinde yaşayan kendine güvenmeyen, zafiyetleri olan arkadaşlarını toplayıp merkezinde silahlar olan ‘züppeler’ adlı bir grup kurar. Barışçıl karakteriyle kurduğu silah merkezli grubun çok önemli bir kuralı vardır: “Asla silah kullanma!” Bu kural teoride kulağa hoş gelse de pratikte uygulaması zordur. Grupta çalışan bireyler sistemin onları istemedikleri işlere zorladığını düşünerek buna karşı gelmeyi hayal etmeleri onları silahlarınla büyük bir imtihana sokacaktır.

Dogma akımının iki önemli ismini bir araya getiren Dear Wendy, Trier’in kaleminden çıkıp Vinterberg’in kamerasıyla seyircinin karşısına çıkmaktadır. Tarzlarının ve sinemaya bakışlarının yakınlığı hasebiyle seyir esnasında Trier filmlerine benzerlik sık sık seyircinin dikkatini çekmektedir. Filmin başrolünde ise silahlar oynamaktadır. Trier sinemasının genel özelliği olan sorgulamada nesnel olarak silah üzerinden insan doğası ve şiddet kavramlarına yer verilmektedir.

Silahlar tek başına insanı şiddete yöneltebilecek bir araç mıdır, yoksa insanın şiddete olan meyyali içinde midir? Barış önceliğiyle kurulmuş bir grupta sadece materyalist bir aşkı temsil eden silah hangi gerekçeyle suç aracı haline gelebilir? Bir başka açıdan da şöyle bir soru karşımıza çıkabilir: “Silahlar içselleştirilen şiddet güdüsünü dışarı çıkarmaya mı yarar?”

dear wendy1

Filmin yönetmeni filmi şu şekilde özetliyor:

 “Bu filmin, klasik, insanı düşünmeye sevk eden bir dram olduğunu düşündüm önce. Sonra da, Batı dünyasının çoğunun kendini silahlara sahip olan barışçılar gibi gördüğünü de düşündüm. Bu film için çalışmalar başladığından bu yana, silah sevgisi hakkında rahatsız edici duygular ve düşünceler aklımdan çıkmıyor.”

Bu noktada asıl sorgulanması gereken silah şiddet ilişkisi midir, yoksa kendine güven eksikliği duyan bireylerin silahla tatmin olması mıdır? Hayatları boyunca bir yere gelememiş, ezik bir karakterle yetişmiş gençlerin taşıdıkları tabanca ile kendilerini güvende hissetmeleri ve güçlü görmeleri… İnsan doğasına dokunmadan yapamaz Trier, bu kez de güç kavramı üzerinden bir değerlendirme yaparken sistemle savaşan gençleri gösterirken temsili araç olarak silahı seçiyor. Yine Trier sinemasının olmazsa olmazı olan Amerikan kültürü eleştirisi filmde önemli bir yer kaplıyor. Her zamanki gibi filminin sonunda Amerikalı eleştirmenler tarafından sertçe eleştirilse de yine kendi bildiğinden ödün vermiyor usta senarist. Korku imparatorluğunun sonucunda insanlar canını korumak pahasına, inandıkları doğrudan bile ödün verebilirler. Film tüm bu yaşananlar baskının ve toplumun etkisizleştirilmeye çalışılmasının bir sonucudur diye vurgular gizliden gizliye. Buradan şunu da belirtmekte fayda var ki, filmin yine temel sorularından biri: “silahlı bir eylemin sonucunda barışın sağlanması mümkün müdür?” Sanırım bu sorunun kime ve ne amaçla sorulduğu üzerine fazla düşünmeye gerek yoktur.

Farklı ışık efektleri, mümkün olduğu mertebede az mekân kullanılması ve Trier filmlerinin olmazsa olmazlarından dış ses efektiyle ilginç bir sinema deneyimi sunuluyor seyircilere. Bir nesneye bağlanıp, tüm dünyayı onun üzerine kurma adına da güzel bir örnek sunuyor film aslında. Silah yalnızca öldürmeye yarayan bir araç değil, yeri geldiğinde aşk, yeri geldiğinde ise hayat felsefesidir filmde.

Amerikan roman yazarı Heinlein’in silahlı toplum ile ilgili sözüne** nazire gibi bir film oluvermiş Dear Wendy.

** “Silahlı bir toplum saygılı bir toplumdur. Eylemlerin bedelinin birinin hayatına mâl olma ihtimali olduğundan herkes tavırlarına dikkat eder.”

AAT

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5