Cabin in the Woods (2011): Yitip Giden Gençlere Ağıt

Kaan Karsan
Kaan Karsan
28 Nisan 2012

Beş adet birbirinden boyutsuz karakter; kalabalıktan çok uzakta ıssız bir ev; evi çevreleyen alabildiğine ürkütücü atmosfer ve son olarak da elbette onların teker teker ölmelerine sebebiyet verecek olan kana susamış öcüler… Bugüne kadar belki de binlerce kez kullanılmış ve çoktan ezberlenmiş olan teen-slasher kalıplarının 2012 yılında yeni bir kült çıkarabileceği kimin aklına gelirdi ki? Tekdüzeliği körükleyen müthiş bir yaratıcılık, bir kez daha iş başında… Cabin in the Woods, artık tekerrürden ibaret olan korku sinemasının kurak topraklarına bereket getiriyor. Hem de bunu tematik bir yaratıcılıktan ziyade, türün tüm kanıksanmışlıklarını yeniden elinden geçirerek ve gerilim algımızın çehresini değiştirerek yapıyor.

2008’de yazdığı Cloverfield ile ‘found footage’ filmler alttürünün the Blair Witch Project’den bu yana en başarılı örneğini veren Drew Goddard’ın ilk yönetmenlik denemesi olan Cabin in the Woods aslında akraba sayılabileceği(hem filmleri yaratan ekiplerin ortak geçmişleri hem de filmlerin öyküsel konumlandırılmaları açısından) bir film olan Super 8 ile aynı çizgide ilerliyor. Yeni bir şey sunmaktansa eskiyi yad etmekte ısrarcı olan Super 8, nasıl bilimkurgu sinemasının tüm sıradanlıklarını nostaljik bir sosla yeniden temellendiriyorsa; Cabin in the Woods da korku-gerilim klişeleriyle bir güzel oyun oynuyor. Super 8 ile aralarındaki en büyük fark ise Cabin in the Woods’un tavrının çok daha muzip olması.

Filmin başında hafif bir dokunuşla tanıştırıldığımız alışıldık teen-slasher teen’leri seyirciyi hiç şaşırtmayarak katillerin onları rahatça kesip biçebileceği bir ıssızlığa doğru yol alıyorlar. Yolda edilen düzeysiz ve doğası gereği komik olmayan sohbetler, ardı ardına dizilmiş bayat şakalar ve en sonunda da ‘orada çok kötü şeyler olacak’ repliğini evirip çevirip bir şekilde dile getiren bir ihtiyar klasik korku beklentilerini güzelce okşuyorlar. Bu esnada dibine kadar sıradan ve sürprizsiz bir korku filmine geldiğini hisseden seyircinin şımarmasını engelleyen tek şey ise filmin öte yoldan seyreden yan öyküsü. Memur üniformasına ve ciddiyetine bürünmüş, zırva dolu muhabbet üstadı iki yan karakter, ormandaki kulübeye doğru ilerleyen ölüm kıyısındaki gençlerimizi izliyorlar.

Filmin bilinçli bir şekilde sığ sulara gömülü ilk aşamasından sonra karşımızda bir anda korku klişelerini dahiyane bir mizahı tavırla lanetleyen, b-filmi kültürünün kapısını aralayan, hem heyecan hem korku hem de kahkahalara sebebiyet veren bir film buluyoruz. Bu anda akıllara ister istemez komik oldukları kadar ciddi, ciddi oldukları kadar komik filmler olan Shaun of the Dead ve Hot Fuzz geliyorlar. Zira sahnede ucuz bir parodiye dönüşmeyen, mizahın dozunu müthiş bir şekilde ayarlayan ve hiçbir anında yavanlaşmayan bir eser var. Senaryoyu yazan Goddard ve Whedon ikilisinin kalem oynatırken ne kadar eğlendikleri gün gibi ortada. Bu kez rastgele bir sırayla katledilen gençler, bambaşka bir amaca hizmet ediyorlar.

Cabin in the Woods’dan ‘sürpriz-bozan’sız bir şekilde dem vurmak neredeyse imkansız. Zira klasiklere yaptığı atıflarla, korkuyu mizahla karıştırma becerisiyle, özgün mizansenleriyle ve kanlı şok ediciliğiyle her anı özel anlarla dolu bir film karşımızdaki. Gerilim sinemasının tüm klişeleriyle derinlemesine bir müstehzilikle dalga geçen film, neredeyse hiçbir anında kendisini ciddiye almayarak takındığı mütevaziliğiyle göz kamaştırıyor. Goddard ve Whedon’ın gizli dehaları da su yüzüne çıkarak yaratıcılık hezeyanları içerisindeki bir tür sinemasına umut veriyorlar.

Lafı fazla uzatmaya ve filmin her bünyeye farklı şekilde etkiyecek olan tadını kaçırmaya gerek yok. Cabin in the Woods, kült olma kriterlerinin birçoğunu içerisinde barındırıyor. Güzel ve komik bir korku derlemesi olmasının yanı sıra, özellikle son bölümüyle kendi evreninde yeni kapılar açmaya doğru da yöneliyor. Sinemanın ne kadar özel bir eğlence olduğunu bir kez daha hatırlamak ve muhtelif teen-slasher’larda genç yaşında yitip giden binlerce evladımızı anmak için…

 

***

Kaan Karsan

kaankarsan@gmail.com

twitter

***

Yazarın Puanı:
Ekşi Sinema Puanı:
1 vote, average: 4,00 out of 51 vote, average: 4,00 out of 51 vote, average: 4,00 out of 51 vote, average: 4,00 out of 51 vote, average: 4,00 out of 5