Child’s Play (1988): Merhaba Benim Adım Chucky!

Neslihan Güngör
Neslihan Güngör
03 Temmuz 2012

Gazoz kapağıyla suntadan çivi çakılarak yapılmış futbol sahası maçlarının, bolca misket üttüğümüz kafa karışın, bayram harçlığıyla alınan zambo sakız, jelibon ve gazoz eşliğinde kız kaçıran, maytap, çatapat şenliklerinin, telli araba süslemek için incik boncuk konan dikiş kutularını talan ettiğimiz, Michael Jakson’ ın henüz siyah, Salacak Plajı’ nın yüzülebilir olduğu günlerin korku filmidir Chucky. (Child’s Play-Tom Holland, 1988)

Bekar bir annenin oğluna aldığı oyuncak üzerinden ortamı terörize eden Charles Lee Ray’in (Charles Manson, Lee Harvey Oswald ve James Earl Ray adlı katillerin muhteşem (!) bileşkesi. Kendisi ölmek üzereyken bir Vodoo büyüsüyle ruhunu Chucky adlı popüler bir oyuncağa geçirmeyi başarmıştır.) insan bedenine geri dönmek için verdiği çabanın bir dizi kanlı cinayete yol açtığı film, korku klasikleri arasında yer alır.

Jaws’ ın okyanus sahilinde, kurt adamın Amerika’ da, Freedy Kruger’ ın Elm Sokağı’ nda takıldığını bilmenin rahatlığıyla, çocukluğun cesaret gösterilerinde “cık oğlum bize bişi olmaz” türü yaklaşımları, sevimli suratıyla, her evde bulunabilecek bir oyuncağı çağrıştıran Chucky yıkıp atar. Tam da bu sebeple ürkütücüdür zaten, gerçeğe yakındır. Çocuklar üzerinde rahatlıkla sahici etkisi yaratan Chucky yetişkinlerde de farklı bir sebepten aynı dehşetli etkiyi bırakır.

Chucky bir oğlan çocuğu yansımasıdır. Anne baba olmanın evladını kayıtsız, koşulsuz sevmek biçimde tanımlanarak, hem kadınlar için post-natal dönemin, hem de çocuklarına zarar veren ebeveynlerin (bilerek fiziksel, bilmezden gelerek ruhsal anlamda) yok sayıldığı bir kültürde, yetişkinlerin Chucky’ ye  davranış tarzının çocuğa karşı duyulan bu öfkenin dışavurumu olarak  yorumlanabilir.

Elbette Chucky de masum değildir, tüm diğer çocuklar gibi o da iyi ve kötü özellikleriyle bir bütündür aslında. Her çocuk gibi istediği şey için maksimum çabayı gösterir, (Filmde tekrar insan olma yönündeki talebi) kararlı ve bencildir, istekleri için her yolu denemekten asla çekinmez. (Unutulmamalıdır ki çocuklarda pekala zaman zaman şiddete başvurabilirler)

Chucky’ nin karanlık haline alternatif olarak sunulan kurban Andy ise dört dörtlük bir çocuk olarak annesinin sevgisini sonuna kadar hak eder. Ama yine de anne ona gerçeği apaçık görene kadar inanmaz. (Çocuklar yalan söyler düşüncesi)

İlk filmin başarısının ardından 1990 yılında John Lafia tarafından yönetilen devam filmi yine benzer bir izlek üzerinden ulaşır seyirciye.

Fakat sonrasındaki devam filmleri artık yavaş yavaş korku-komedi kategorisine evrilir. Sırasıyla 1991 yapımı filmde askeri okulda faaliyetlerine devam eden Chucky,(Child’s Play- Jack Bender)  Chucky’ in Gelini’ nde (Bride of Chucky-Ronny Yu, 1998) evlenir ve nihayetinde çoluk çocuk sahibi bile olur. (Seed of Chucky- Don Mancini, 2004) Öldürmek üzere peşine düştüğü insanlara soğuk espriler yapan Chucky, güldürü ögesinin bolca kullanıldığı bahsi geçen filmlerde, sadece duruşuyla bile bir komedi unsuruna dönüşmüştür. Özellikle Chucky’nin Gelini’ nde yer alan oyuncak bebeklerin sevişme sahnesi, evlilik seremonileri ve bebeğin doğumu bu anlamda anılması gereken sahnelerdendir.

Geçen yıllarla beraber elbette kişilik değişimi de kaçınılmazdır. Mesafeli bir edayla, haz alarak işlenen cinayetler, ilk iki filmde nihai hedefe –yeniden insan olma- ulaşmada yoluna çıkan kişileri ortadan kaldırmakla sınırlıyken, devam filmlerinde kör bir şiddetle, kitlesel katliam, sadece zevk için öldürmek, yeni ölüm biçimlerinde kendi yaratıcılığını sınamak gibi, daha popüler bir tavra dönüşür.

Yine de ilk filmden itibaren serinin büyüsüne kapılan izleyici için aile boyu katil bu ailenin maceraları kaçırılmaz bir fırsattır. Sadece bir çivi ve çivinin saplanacağı topraktan saatler boyu sürecek çeşitlilikte oyunlar çıkarabilen neslimin çocukluğu, elbette aslında ikinci bir şans elde etme sevdası peşinde koşan Chucky-Charles’ ın son dönemlerde geliştirdiği tutumu da affedebilir.

Ne de olsa o dönemin çocuklarının yetişkin hali olan bizler de, tıpkı Charles’ ın bir oyuncak çocuk bedenine hapsolduğu gibi, kendi yetişkin yaşamlarını çocukluğun acı ve düşlerine hapsolarak sürdüren kişileriz.

Neslihan Güngör

gungorness@hotmail.com

Twitter

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
0 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 50 votes, average: 0,00 out of 5