City Lights (1931): Şehir Işıkları

Kaan Karsan
Kaan Karsan
18 Ocak 2012

Charles Chaplin hakkında bir şeyler karalamaya çalışırken söze girmek, malumunuz, oldukça zordur. Hatta belki de bu sinemanın sessiz döneminin yüce tanrısı olan, sesli sinema yaygınlaşmaya başlayınca bile kendine has tavrını koruyup hızlandırılmış değişimin karşısında dimdik duran, yapımından neredeyse yüz yıl sonra izlenildiğinde bile şiddetli kahkahalar sebebiyle koltuktan düşürme efektini tüm hücrelerinde muhafaza eden ve beraberinde sunan ölümsüz bir sinema neferinden sadece kelimelerle hislendirilebilen bir yazı vasıtasıyla bahsetmek, biraz ahmakçadır. Zira asgari abartıyla aksettirmek gerekirse, geçmişimizde, ahir zamanımızda ve geleceğimizde onun koşullandırmasıyla evrene yayılacak olarak gülümsemelerimiz vardır.

Kesin bir şey varsa, şudur ki, bütün Chaplin filmleri komiktir ve en az bir o kadar da, o fazla hissettirmemeye çalışsa da, duygusaldır ve dramatiktir. Zira Şarlo, bütün o absürtlüklerine, sakarlıklarına rağmen “aşk” mefhumunun hakkını layığıyla veren, ortada aşık olunması gereken biri varsa ona ziyadesiyle aşık olmayı becerebilen bir karakterdir.  İşte bu nedenledir ki ustanın dev başyapıtlarından biri olan City Lights, gülmekten yüz kaslarınızın iflas edeceği bir mizah karnavalı olduğu kadar damakta buruk bir tat bırakan dokunaklı bir aşk hikayesidir.

City Lights’ın ilk sinopsislerinde kör bir palyaçoyu canlandıracakmış gibi görünen Chaplin, vakit içerisinde değişen fikirler neticesinde alımlı ve kör bir çiçek satıcısını ikinci ana rol olarak senaryoya ekler ve klasikleşmiş tiplemesini de onun tam karşısına koyar. Bir de önemli bir yardımcı rol olarak alkole bağlı şizofrenik tavırlar sergileyen zengin bir karakteri mevzuya dahil ettiğinde zaten bir Chaplin güldürüsünün tüm gereksinimleri karşılanmış demektir. Üç yıl içerisinde anca tamamlanabilen çekimlerin neticesinde, ortaya zamanının çok ötesinde bir klasik çıkmıştır.

Şarlo, yine aşık olur. Hem de bu kez en az kendisi kadar fakir ve üstüne üstlük kör bir çiçekçi kıza… Sakarlıklarla örülü güldürü sekanslara eşlik eden bu beden ötesi aşk, aslında Chaplin’in ve yarattığı dünyaların derin naifliğinde dinlendirici bir yolculuktur.  Şarlo ile kör kız arasında geçenler sinemanın sessizliğiyle o denli yoğun yansıtılır ki, olayın büyüsüne kapılıp hipnotize olmamak pek de mümkün değildir.  Öyle ki, tıbbi bir müdahale ile görme şansı olan kızın ağzından çıkan ilk ifade “seni artık görebileceğim.” cümlesi olur.

Tabii ki Chaplin işin mizahı boyutunda da boş durmaz. Art arda dizilmiş seyirciyi krize sokacak nitelikteki müthiş sahneler ve salona dinlenme fırsatı vermeden, durmaksızın, birbiri ardına patlayan espriler hiçbir zaman eskimeyecek bir komedi klasiğinin habercisidir. Özellikle Şarlo’nun bir düdüğü yuttuğu sahne ile para kazanmak için ringe çıktığı sahne, komedi sineması adına bir ders niteliği taşımaktadır. Sinemanın henüz emekleme çağında, zamanının bu kadar ötesinde işler yapmayı başarmış bir dehanın adı, City Lights’dan sonra Modern Times ve The Great Dictator gibi klasiklerle de tarihin altın sayfalarına kazınacaktır zaten.

Bir Chaplin filminin teknik detaylarından ya da oyunculuk performanslarından bahsetmek abesle iştigal olacağından, bu duygu yoğunluklu film hakkında biraz çekinik bir yazı yazmakta fayda var. İnsanoğlunun tüm dünyevi hislerine ayrı ayrı seslenen ve kucak açan bir sinema şaheseri City Lights. Bu söylemin bir adım ilerisine geçip de herkese farklı bir şekilde hitap etmeyi başarabilen bir film hakkında beylik sözler söylemenin yeri ve yurdu yok.

Sinemanın tarihsel sürecinde üzerinden uzun yıllar geçmiş filmler hakkında kullanılan sıkıcı bir tabir vardır: “Dönemine göre değerlendirmek gerekirse, çok iyi bir film.”. İşte Chaplin’in City Lights’ı ve diğer birçok başyapıtı, her çağın “çok iyi” filmi olarak bu bayat söylemi çöpe göndermeyi başarmaktadır. 7 yaşında bir çocuk olsanız da, 70 yaşında bir dede olsanız da, Chaplin için hiçbir zaman erken ya da geç değildir. Zira Chaplin size, kimliğinize göre seslenecek ve sizi kendinize “özel” hissettirecektir.

***

Kaan Karsan

kaankarsan@gmail.com

twitter

***

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5
Araç çubuğuna atla